Tekil Mesaj gösterimi
Eski 10.03.09, 02:08   #1
Kartal
Müdavim

Kartal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 1414
Mesajlar: 5,633
Ettiği Teşekkür: 17569
Aldığı Teşekkür: 24297
Rep Derecesi : Kartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Ulu Önderin En Sevdiği Yemek Ve Aşçısı




29 Eylül 2006 Cuma 11:07Atatürk'ün, 1931-1935 yılları arasında aşçılığını yapan Halit Atay'ın, anılarla dolu bir mazisi

Ata'nın sözünü dinlemeyen aşçı
Bolu'nun Mengen ilçesi Pazarköy beldesinde yaşayan 94 yaşındaki Atay, Atatürk'ün, aşçılığını yapmış... Atatürk'ün yanında aşçı olarak çalışan ağabeyi Mehmet Atay'ın çağırması üzerine Çankaya Köşkü'ne gelen Atay, 4 yıl boyunca köşkte çalışmış.

''MUTFAKTA KURU FASULYE EKSİK OLMAZDI''
Atay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aşçılık görevi sırasında yaşadıklarını net şekilde hatırladığını söyledi. Atatürk'ü nadiren gördüklerini anlatan Atay, ''Biz onu gördüğümüz zaman (Nasılsınız?) diye hatırımızı sorardı'' dedi. Atatürk'ün sabah kahvaltısında da genellikle omlet yediğini belirten Atay, şunları söyledi: ''Atatürk sabaha kadar çalışırdı. Sabah, iki yumurtalı, içerisine beyaz peynir katılmış omlet yerdi. Bazen, omletin soğuk olduğunu söyler gönderirdi. Biz de tekrar yapar gönderirdik. Yemek konusunda çok titizdi ve asla soğuk yemek yemezdi.''

Atatürk'ün en sevdiği yemeğin kuru fasulye olduğunu ifade eden, bu nedenle mutfaktan kuru fasulyenin eksik olmadığını kaydeden Atay, ''İster Çankaya'da olsun, isterse Dolmabahçe'de, kuru fasulye yemeği yapardık. Hatta trenle yolculuk yaptığımız zamanlar bile ilk yaptığımız yemek, kuru fasulyeydi'' diye konuştu.

YOLDA MEYDANA GELEN KAZA
Atay'ın anıları arasında, trene yetişmeye çalışırken geçirdikleri bir de kaza var. Atatürk'ün programı için Bursa Yenişehir'e, trenle yola çıktıklarını belirten Halit Atay, şunları söyledi: ''Yerleşmemiz için bize araba göndermişler. Biz de arabaya bindik ve kalacağımız yere doğru hareket ettik. Bir anda bizi taşıyan araba devrildi. Biz arabanın altında kaldık. Bizim aşçıbaşı da arabadaydı ve 150 kiloydu. Bizi arabanın altından güçlükle çıkarttılar. (Atatürk yemek istiyor) diye, birileri geldi. Trene nasıl yetiştiğimizi hatırlamıyorum.''

MUTFAKTAKİ YANGIN...
Halit Atay, Atatürk'ün toplantı için Yalova'ya gittiği dönemde, Dolmabahçe Sarayı'nın mutfağında, ocakta unutulan bir tencerenin, yangın çıkmasına neden olduğunu anlattı. Atay, kendilerini oldukça korkutan yangının çıkış nedenini şöyle anlattı: ''O gün sabah erkenden mutfakta çalışmaya başladık. Büyük tencerelerle krema hazırlıyorduk. Ocağın üzerine bıraktığımız tencereyi unuttuk ve diğer işleri yapmaya başladık. Ocağın üzerinde unuttuğumuz tencere çok ısınmış. Bir patlama oldu. Patlamadan sonra mutfakta yangın çıktı. Yangını söndürmek için itfaiye ekipleri geldi. Yangın büyümeden söndürüldü. Bunun için çok sayıda ifade verdim. Ne kadar çok ifade verdiğimi hatırlamıyorum. Bu durum Atatürk'e ulaştı. (Bize şimdi kızacak) diye beklerken, o bize hiç kızmadı.''

''KÖŞKTEN, SEVDİĞİM KIZ İÇİN AYRILDIM''
Köşkte yaşadığı yıllarda bekar olduğunu ifade eden Atay, köşkten ayrılmasına neden olan duygusal ilişkisini de şöyle anlattı: ''Köşkte çok sayıda kadın hizmetçi de vardı. Hizmetçilerden Saliha ismindeki bayan, bir gün kağıttan bir gemi yaparak mutfağın önüne bıraktı. Kağıdı alıp okuduğumda, beni sevdiğini yazmıştı.

Zaman ilerledikten sonra ben de onu sevmeye başladım. Ama ikimizin durumunun imkansız olduğunu söyledim, peşimi bırakmadı. Yaşadığımız aşkı, aşçıbaşı duymuş. Bir gün yanına çağırarak, (sen bu kızı bırak git) dedi. Ben 1935 yılında köşkten ayrıldım. Benim gittiğimi duyan Atatürk, neden gittiğimi, köşkün berberine sormuş. O da bütün yaşananları anlatmış. Atatürk beni tanıyanlarla haber göndermiş. (Gelsin onu evlendireyim ve burada yaşasınlar) demiş. Çok korktuğum için Atatürk'ün karşısına çıkamadım. O günden sonra da köşke hiç gitmedim.''

''75 YILLIK TARİHİ EVDE YAŞIYOR''
Atay, 1931 yılında yapılmış ve Osmanlı mimarisi kullanılmış olan iki katlı ahşap evde, damadı Hüseyin Varlık ile birlikte yaşıyor. Atay'ın yaşamış olduğu evin birinci katı ise adeta müzeyi andırıyor. Hüseyin Varlık, Halit Atay'ın zaman zaman buradaki, tarihi değer taşıyan eşyaları inceleyip, geçmişe daldığını ifade etti. Varlık, bu eşyaların arasında, Atatürk ile İsmet İnönü'nün resimlerinin de bulunduğunu söyledi. Halit Atay'ın 6 çocuğu ve 36 torunu bulunuyor. Türkiye'nin değişik illerinde yaşayan çocuklarını ziyaret eden Atay, yılın büyük bölümünü Pazarköy de geçiriyor.

alıntıdır
__________________

Kartal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Kartal'in Mesajına Teşekkür Etti