Tekil Mesaj gösterimi
Eski 27.06.09, 18:41   #4
Smyrna
Okunuşu: Simirna

Smyrna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 625
Mesajlar: 8,411
Ettiği Teşekkür: 37276
Aldığı Teşekkür: 38692
Rep Derecesi : Smyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzel
Ruh Halim: Enerji Dolu
Standart Cevap: İlk Amerikalılar - Kızılderililer

Kızılderililer ile Türklerin kökeni aynı diye epey haber çıkmıştı bi aralar...

Dedelerimiz mi şimdi bunlar bizim


Alıntı:
Kızılderililerin kökeni konusunda 40 yıldır araştırmalar yapan Ethel STEWERT, bu zaman zarfında topladığı belgelere dayanarak, kızılderililerin Türk soyundan geldikleri konusunda önemli bilgiler ortaya koymuştur.
Orta Amerika bölgesinde bulunan ve 12 000- 60 000 yıl öncesine tarihlenen Maya dili ile yazılmış tabletlerde batık Mu kıtasından söz edilmektedir. Aynı konuya çok uzak bir coğrafyada, Tibet’te bulunan tabletlerde de rastlamaktayız. Binlerce yıl öncesine tarihlenen Sümer tabletlerinde de bir büyük tufandan söz edilmektedir.

İnsanlığa yazı yazmayı öğreten Sümerlerin kökeni konusunda yapılan araştırmalar, onların Mu kolonisi olan Uygurların batıya göçen kolu olduğunu ortaya koymaktadır. “Sümer Tanrıçası İnanna’yı sembolize eden İnanna’nın ‘Ay kayığı’ simgesi olan hilal şeklindeki, boğaza takılan kolyeye Tork denilmektedir. Anadolu’da Hitit devleti kurulmadan evvel yaşayan Tork-lar (Torkom) Hitit devleti sonrası kralları Pamba devrinde Hititlere boyun eğmek zorunda kalmışlardı”. (The Hitites-Gurney-Pelican-U.S.A. Sayfa:315)
M.Ünal MUTLU, TÜRK DİLİ ve KENGER UYGARLIĞI adlı eserinde, resmi tarih yazıcılarının Sümerlerin (Kengerler) kökeni konusunda teori kurmaktan çekindiklerini, “Sami kökenli değillerdir” diyerek meseleyi kapattıklarını belirterek, “Bu tarih anlayışı ve stratejisi, ne yazıktır ki ülkemiz tarihçilerini de etkilemiş, millet kuramının temel kuramı olan tarih anlaışının akim kalması istenerek düşüne dünyamızın Türklük bilincine yabancı kalması sağlanmak istenmiştir” demektedir. Mutlu kitabında, Prof Dr. Emin Bilgiç, Prof. Dr. Osman Nedim Tuna ve Muazzez İlmiye Çığ dışındaki tarihçilerimizin Sümerler konusunun önemini kavrayamadıklarından dert yanarak, “Rus arkeolojisinin atası Nikolskiyİn öne sürdüğü fikirleri bile geliştirecek atılımı gösterememişlerdir” demektedir. Bilindiği gibi Nikolskiy, Sümerlerin anavatanının Aşkabat yakınları olduğunu savunmaktaydı.

Mutlu, TÜRK DİLİ ve KENGER UYGARLIĞI adlı kitabının sonuna Çuvaşça, Uygurca, Etrüskçe, Kazakça ve Asya Türkçesi gibi çeşitli dillerle Sümerce benzer kelimeleri karşılaştıran bir bölüm eklemiş. Burada anımsamakta yarar var, son zamanlarda yapılan DNA testlerinde, Y kromozomunun dünyada yalnızca Uygur, Saha-Yakut ve Yakut Türkleri ile kızılderilerde bulunduğunu ortaya koymuştur. Türkler ve kızılderiler ilişkisi giderek ilginçleşiyor..
Maya dilinde çok sayıda Türkçe kelime vardır. Bu benzerlikleri Maya, İnka, Aztek, Olmek ve Toltek uygarlıklarının uzantıları olan kızılderililerin dillerinde de görmekteyiz. Ünlü dilci M. Swadesha, “Eğer iki dilde fonetik ve anlam bakımından benzeyen kelimeler yüzden fazlaysa, bunların birbirinden bağımsız icat edilmiş olması olsılığı birkaç milyonda birdir” diyor. Toplam 600’ü bulan kızılderili lehçelerinin en yaygını olan Atabaşkan lehçesindeki Türkçe kelimelerden birkaç örnek:

YATKI: ev, yatılacak yer;
TAMAZKAL: hamam, temiz kal,
T-SUN: uzun;
MİSSİGİ: mısır;
TEPEK: tepe;
HU: selam;
ATIŞ-KA: ateş;
AŞ-KÖZ: ateş;
YU: su,
YUMAK: (yuğmak), yıkamak;
YANUNDA: yanında..

BENZERLİKLER YALNIZCA DİLDE DEĞİL..

Benzerlikler yalnızca dildeki kelimeler değildir. Gelenekleri, görenekleri, yaşam biçimleri, değer yargıları, giysilerinde ve kilimlerinde kullandıkları motifler Anadolu’dakilerle ya da Türk dünyasındakilerle aynıdır. Daha geniş kapsamlı bir bakışla, Sümer dilindeki kelimeleri, Sümerlerin yaşam biçimlerini, giysilerindeki, kilimlerindeki motifleri bugün Anadolu’da ve Türk coğrafyasında olduğu gibi, Amerika kıtasında yaşamış olan Maya, İnka .. uygarlıklarında ve onların devamı olan kızılderililerde de görmekteyiz..

Bugüne kadar Türklerle kızılderilerin ilişkileri anlatırken hep kelimelerdeki, halı motiflerindeki benzerliklerden söz edilirdi. Temmuz 1999’da Denizli’de yapılan “Yedinci Türk Dünyası Dostluk Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı”na katılan ONAIDA (Onayda) Kızılderili kabilesi reisi ve Amerika Yerlileri Sosyal İşler Daire Başkanı M. Franklin Keel konuşmasında çok önemli ve o güne kadar pek dillendirilmeyen bir gerçeği açıklamıştı. Kızılderililer hakkında geniş bilgi veren Keel, Kızılderililerin atalarının Baykal Gölü ve Yenisey-Tuva bölgelerinden Amerika kıtasına, Alaska üzerinden göç ettiklerini ifade etti. Kızılderililer ile Türklerin DNA testlerinin aynı olduğunu ve “Y” kromozomunun yeryüzünde yalnızca Türkler ile Kızılderililerde bulunduğunu söyledi.

Kızılderililerin konuştukları dillerdeki kelime benzerliklerinin yanı sıra giysi ve kilimlerindeki motiflerinde, örf, âdet ve geleneklerde de çok büyük benzerlikler olduğunu da vurgulamıştı.

M. Franklin Keel kurultayda yaptığı konuşmada duygu ve düşüncelerini şöyle dile getiriyordu:
“DNA testlerinde Kızılderililerin Türk asıllı olduklarının anlaşıldığını, ben Türk kurultayına katılarak ve Türkiye’de bulunmak suretiyle daha iyi hissettim. Biz Kızılderililer Türk olmaktan çok mutluyuz... Amerika’da bir çok bölgede yer isimleri Türkçe olduğuna dair bazı bilgiler vardır. Ama bu konu, derinlemesine araştırılmadı... Türk Dünyası kurultayına katılmaktan çok mutluyum. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan Türkler, bu kurultayda toplanmışlardır. Kurultayı çok güzel buldum. Burada çok değişik topluluklar temsil ediliyor. Kültür alışverişinde bulunuyorlar. Kültür çok önemli bir faktör. Türk insanında tespit ettiğim en büyük hazinenin, kalblerinin zenginliği olduğunu gördüm. Dostlukların samimiyeti ve derinliği, bu samimiyet ve derinlik biz Kızılderililerde de aynen böyledir. Yakut Türkleri ile tanışma fırsatım oldu. Çok nazik ve kibar insanlardı. Tıpkı benim kuzenlerim gibi gözüküyorlardı. Benzerlikler çok fazla... Bozkurt, biz Kızılderililerde de semboldür. Hatta Kızılderililerde Bozkurt isimli kabile vardır. Eğer buraya Amerika’daki Kızılderililerden daha çok getirmek kısmet olsaydı, onlar da sizinle görüşmekten çok çok mutlu olacaklardı, tıpkı benim gibi. Gidince Türk asıllı insanlarda gördüğüm, bizimle aynı olan özellikleri kabileme anlatacağım...”
Kamçatka Yarımadası’ndan Alaska’ya göç etmiş olan Saka (Saha) Türkleri de, Türkler ve kızılderililer ilişkisine ilginç bir örnektir. M.Ö. 1500 yıllarında Göktürk alfabesi ile yazılmış Saka Beyinin hikâyesini anlatan taş, bu göçün somut belgesidir.

New York Times’ın (Bilim) ekinde Amerika’ya ilk ayak basanlar haritasında, ilk gelenlerin Türkler olduğu gösterilmektedir. Fransız dil bilimcisi Dumesnil, Kızılderili dilinde 320 Türkçe kelime tespit etmiştir.
“İndiana Üniversitesinden Amerikalı Profesör Denis Sinor Sibirya Türklerinden Tunguz kabileleri ve Yukagir’lerin Tunç çağı evrelerinden beri Kızılderililerle ortak bir kültüre sahip olduklarını tespit etmiştir. Huş ağacından oyulmuş kayıklar, Pirok yani deri, ağaç kabukları örtülerek yapılmış barınaklar ya da Kızılderililerin yarı küresel (Wigwam) veya konik(tepec) çadırları tipinde ortak kültürler, önünde yarık bulunan hafif giysi türleri, makosenler, karlı ormanların temel ulaşım aracı kayak gibi donanımlar tespit etmiştir.” (Erken iç Asya Tarihi- Prof. Dr. Sinor- S. 102), (Tanrının Türkleri- Cilt.1- S.314- Semih Tufan Gülaltay)

KIZILDERİLİLER AKRABALARINI TANIMAKTAN ÇOK MUTLU OLDULAR

Yalova Folklor Eğitim Merkezi’nin düzenlediği 11. TÜRK BOYLARI KÜLTÜR ŞÖLENİ’ne katılan ABD’li kızılderilerle tanışma ve yakından izleme fırsatımız oldu. Akrabalarıyla tanışmış olmaktan çok mutluydular. Hem Anadolu Türklerinin hem de Türkistan coğrafyasından gelen Türklerin gösterdikleriyakınlığa aynı sıcaklıkla karşılık vermeye çalışıyorlardı. Türk sazları sergisini büyük bir ilgiyle gezdikleri Ali ÖZAYDIN’ın kendilerine bir şaman/kızılderili davulu hediye etmesi onları çok duygulandırdı. Davulu teslim aldıkları sahnede –davulu kutsadıktan sonra- Türk milletinin mutluluğu için otantik bir dans gösterisi yaptılar.

Türklerle kızılderiler arasındaki bağ giderek netleşirken, bazı tarihi bilgiler de geçerliliklerini yitiriyorlar.. TarihinTürklerle ilgili bazı sayfalarının yeniden yazılması gerekiyor. Bu arada, bizi her fırsatta soykırım yapmakla suçlayanlara, Avrupalıların Amerikaya gelmezden önce orada yaşamakta olan 100 milyon kızılderilinin nereye gitikklerini sorma zamanı gelmedi mi?
__________________
Smyrna isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
14 Üyemiz Smyrna'in Mesajına Teşekkür Etti.