Konu: Hakan Ayvaz
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 24.01.09, 23:08   #1
USLU
Tam Üye

USLU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 50
Mesajlar: 333
Ettiği Teşekkür: 460
Aldığı Teşekkür: 748
Rep Derecesi : USLU Karimasını arttırmak için doğru yerdeUSLU Karimasını arttırmak için doğru yerdeUSLU Karimasını arttırmak için doğru yerdeUSLU Karimasını arttırmak için doğru yerdeUSLU Karimasını arttırmak için doğru yerdeUSLU Karimasını arttırmak için doğru yerdeUSLU Karimasını arttırmak için doğru yerdeUSLU Karimasını arttırmak için doğru yerdeUSLU Karimasını arttırmak için doğru yerdeUSLU Karimasını arttırmak için doğru yerdeUSLU Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Hakan Ayvaz

Hedefini çeken zincir önünde duruyor. Sadece senin alıp çekmeni bekliyor.

Uzay yolu dizisini hatırlarmısınız. Kaptanın oturduğu maharetli bir koltuk vardı o dizide. İşte aynen o koltukta oturuyorum. Görüş açım sonsuz, heryere dönebiliyor ve görebiliyorum. Çevrem inanılmaz derecede karanlık. Sadece birkaç metre çevremi görebiliyorum başımın üstündeki ışık sayesinde.

Hayatım için koyduğum ve başarmak istediğim hedeflerim o sonsuz karanlık boşluk içerisinde tüm parlaklığı ile salınıyor. Oturduğum koltuğun çevresinde yüzlerce zincir var ve bu zincirler karanlık boşluğa doğru akıp kayboluyor. O parlak hedeflerim bu zincirlerden bir kaçına bağlı ve benim kendime çekmemi bekliyor. Ancak, benim hedeflerimin hangi zincirlere bağlı olduğunu bilmiyorum (hayatın gizemi).

Başlangıçta nasıl olsa vakit var diyip gelişigüzel zincir seçip kendime doğru çekmeye başlıyorum. Zincirin her halkası ayrı bir olay, ayrı bir gelişmeyi çekiyor hayatıma. Yaşadıklarımın beni hedeflerime götürmekten çok uzaklaştırdığını fark ediyorum. Yine gelişigüzel değiştiriyorum zinciri. Yine aynı sonuç. Bir anda bir zaman sayacı gözüme ilişiyor. İnanılmaz bir hızla geriye doğru sayıyor. Bunun benim kalan zamanım olduğunu fark ediyorum.

Müthiş bir panik içerisindeyim. Ne yapacağımı bilmeden bir hedeflerime, bir zincirlere bakıyorum. Zincirlerin halkalarından korkuyorum artık. Kendimi boşluğa bıraksam ulaşabilir miyim acaba diye düşünüyorum. Zamanım da daralıyor. Keşke biri bana yardım etse. Neden bu kadar çok zincir var. Bu kadar zor olmamalı. Mutlaka bir yolu olmalı bunun diye kendi kendime söylenirken bir ses beni kendime getiriyor.

Önce benimle mi konuşuyor acaba diye daha dikkatli dinliyorum. Evet evet bana sesleniyor.

- Hedefini çeken zincir önünde duruyor. Sadece senin alıp çekmeni bekliyor. Ve sen bunun hangi zincir olduğunu biliyorsun. Sadece eline aldığın zincirin doğru zincir olduğunu bil ve buna inan. İnan ki o sana hedefini getirsin. İnan ki her halka seni hazırlasın, daha çok yaklaştırsın. Hedeflerinin sana yaklaştığını ve ulaştığını hayal et. Eğer içinde çok küçük de olsa bir şüphe belirirse onu yok et. Aksi taktirde o zincirin doğru zincir olması imkansız. Haydi şimdi zinciri seç ve bir bir hedeflerini çek kendine.

Bir anda karşımda kızımı görüyorum ve bana;

'Baba sizinle uyuyabilirmiyim?'' diyor.

Bütün bunların bir rüya olduğunu fark ediyorum. Kızımı alıp yanımıza yatırıyorum. Rüyanın etkisiyle sabaha doğru zinciri seçip hedeflerimi hayatıma çekmek üzere kızıma sarılıp uykuma kaldığım yerden devam ediyorum.

İNSAN

Adam öyle bakıyorki çevresine. Kimseyi görmediğine kalıbımı basarım.

Ama tavanda hiçbir detayı kaçırmıyor bence. El de cepte bu arada. İnsan üşüyor o geçince birden.

Çok soğuk, çok itici geliyor bana. Zıplasam görür mü acaba beni. Zıplamalı mıyım? Beni görmeli mi? Gerek var mı acaba? Zıplarsam ya daha yükseğe bakmaya kalkarsa. O zaman kendimi kötü hissetmez miyim. Kendime niye yapayım ki bunu? Ne dersin?

Biryandan da adamın ruh halini düşünüyorum. Belkide korkuları vardır. Göz göze gelmekten korkuyordur. Görmezse güvende olacağını sanıyordur.

Göz göze gelmekten daha güzel bir şey varmı halbuki. İçini görebilirsin insanın bakmayı bilirsen. İçine girer tanışırsın içerde onunla. Dost olursun, kelimeler sonra gelir kurulmuş dostluğa. Anlaşırsın her konuda. Yalan söylemez sana.

Yalnızlık böyle olur. Kim ister yalnız olmayı. Yalnızlıktan kormaz mı insan. En korktuğum şeydir yalnızlık. Hele etrafında bir sürü insan varken yalnız olmaktan daha zoru var mıdır.

Bir gün görmek ve görülmek istediğinde ya bakmazlarsa sana. Ya gözlerinin içine bakmaya çalışırsan ve kuramazsan o dostluğu. Ya anlarlarsa senin korktuğunu. Ne yaparsın o zaman?

Korkma korkma. Çok geç değil.

Hala bir şansın var.

indir gözlerini aşağı, bak insanların gözlerinin içine. Gir içeri ve sabırla bekle. Geri çevirmez insan dostluk talebini asla.

İnsandan söz ediyoruz. Kendin gibi zannetme sakın.
USLU isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla