Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23.01.09, 08:43   #2
ReaL
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2675
Mesajlar: 31,103
Ettiği Teşekkür: 167132
Aldığı Teşekkür: 186292
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Lightbulb Cevap: Çin Seddi

Çin Seddi, Sonu Olmayan Bir Yolculuk…
(Seyyahın Kaleminden)




Son yıllarda aydan görülüp görülmediği tartışılan Çin Seddi, çok sayıda seyyahın görmek istediği yerler arasındadır... Eylül ayının 18’inde, ısı 40 dereceye yakın, güneşin parlak ışınları altında muhteşem esere doğru yola koyulduk... Çin Seddi’nde yürümek için yılın en uygun zamanıymış Eylül ayı. Bir de kış mevsiminde kar yağdığında; buz kaplayan duvara çıkmaya cesaret eden çok olmayınca, ‘Kışın gelirsen duvarı kendine ait hissedersin’ diyorlar...



Muhteşem Mao Zedong, ‘Kahraman olmayı arzulayanlar önce Çin Seddi’ne çıkmayı başarsınlar’ demiş. Kastettiği ülkeyi doğudan batıya doğru ikiye ayıran, yaklaşık 7 bin km’lik duvarı bir uçtan bir uca kat etmek. Bunu atasözü olarak belleyen Çinliler için Çin Seddi hala kültürel kimliklerinin önemli bir parçası.


Çin Seddi’nin yapımına bugün gördüğümüz muazzam eseri ortaya çıkarmak amacıyla başlanmamış. Kesin tarih belli olmamakla birlikte beşinci yüzyılda bugünün Çin Halk Cumhuriyeti’nin yer aldığı bölgede yaşayan küçük devletler aralarında güvenlik amaçlı kuleler inşa etmişler. Çin, büyük bir imparatorluk haline gelirken, kuzeyden gelecek saldırılardan korunmak için kuleler, aralarına örülen duvarla birleştirilince muhteşem bir mimari eser haline getirilmiş. 16’ıncı yüzyıla kadar aralıklı olarak kuleler ve duvarın yapımı devam etmiş.


Çin Seddi yapımı hakkında söylenen bir çok hikaye var; Çin imparatoru, duvarı kendi hanedanlığı döneminde bitirmek uğruna aralıksız çalıştırılan askerler, köleler, köylüler, mahkumlar ve işçilerin gıdasızlıktan ölmesi, duvarın bazı bölümlerinde insan kanı ve kemiğinin yapıma karışması bunlardan bazılar.


17’inci yüzyıldan sonra imparatorların ilgisi azalınca kendi haline bırakılan duvarın geçtiği bölgelerde yaşayan köylüler, duvarın taşlarını söküp ev inşaasında kullanmışlar. Bugün duvarın kalıntılarının yüzde 30’undan azı iyi durumda.


Çin Seddi, doğuda Sarı Deniz’den başlayıp batıda Gobi Çölü’ne kadar çöller, dağlar, ovalar aşarak uzanıyor. Duvarın yüksekliği 10 m, genişliği 5 m, uzunluğu 7 bin km civarında... Üzerinde yürüyebilmenin yanısıra beş at, bir araba geçmeye yetecek genişlikte. Birçok gözleme kulesi ve kale bugün duvara çıkış noktası olarak kullanılıyor.


Pekin’in kuzeyindeki Badaling Kulesi, Çin Seddi’ne giriş kulelerinin en meşhur olanı. Pekin’e 70 km ile en yakın olan Badalling kulesi, 1950’de onarılmış. Hem ulaşılması hem de üzerinde yürümesi kolay ve güvenli olan diğer bir kule Pekin’e 80 km uzaklıktaki Mutianyu...


Simayai, yamaç boyunca yükseldiğinden daha dik olup, zinde olanların tercihi. Huanghua ve Jinshanling, Pekin yakınlarında diğer iki kulenin bulunduğu duvara çıkış noktaları. Diğer bölgelerde birçok giriş noktaları var fakat hem ulaşım, hem de doğa şartları daha zor.


Çin dehasının sembolü olan Çin Seddi’nin neden ve nasıl yapıldığı onbir yüzyıldan fazla bir dönem anlatılarak açıklanıyor. Dünya üzerindeki en uzun medeniyetlerden olan Çin, birçok hanedanlıklar, her hanedanlıkla değişen başkenti, birçok din, dil, ırk ve kültürüyle oldukça zengin. Çin Seddi yolunda rehberimiz, yıllar öncesinde kalan tarih bilgilerimizi tazelerken, ufukta mavi bulutlar altında, yeşil tepeler arasında uzayıp giden uçsuz bucaksız duvar görünmeye başlıyor.




Küçük Ayaklar
Bugünün Çin Halk Cumhuriyeti, 5 bin yıldan bu yana aralıksız devam eden bir medeniyet. Tarihsel mirasının çoğu sırasıyla Zhou (Ço), Qin (Çin) Han, Tang, Song, Yuan, Ming, Çin hanedanlıkları döneminden kalma. İlk Çin hanedanlığı döneminde imparatorun mezarına konulması için kırmızı çamurdan sayıları 7 bin olan Terro-cotta savaşçıları yapılır.



Barış içinde geçen Han Hanedanlığı döneminde, Çin’in tarih ve kültürel özelliklerinin temelleri atılır; İpekyolu ticareti başlar, kağıt, pusula, matbaa, barut keşfedilir. Ayrıca imparatorun diğer inançlara toleranslı olması sonucu Tibet Budizmi Çin’e gelir ve yayılmaya başlar. Konfüçyüsianizm devlet doktrini olur.

Çin’in en güçlü dönemi olan Tang Hanedanlığı, bugün Çin de dikkat çeken sarı, yeşil, kırmızı renkli tarihi yapıları bırakır. Song Hanedanlığı döneminde küçük ayaklı kadın moda olur. Küçük ayakların daha yavaş yürümesi ve seksi olduğu fikrinden hareketle sınıf ayırımı yapılmadan kız çocuklarının ayakları altı yaşına kadar bağlı tutulur. Sargı içindeki ayakların, iğne ile kanı çıkarılarak, büyümesi önlenir..


Moğol soyundan gelen Kubilay Han’ın önderliğinde hüküm süren Yuan Hanedanlığı’nın ardından Ming Hanedanlığı gelir. Ming döneminde Çin Seddi’nin bugüne kalan kısımlarının çoğu inşa edilir... Mançurya soyundan gelen ve 1644-1911 yılları arasında hüküm süren Çin Hanedanlığı, son imparatorun devrilmesiyle ortadan kalkar ve cumhuriyet kurulur.


Bu noktanın ötesine geçilmek yasaktır!
Bu kısa tarih bilgisinden sonra muhteşem Çin Seddi’nin Badalling girişindeyiz. İlk fotoğrafını gördüğümden beri merak ettiğim Çin Seddi gerçeğini öğrenince heyacanım azalıyor. Aslında duvarın ancak bir km’lik bölümünde yürünebiliyor. Geri kalan kısımları yıkıntı halinde. Oysa, saatlerce bir kuleden diğerine yürümeyi hayal etmiştik. Kapıdaki görevli, geçtiğimiz yıllarda bir Amerikalının doğudan başlayıp batıya doğru 7 bin km’ye yakın uzunluğu yaya tamamlamayı başardığını söylüyor. Bazı bölümlerinde duvardan inip, yıkıntılar üzerinde bastığı yeri bilmeden, gölleri, çölleri, bataklıkları aşarak yapılan bir tur olduğunu sözlerine ekliyor.


Duvarın sağ yönüne yürümek daha kolay olduğu için hem daha kalabalık, daha dik ve tenha olduğu söylenen sol yöne doğru yürümeye başlıyoruz, hem de çok satıcı olduğunu öğrenince, duvar dağın yamacına yapıldığı için kimi yerinde merdivenlerle kimi yerinde düz olan zemin dikey ve yatay uzandığından üzerinde yürümeyi zorlaştırıyor. Her 200 metrede bir kulenin bulunduğu duvardan aşağıya bakınca uçurum görülüyor.



Kulelerin gölgesinde hem serinlemek, hemde dinlenmek için durunca,satıcıların ısrarlı satış taktikleri kulenin dışındaki sıcaktan daha yorucu. Pekin şehir merkezindeki satıcıların benzerleri buradada var. Satıcılar olmasa hem manzaranın, hemde muhteşem mimari eserin keyfine varılacak ama ne mümkün. Herkes birşeyler satıyor; üzerinde olimpiyatların yazılı olduğu tişört, seramik biblo, ipek, kaligrafi, yağlıboya tablo, taş oyması süs eşyaları...



Bir saat içinde duvarın ziyaretçilere açık, onarılmış bölümünün sonuna geliyoruz. Geldiğimiz noktada gözlerimiz ‘Bu noktanın ötesine geçmek yasaktır’ tabelasının arkasında yıkıntılar halinde uzayıp giden bölüme takılıyor; Çin Seddi, çalılar ve vahşi otlar arasında ayakta durmaya çalışıyor. Bir süre Moğolistan’a doğru uzayıp giden duvarı seyrettikten sonra kuleye geri dönüyoruz. Çin Seddi yürüyüşümüş böylece tamamlanmış oluyor ve Badalling kulesinden bir sonraki durağımız Buda, Tao ve Lama tapınaklarının olduğu bölgeye doğu yola çıkmak üzere ayrılıyoruz.

ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
18 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.