Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03.03.09, 09:06   #1
**EMEL**
Müdavim

**EMEL** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2009
Konular: 404
Mesajlar: 3,957
Ettiği Teşekkür: 13330
Aldığı Teşekkür: 14486
Rep Derecesi : **EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor**EMEL** artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Pisman
Talking Atatürk hakkında saçmalayanlara Engin Ardıç da katıldı...

Atatürk hakkında hiç duymadıklarınız...

Sabah Gazetesi Yazarı Engin Ardıç Atatürk hakkında bilinmeyenleri sıraladı. Atatürk’ün doğum tarihi, doğduğu ev babası gerçek değil…






Sabah Gazetesi Engin Ardıç bugün köşesini Atatürk hakkında bilinmeyenlere ayırdı. Atatürk’ün doğduğu ev olarak bilinen evde aslında Atatürk’ün doğmadığını belirten Ardıç, o evin Zübeyde Hanım’ın ikinci kocası, yani Atatürk’ün üvey babası Ragıp Bey’in (Fikriye Hanım'ın da amcası) olduğunu ifade etti. Atatürk’ün o evde oturduğu ve zaman zaman gelip orada kaldığı belirtilen yazıda, Atatürk’ün aslında orada doğmadığı, o evin arkasında bulunan elli küsur yıl önce de Selanik Belediyesi tarafından yıktırılan daha küçük bir evde doğduğu belirtildi. Tarihçilerin ikinci evi daha fiyakalı bulduklarından dolayı ikinci evi doğduğu evi olarak tanıttığı kaydedildi.


Fotoğraftaki “Ali Rıza Efendi” Değil

Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin fotoğrafındaki kişinin de Ali Rıza Efendi olmadığı vurgulanan yazıda, “O kişi, 1876'da, anayasanın ilanı üzerine Selanik'te kurulan Asakir-i Milliye taburunda görev alan gönüllü subaylardan, bilinmeyen birisidir. Elde hiçbir Ali Rıza Efendi resmi bulunmadığından, "resmi tarihçilerimiz" bu adamı gözlerine kestirmişler ve onu Atatürk'ün babası yapıvermişlerdir... Nitekim bizzat Atatürk'ün kendisi, Falih Rıfkı'ya, "bu bizim peder değil" demiştir! Falih Rıfkı, Atatürk'ün bunu "alaycı bir dille" söylediğini de anlatıyor. Atatürk, dalkavuklarını adam yerine koymazdı pek... Biz hepsini milli kahraman yaptık” dedi.


1881 Kesin Değil

Atatürk’ün 1881 yılında doğduğunun da kesin olmadığı anlatılan yazıda Ardıç, “Atatürk’ün doğum tarihi 1880 de olabilir. Çünkü Atatürk, 1296 tevellütlüdür! Rumi tarihle...

Rumi 1296 yılı, miladi 13 Mart 1880 günü başlar, 12 Mart 1881 günü biter. (İstanbul'daki darbe girişiminin tarihi olan rumi 31 Mart'ın miladi 13 Nisan'a denk geldiğini bilemeyip, gericilere karşı protesto gösterilerini iki hafta erken yapan "şaşkaloz solcuların" da kulakları çınlasın...) Nitekim Atatürk'ün doğum yılı, 1934 Soyadı Kanunu'na, kendisine yeni bir nüfus kâğıdı verilene kadar hep 1880 kabul edilmiştir! Basında ve kitaplarda böyle yer almıştır.
Kafalar o kadar karışmıştır ki, Atatürk'ün ölümünden tam bir yıl sonra, 10 Kasım 1939'da çıkarılan bir hatıra pulunda bile doğum tarihi 1880 olarak gösterilmiştir..." ifadelerine yer verildi.


Atatürk'ü Bilmiyoruz

Atatürk’ün halk tarafından yeteri kadar bilinmediği vurgulanan yazıda, “Atatürk'ün şu evde ya da bu evde, şu tarihte ya da bu tarihte doğmuş olması, onun değerini, onun büyüklüğünü ne azaltır ne çoğaltır...Ama bunları öğrenmek, gerçeği bilmemizi sağlar. Benim işim, görevim de budur: Gerçeği yazmak. Bu gerçeğin kimin hoşuna gideceği, kimin hoşuna gitmeyeceği, beni hiç ilgilendirmez!”
__________________
Hayat dediğiniz 1 çay
İnsan ise sadece 1 şeker
Karıştırdıkça hayattan tat aldığını sanırsın
Oysaki;
Hayatın seni erittiğini çay bitince anlarsın..




**EMEL** isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz **EMEL**'in Mesajına Teşekkür Etti.