Konu: Sahte bahar
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 27.01.09, 09:21   #1
Umutgüneşi
Uzman Üye

Umutgüneşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 226
Mesajlar: 1,095
Ettiği Teşekkür: 3508
Aldığı Teşekkür: 3291
Rep Derecesi : Umutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Mutlu
Standart Sahte bahar

SAHTE BAHAR

Kokunu özledim GÜLÜM
En sevdiğim iki kokuydu
Bir taze bahar kokusu
Bir de Gül tenin Gül kokusu
Binbir çeşit kokuyu peşine takar,
Öyle gelirdi eskiden bahar.
Ne tarafa çevirsem burnumu
Binbir çeşit kışkırtıcı çiçek kokusu.
Bir tek geçen bahar bir garip, bir tuhaftı
Bütün bahar dallarında senin kokun vardı
Menekşeler, papatyalar, ortancalar...
İnadına Gül kokuyordu, sen kokuyordu.
Gül rengiydi dolunay,
Yakamozlar birer Gül goncasıydı saçlarında,
Gül suyuyla yıkanıyordu Dolmabahçe her gece,
Tomurcuk tomurcuktu ellerin rüyalarımda.
Bir Gül, bir gülüş ve tatlı bir düş...
Böylece geçti geçen bahar

Bakma geçen bahar dediğime
Bin yıl geçti aradan
Bin yıllık yaşadım
Bin kez yeniden doğdum avuçlarında
Doğdum, doğdum, hep doğdum
Hiç büyüyemeden
Bin kez öldüm vedalarda
Kavruldum, yandım sevdalarda
Küllerim savruldu rüzgarlarda
Kahrolası anılar resmi geçit yaparken,
Gözyaşlarım okyanuslarla yarıştı
Çok ağladım, çok güldüm.
Ey ömrüm !
Bin kere öldüm,
Gül tenin Gül kokusuna
On bin kere daha ölürüm
Güle güle ölürüm
Ölürüm de,
Onbin kere daha doğarım
Her bahar teninin kokusunda

Ama !...
Ama bu bahar !...
Bu bahar başka bir bahar
Başka türlü geldi bu yıl bahar
Ya bu bahar başka
Ya da 35 yıllık burnum ihanet ediyor bana
Ciğerlerimi patlatırcasına çekiyorum havayı içime ama
Ne bahar, bahar gibi kokuyor,
Ne de Güller, Gül gibi
Yoksa yanlış mı hatırlıyorum
Bozkır toprağı bu kadar kısır mıydı?
Ya o çiçekler !
O buruk sevdaların gözyaşlarıyla
Kokusu akıp da giden, yitip de giden yavan çiçekler !
Hangi yüzle sevgiliye gidecekler?

Yoksa bahar
Sadece İstanbul''a mı bahar gibi geliyor?
Bahar, sadece İstanbul''da mı bahar?
Alçak İstanbul, kahpe İstanbul !
Neden bütün baharlar sana geliyor?
Neden bütün kokular sende tutuklu?
Şimdi boğaz manzaralı parklarda
Kim bilir kaç çift el
Ürkek ve titrek birleşiyor?
Yakamozları kimler takıyor Dolmabahçe''de saçlarına?
Kim bilir kaç dudak yangın yeri,
Ve kimbilir kaç yürek yaşıyor o büyük depremi?

Ah be İstanbul !
Buraya da biraz bahar göndersene
Bi de Gülümün kokusunu !
İlle de Gül tenlimin kokusunu.
Göndersene !
Ama göndermezsin !
Ne de olsa İstanbulsun sen
Bağrında doğan sevdaları başka yerde yaşatmazsın
Seni en çok sevenlere etmediğini bırakmadın
Ümitsiz sevdaları hep kanattın
Yetmedi üstüne bir de tuz bastın.

Bahar mı?
Ne baharı?
Karnım tok sahte baharlara
Benim baharım sensin GÜLÜM
İlk goncalarını senin gözlerinde verir bahar,
Ellerinde biter bahar çiçekleri
Saçların kabarıp dalgalanmazsa
Cemreler düşmez havaya, suya, toprağa
Nasıl kokar bahar, bahar gibi
Sen kokunu vermezsen.
Sen yoksun, bahar da yok GÜLÜM
Umut yok, bugün yok, yarın yok
Dolmabahçe karanlık,
Yakamozlar boğazın dibini boylamış,
Piyer Loti kış kıyamet

Bahar sadece takvim yapraklarına geldi
Havalar da ısındı hani
Kuşlar, çiçekler, böcekler falan filan
Hepsi tamam !
Ama hani baharın kokusu,
Hani senin kokun !
Kokunu özledim GÜLÜM
Evet ! Havalar ısındı
Bunalıyorum
Oluk oluk kan terliyorum
Peki, neden her saat, her an üşüyor kalbim?

Güneş doğmak üzere
Yelkovan yakaladı akrebi dördü biraz geçe
Bir sahte bahar sabahı daha
Açacak Pandora''nın kutusunu
İçinden dökülecek her şey sahte
Güneş ısıtmayacak gene
Kalbim gene üşüyecek
Çiçekler gene kokmayacak
Martılar, yitik düşlerin peşinde
Hangi bilinmeze uçtuklarını bilmeyecekler.
Ve gene geçen baharda kalacak aklım ve aşkım.

Yalnızlık !
Yok etmek için bekleyen
Ezeli ve ebedi bir düşman gibi
Pusuda bekliyor gene.
En iyisi, biraz daha hayal biriktirip,
Yatıp uyumak gün doğmadan önce
Uyumak gün boyu
Uyumak, uyumak, hep uyumak
Ve kaybolmak başka bir boyutta
Ve kaybolmak, kaybolmak
Ve yok olmak
Ve unutmak yalancı baharları

Biliyorum,
Son bahardı geçen bahar
Son baharım
Her anı için bir ömür feda edilecek
Öyle bir bahar
Bir daha hiç gelmeyecek
Biliyorum,
Bir daha doğmayacak Dolmabahçe''de dolunay
Yakamozlar sonsuza dek sönecek
Umutlar yeşermeyecek bir daha üşüyen kalbimde
Saatin son tik taklarını bekleyecek ruhum
Gitmek için gidenin dönmediği meçhule

Ama o yangın !
O yangın hiç sönmeyecek
Dünya durdukça seni seveceğim
Seni sevdikçe yaşayacağım
Ve yaşadıkça, seni seveceğim
Yaşamak seni sevmekse eğer
Ben hiç ölmeyeceğim





alıntı....
__________________
UMUT GÜNEŞİ
bir anlamı olmalı her sabah doğan güneşin, yağan yağmurun, açan çiçeğin...
Uçan kuşun, kelebeğin...
Yüzde beliren bir tebessümün...
yanaktan süzülen damla damla gözyaşının...
Ne çok neden var yaşamak için yorulmamalı yaşanmış acılara direnmeli! yağan yağmur gibi düşsede acılar yüreğine bir bir..
bir gülümseme ile dağıt hüzün bulutlarını!
tıpkı doğan güneşlerin doğayı yeşerttiği gibi... yeşertip umutları filizlenmeli yaşam sevinci!



ne yeminler bozdum.....
Umutgüneşi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Umutgüneşi'in Mesajına Teşekkür Etti.