Konu: Nutuk
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 27.01.09, 23:51   #19
Ekin
Moderator

Ekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2011
Konular: 1175
Mesajlar: 8,990
Ettiği Teşekkür: 30790
Aldığı Teşekkür: 40437
Rep Derecesi : Ekin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Kotu Cocuk
Standart




Nutuk1 (10.Bölüm)

YUNUS NADİ BEYE ARACILIK YAPTIRILIYOR

Efendiler, Ali Rıza Paşa Hükümetinin iş başına geçtiğinin beşinci gününe geldik. Daha da anlaşamıyoruz. Yurdun, İstanbul ile olan resmi yazışması ve resmi ilişkisi kopmuş durumda sürüp gidiyor. Sadrazam Paşa Hazretleri, önerilerimize karşılık vermiyor ve hiçbir zaman da vermemiş olduğunu göreceksiniz. Hükümet üyelerinden hiç kimse bizimle görüşmek istemiyor.

Bugün, yani 6 Ekim 1919 günü, Yunus Nadi Bey arkadaşımız, Harbiye Nazırı olan Cemal Paşa’yı, çağırması üzerine, dairesinde ziyarete gitmiş. Cema1 Paşa, Yunus Nadi Bey’e durumdan, özellikle Hükümetle Temsilciler Kurulu arasında daha anlaşmaya varılamadığından söz açmış ve anlaşıldığına göre, bizi haksız göstermiş ve kendilerinin her şeyi kabule ve uygulamaya hazır bulunduklarını anlatmış ve herhalde anlaşmazlık çıkaran ve bunda direnen yanın, Temsilciler Kurulu olduğunu söylemiş. Belki de, Yunus Nadi Bey’in bizimle yakından tanışıklığı dolayısıyla, arabuluculuk yapmasını önermiş olacak.

Yunus Nadi Bey, bu arabuluculuk isteğini kıvançla kabul etmiş; yalnız Yunus Nadi Bey’in, Cemal Paşa’nın verdiği bilgiyi temel ve gerçek olarak aldığı ve durumu ona göre yorumladığı şimdi sözünü edeceğim telyazısından anlaşılmakta idi.

Yunus Nadi Bey’le telgraf başında olan bu görüşmemiz, yeni hükümet ile bizim, görünüşte olsun, anlaşmamıza etki yapması bakımından önemlidir. Bundan dolayı, izin verirseniz biraz açıklayacağım.

Harbiye Nazırı Paşa’nın beni telgraf başına çağırdığını haber verdiler. Bir süredir dairemizde bulunan makine başına gittim.

İstanbul: “Harbiye telgrafhanesi; Yunus Nadi Bey sizinle görüşmek istiyor efendim.” denildikten sonra: “Harbiye telgrafhanesinde makine başında hazırım.” dendi.

“Hazır olan kimdir?” dedim.

Telgrafçı: “Yunus Nadi Bey ve yanında Nazır Paşa’nın yaveri Cevat Rifat Bey vardır efendim. Nazır Paşa’yı istediler mi, yoksa...” açıklamasında bulundu.

“Kendileriyle şimdi görüşürüz. Yalnız, beni telgrafa çağırdıkları zaman: Nazır Paşa istiyor. Demişlerdi. Çağıran Nazır Paşa mıdır? Yoksa siz mi?”

Yunus Nadi Bey: “Nazır Paşa’nın izin vermesi üzerine, yaveri aracılığı ile Harbiye telgraf merkezinden sizi aradık. Yanlış anlaşılmıştır efendim,” dedi.

Ben: “Teşekkür ederim. Buyurun,” dedim.

Bunun üzerine Yunus Nadi Beyin sözleri alınmaya başlandı. Yunus Nadi Bey konuşmasına şu girişi yaptı: “Ulusal iradenin ulus egemenliğini etkin kılmasının mutlu sonucu olarak meydana gelen değişiklik üzerine, burada kurulan hükümetle ulusal örgütler arasında birleşik bir düzen kurulmasının gecikmeyeceği kanısına varmıştım. Soruşturmam üzerine, daha bir iki noktada uyuşmazlık bulunduğunu anladım. Bu uyuşmanın gecikmesi, içerde ve dışarda iyi olmayacağından birtakım dileklerde bulunmayı ödev saydım.”

Ondan sonra, şimdi özetleyeceğim noktalarla ilgili bilgi ve düşüncelerini, birinci sorun olarak söylediler.

1- Ferit Paşa Hükümetinde bulunmuş olan kimi kişilerin, bu hükümete katılmalarından dolayı, kötü gözle görülmelerinin doğru olmadığı ve Abuk Paşa’nın, Ferit Paşa Hükümetinin düşürülmesinde rol oynadığını;

2- Rıza Paşa Hükümetinin, geçiş dönemi hükümeti olduğunu, ancak milletvekili seçimlerini sonuna değin görevde kalabileceğini;

3- Şimdiki hükümetin, ulusal isteklerin hepsini iyi karşılamak ve iyi sonuçlandırmasına çalışmak konusunda en ufak bir kuşkuya yer vermemekte olduğunu söylediler ve:

4- Özellikle, Cemal ve Abuk Paşalar hükümette ulusal örgütlerin birer delegesi görülmelerinde kuşkuya yer yoktur, hükmünü verdiler.

İkinci sorun olarak da Yunus Nadi Bey, kişilerle yöne dokundular. Bunda bizimle tam duygu birliğinde olmakla birlikte: “Biraz ılımlı davranmayı salık vermeye yelteneceğim.” dedi ve görüşünü: “Ulusal başarının sağladığı iyi etkilerin, kimi kişilerce öç alma olarak yorumlanıp lekelenmekten korunmasının önemli olduğu,” sözleriyle açıkladı.

Yunus Nadi Bey: “Şimdiki hükümet ileri gelenleriyle yaptığım görüşmelerden ulusal örgütün isteklerinin hepsini yerine getirmeye ve yürütmeye kararlı oldukları anlaşılıyor.” dedikten sonra şu bilgiyi verdi:

“Harbiye Nazırı Cemal Paşa, bugün yayımlanacak bildiride, bu yönün yeterince belirtilmiş olduğunu ve ancak, bildiri, hükümetin resmi diliyle yazıldığına göre, her yön dikkate alınarak yazılmış olduğunu, göstermelik birkaç sözcüğe önem verilmemesi gerektiğini söyledi.”

Yunus Nadi Bey, yeni Sadrazamın ve hükümetinin her türlü yanlış anlamayı ortadan kaldırmak için ulusal örgütler ileri gelenlerinin göstereceği bir kurulla doğrudan doğruya görüşmek konusundaki gönülden isteğini bildirdikten sonra, bütün düşüncelerini şu tümce ile özetledi: “Şimdi benim en önemli saydığım yön, bunalımın geçmemiş olması ve karışık durumda sürüp gitmesidir.”

Yunus Nadi Bey, düşüncemi öğrenmek istediğini söylediği için ben de şu yanıtı verdim:

Sıvas, 6.10.1919

Yunus Nadi Beyefendiye

Temsilciler Kurulunca Sadrazam Paşa Hazretlerine yapılan ana ve ikinci derecedeki önerilerle kendisinin Kurulumuza verdiği yanıtı, özellikle bu yanıtın son bölümlerini gördünüz mü? Söylediklerinizden bu yazıları görmemiş olduğunuz ve önerilerimizin niteliğini ve içtenliğini gereği gibi anlamamış kişilerce size anlatılmış olduğu sonucuna varıyoruz. Bu nedenle ana konu üzerinde burada tartışmanın güç olduğu görüyoruz. Yalnız, kişisel olan yüksek düşüncelerinizdeki birtakım noktaları aydınlatmak amacıyla, aşağıda, sırayla açıklamalar yapılmıştır:

Yeni hükümet ile ulusal örgütlerimiz arasında uyum sağlanmasının gecikmeyeceğine biz de inanmakta idik. Bunun gecikmesi nedenini bizde değil, yeni hükümetin dört günden beri göstermekte olduğu duraksamalı davranışta aramak gerekir. Yeni hükümet ile aramızda anlaşmazlık olduğunu da, yeni hükümet bize bildirmemiştir. Yeni hükümette bırakılan eski nazırların namuslarından kuşkuya düşmemekle birlikte, eski hükümetin ağır suç sayılacak işlerine bilerek ya da bilmeyerek katı1mış oldukları, göz önünde tutulacak önemli bir noktadır.

Abuk Paşa’nın hükümetin düşürülmesinde oynamış olduğu rolü bilmiyoruz. Biz, sonuç sağlayan gücü pek iyi biliriz. Bizim amacımız, bu hükümeti, sizin düşündüğünüz gibi, geçiş dönemi hükümeti saymak değildir. Tersine, ulusun yazgısını belirleyecek ve barışı yapacak en önem1i bir hükümet olabilmesini dileriz. Ulusumuzun yararı ile ilgili konularda yabancıların bizce hiç önemi yoktur. Biz gidişimizi yabancıların dedikodusuna uydurmak güçsüzlüğünü kötü görenlerdeniz. İç ve dış durumu bütün açıklığı ile biliyoruz.

Attığımız adım, rasgele değil, derin düşüncelere, sağ1am temellere ve bütün ulusun düzenli örgütlere bağlı gerçek gücüne, dayancına ve iradesine dayanmaktadır. Ulus, egemenliğini, bütün anlamıyla bütün dünyaya tanıttırmaya kesin karar vermiştir. Bunun için de, her yerde her türlü önlemler alınmıştır. Bugünkü hükümetin, ulusa1 istek ve dilekleri iyi karşılamasını ve sonuçlandırmak için çalışmasını isteriz. Çünkü başka türlü, iş başında kalamaz. Abuk Paşa’yı bilmiyoruz. Fakat Cemal Paşa’dan, ulusal örgütlerimizin delegesi olmaktan başka bir şey beklemeyiz.

(Efendiler, şunu açıklamalıyım ki Cemal Paşa bizim delegemiz değildi ve böyle bir durum ve görevin kendisine verilmesine bildiğiniz tutumundan dolayı yer de yoktu. Ancak Yunus Nadi Beyin telyazısında: “Cemal Paşa’nın delege gibi kabul edilmesinde duraksamaya yer yoktur.” denilmiş olmasından, Cemal Paşanın bunu istediği kanısına varılmış ve bir oldubitti olarak delegelik verilmiştir.) Bu bakımdan, nazır olur olmaz kendilerinin herkesten önce ve aracısız olarak bizimle ilişki kurup gerçek durumu anlayacağını ve ona göre hükümetle ulusal örgütlerin görüşlerini birleştirmeye girişeceğini umuyorduk. Oysa, daha böyle bir ilişki kurmaktan çekindiği görülüyor.

Bizim, yeni hükümete karşı yaptığımız öneriler ve hükümetten isteklerimiz, kişisel ve öznel olmayıp iller ve bağımsız sancaklarla bunlara bağlı yerlerin ve beş Kolordu komutanının ve u1usal örgütlerden yana olan yüksek görevlilerin Temsilciler Kurulunuza bildirdikleri öneri1erden, Temsilciler Kurulumuzca, hükümeti elden geldiğince güç duruma sokmamak yönü de dikkate alınarak, çıkarılmış özetin özetidir.

Bu önerilerde ve isteklerde düşündünüz ve anlattığınız sakıncalar da yoktur. Hükümet, Temsilciler Kurulumuzla, güvenilir ve gerçek ilişkiler kurar ve görüşmelerde bulunursa, ileri sürülmüş olan isteklerin ve önerilerin hükümetçe uygulanabilecek şekil ve zamanını belli etmek için hiçbir engel yoktur. Yalnız, Sadrazam Paşanın Temsilciler Kurulumuza 4 Ekimde, telimize karşılık olarak gönderdiği telyazısındaki son bölümler ilgi çekicidir. Eğer, yasal ulusal örgütlerimizi ve bunların başında bulunanları, türe ve yasa dışı sayma anlayışı sürdürülecekse, hiçbir uzlaşma yolu bulunamayacak kuşku götürmez.

Bugün yayımlanacağını bildirdiğiniz bildiride, u1usa1 örgütümüz ve ulusal eylemlerimiz üzerine, her ne neden ve yolla olursa olsun, yerici bir dil kullanılırsa; bu yerme önemsiz birkaç sözcükle yapılsa bile, bizce hemen her türlü yolu kapanmış sayılacaktır. Aslında İstanbul Hükümeti, Temsilciler Kurulu ve tam olarak anlaşmadıkça, bildirisi hiçbir merkezce alınmayacaktır.

Temsilciler Kurulumuz, bütün illerle bağımsız sancaklardan bölgelerinde ulusun genel oyu i1e seçilmiş temsilcilerden oluşmuş Erzurum ve Sıvas’ta toplanan genel kurallarca ayrılmış ve seçilmiş yasaya uygun ulusal bir kuruldur. Temsil yeteneği ve gücü de yaptığı işlerle belirmiştir. Millet Meclisi toplanarak denetleme işine başlayacağı güne değin Temsilciler Kurulunun, ulusun ve yurdun yazgısıyla ilgilenmesi zorunludur. Hükümetin, kurulumuzla içtenlikli ilişki kurması ve görüşmesi, kuşkusuz kendi yerini sağlamlaştıracak ve gücünü artıracaktır. Ayrı ayrı yönlerde yürünürse, yurt ve ulusun yararları için birtakım sakıncalar doğacağı kuşku götürmez.

Biz bugünkü hükümette bulunan ve özellikle varlıklarının yurt ve ulus için yararlı olacağına inandığımız birtakım kişilerin, daha önce olduğu gibi, yeni biçim hükümet manevralarıyla, birer birer hükümetten çıkarılmalarını, görmek istemiyoruz. (Efendiler, bu dediğimizin olduğunu göreceksiniz.) Sıvas’ta, kurulmuş bulunan Temsilciler Kurulu, hükümetle doğrudan doğruya, candan ve yürekten ilişki kurmaya hazırdır. Bu görevi, başkalarına vermek yetkisi yoktur. Hükümetle uzlaşmaya varılırsa, görüşmenin kolaylaştırılması ve sağlanması için başka yollar da düşünülebilir. Kısacası, bu karmakarışık durumun tez elden ortadan kaldırılması, her şeyden önce hükümetin; kendisine sunduğumuz ve önerdiğimiz yolda bir bildirisinin, yapmacık sözcüklerle değil, inandırıcı bir dille yayımlanmasına ve başka öneri1erin iyi karşılanıp yerine getireceği konusunda Sadrazamlığın sunuşlarımıza doğrudan doğruya yanıt vermesine bağlıdır. Yoksa şimdi bile Refik Halit Bey, telyazılarımızı ve bildirilerimizi denetlemekte, çalmakta ve dağıtımını durdurmakta iken hükümetin içtenliğinden söz edilmesi bize pek garip geliyor.

Hükümet, bu duraksamalı durumuna birkaç gün daha sürdürecek olursa, ulusun gönlünde daha yerleşmemiş olan güven ve inanı büsbütün ortadan kaldırmaya yol açacaktır. Her yandan a1dığımız telyazısında, yeni hükümetin güvenilir olup olmadığı üzerine sorular sorulmaktadır. Saygılarımı sunarım kardeşim.

Mustafa Kemal

Efendiler, Yunus Nadi Bey, verdiğim, bilgilerden ve yaptığım açıklamalardan gerçek durumu anladı. Bizimle yazışmayı sürdürmeye gereklik görmedi. Tersine, yeni hükümeti ve özellikle Cemal Paşayı uyarmaya çalışmış... Gerçekten, açıklayacağım üzere, görünüşte olsun bir uzlaşma durumu ve görünüşü belirdi.

Efendiler, 6 Ekim 1919 günü de geçti. Biz alınmış olan önlemlerin önemle ve özenle yürütülmesi gereğini genelge ile buyurduk.

../..

.....
Ekin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Ekin'in Mesajına Teşekkür Etti