Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.01.09, 10:54   #2
ReaL
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2603
Mesajlar: 30,049
Ettiği Teşekkür: 161588
Aldığı Teşekkür: 177626
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Arrow Cevap: Yürüyen Köşk (Yalova)

Yıl 1929…
Bir gezinti sırasında, Millet Çiftliği (günümüzde Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü) açıklarından geçerlerken sahildeki çınar, Atatürk'ün dikkatini çekti. Yatı durdurtan Atatürk, yatın teknesi ile karaya çıktı. Çınar ağacının muhteşem görüntüsüne hayran kalmıştı. Yanındakilere, bu ağacın civarına küçük bir köşk yapılması talimatını veren Atatürk, sonra tekrar Ertuğrul Yatı'na dönerek günlük programına devam etti.


Yapımına hemen başlanan köşk,12 Eylül 1929 yılında tamamlandı. 13 Eylül 1929 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde: "Gazi Hazretleri'nin Yalova Millet Çiftliği'nde inşa edilen köşkü ikmal edilmiştir." şeklinde konuyla ilgili haber yer almaktadır. Bu habere göre köşk, Atatürk'ün yapılsın dediği 21 Ağustos'tan 22 gün sonra tamamlanmıştır.


Yıl 1930…

Atatürk, çok beğendiği Yalova'da yaptırdığı köşküne doğru çıkmaktadır. Bir de bakar bir bahçıvan, koca bir çınar ağacını kesmek üzeredir.


Müdahale eder; "Yahu,.." der "…sen hayatında hiç böyle bir ağaç yetişdirdin mi ki kesmeye muktedir görüyorsun kendini ve niye ?"

Bahçıvan der ki; "Paşam çınar ağacının kökleri köşkün temelini kaldırdı, yaprakları da köşkün pencerelerine müdahale ediyor. Ya köşkü kaybedeceğiz ya ağacı keseceğiz. Onun için de kusura bakmayın ama biz ağacı kesiyoruz."

Atatürk, bir an düşünür; "Hayır gerekirse köşkü ağaçtan uzaklaştırırız" der.

Derler ki, "Bugün Mustafa Kemal bir hoş. Ne demek köşkü tutupta ağaçtan uzaklaştırmak?"

Bu görev İstanbul Belediyesi'ne verildi. O sıralarda Belediye Fen İşleri Müdürü Yusuf Ziya (Erdem) Bey'di. Onun direktifleri ile Fen İşleri Yollar Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlendi. Başmühendis Ali Galip (Alnar) Bey, yanına aldığı teknik elemanları ile Yalova'ya gelerek çalışmaya başladı.


Önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılarak temel seviyesine inildi. İstanbul'dan, köprü altından getirilen tramvay rayları, binanın temeline yerleştirildi. Santim santim yapılan çalışmalar sonunda bina, temelin altına sokulan raylar üzerine oturtuldu..

Atatürk, zaman zaman bu çalışmaları izliyordu. O günlerde Paris Büyükelçisi olan Fethi (Okyar) Bey, kendisini ziyarete geldi. Fethi Bey, hatıralarında bu ziyareti sırasında köşkte yapılan çalışmalar ile ilgili şunları aktarmıştır:

"….24 Temmuz 1930 günü öğleden sonra Gazi, beni otomobil ile Yalova'daki çiftliklerini gezdirdi. Araziyi, yapılan binaları ve altına kazıklar konularak bir küçük köşkün mevkiini beş on metre değiştirmek için nasıl çalışıldığını gördük. Sonra köşkün yanında kurulmuş olan eski sultanlara ait iki güzel çadırın içinde istirahat ettik. Çadırların her biri nefis sanat eseri idi. Biraz istirahatten sonra, otomobil ile Yalova Kaplıcaları'na döndük…."

Şehremaneti Fen Heyeti (Belediye Fen İşleri) 7 Ağustos 1930 Perşembe günü Yalova'ya bir gezinti düzenledi. Bu geziye İstanbul'da bulunan bütün mimar ve mühendisler davet edildi. Köşkün yürütme çalışması, olasılıkla Atatürk'ün isteği ile mühendislerin önünde yapılacaktı.

Köşkün yürütülme işlemi iki safhada yapıldı. 8 Ağustos 1930 Cuma günü öncelikle yapının teras bölümü (toplantı salonu olarak kullanılan, üç yanı camlarla kaplı bölüm) kaydırıldı.


11 Ağustos 1936 günü yapılan son işlemi yanında bulunan kız kardeşi Makbule (ATADAN) Hanım, Affet (İNAN) Hanım, Yunus Nadi (ABALIOĞLU), Muhafız K. İsmail Hakkı (TEKÇE), Yaver Bnb. Nasuhi Bey ve diğer ilgililerle baştan sona izler.

O gün yapılan işlemlerden sonra çınar kesilmekten kurtulur.

Gazi Mustafa Kemal, bu işlemin tamamlanıp çınar ağacının dallarını kesilmekten kurtardıktan sonra kendisine bunun nedenini soranlara cevabı şu olmuştur:

"Ağaç çınardır. Çınar ise devlet !…"

Ve Atatürk, 11 Haziran 1937'de şahsına ait bütün taşınamaz mallar gibi bu Köşkü de Türk Milletine bağışlar.
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
15 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.