Tekil Mesaj gösterimi
Eski 18.02.09, 05:35   #1
Kartal
Müdavim

Kartal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 1414
Mesajlar: 5,633
Ettiği Teşekkür: 17570
Aldığı Teşekkür: 24297
Rep Derecesi : Kartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Uyuşturucu Bağımlıları İçin Bilgiler

Bağımlılık Nedir ?

Madde Kullanımı deyince bağımlılık yapan maddelerin vücuda dahil edilmesi anlaşılmaktadır. Madde bağımlılığı ise belirli bir dozda alındığı zaman kişinin sinir sistemine etki ederek akli, fiziki ve psikolojik dengesini bozan, bağımlılık yaratan, toplum içerisinde sosyal ve iktisadi çöküntüler meydana getiren maddelerin kullanımıdır. Bağımlı ise bu tip maddelere karşı acziyet gösteren kişidir.

Madde kullanımı sonrasında yaşanan duygu durumuna bilimsel ifadeyle "Sahte İyi Oluş Hali" denir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere bağımlılık yapan madde insan beyni ve fizyolojisi üzerinde tamamen geçici, sanal ve sahte bir tatmin duygusu oluşturur. Ancak çok kısa bir süre sonra bu sahtelik, sanallık ve geçicilik yerini bağımlılık maddesinin ürünü olan karanlık bir dünyaya bırakır. Bu karanlık dünyanın kapıları kriz dönemiyle birlikte açılır. Kullanılan maddenin cinsine ve miktarına bağlı olarak bu kriz döneminde insan dayanılmaz eklem ağrıları, kramplar gibi anatomik ve fizyolojik rahatsızlıklar geçirir. Algı dengeleri altüst olur, üzerine düşen bir sigara külünü üstüne tırmanan bir hamamböceği gibi görmeye başlar.

Bağımlılık sürecinin ilerleyen aşamalarında ilk kullanımdan sonra tekrar madde alma ihtiyacı doğar. Sonrasında aynı etkinin sağlanması için kullanım sıklığı ve/veya miktarı artabilir. Bu kısır döngünün yerleşmesiyle birey bağımlılık sürecine girmiş olur. Artık madde arama davranışı ve kullanım sıklığı artar, ayn etkiyi elde etmek için daha fazla madde kullanmaya başlar (tolerans). Bu aşamada da kriz belirtileri de görülür. Kişi kullanmış olduğu maddeyi bırakmak ve kurtulmak ister ama bunun kolay olmadığının farkına varır.

Sonuç olarak;

1- Güvenli bir madde ve güvenli bir kullanım şekli yoktur.
2- Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. İnsan vücuduna giren her maddeyi hücre tanır ve hafızasına alır.
Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.
3- Bağımlılığı engellemek ancak hiç başlamamak suretiyle kişinin elindedir.
4- Kişinin eğitimi, toplumsal konumu, gelir düzeyi vb. etmenler bireyin bağımlılık sürecini etkilemez.
5- Bağımlılık yapıcı madde, yaşam düzeninizi değiştirir.

Bağımlı mıyım ?

Eğer kullanmakta olduğunuz maddeye karşı aşırı bir istek duyuyorsanız, o madde sizi peşinden koşturuyorsa ve birtakım değerlerinizin ve sevdiklerinizin önüne geçmeye başladıysa artık siz bir bağımlısınız demektir.

Bağımlılık aynı zamanda kişinin özgürlüğünün kısıtlanması anlamına gelir. Ne garip bir tezattır ki aileye, topluma, okula karşı koyarak özgürleşme için alınan madde, aslında o kişinin özgürlüğünü elinden alan en önemli faktör haline gelir. İnsan hayatı boyunca bir aileye, gruba, topluluğa dahil olmak bir anlamda bağımlı olmak ister. İnsanın yapısında olan bu özellik doğruya, güzele faydalı olana yönlendirildiği takdirde bizi mutluluğa götürecek bir unsur olur. Bağlanma ihtiyacının sizi toplumdan kopartacak, ailenizle varolan ilişkilerinize zarar verecek bir maddeye yönlendirilmesi sizi güzel hatıralarla dolu bir yaşantıdan mahrum bırakacaktır.

Kısacası; eğer bağlanacaksanız hayata bağlanın !


__________________

Kartal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla