Tekil Mesaj gösterimi
Eski 19.08.09, 21:18   #4
Kartal
Müdavim

Kartal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 1414
Mesajlar: 5,633
Ettiği Teşekkür: 17569
Aldığı Teşekkür: 24297
Rep Derecesi : Kartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Masallar, Aisopos'un Düetleri

Aisopos ile Van Gogh'un Düeti



KÖPEK, HOROZ, BİR DE TİLKİ


Bir köpek ile horoz arkadaş olmuş, birlikte yola koyulmuşlar. Gitmişler, gitmişler, hava kararınca horoz bir ağaca tünemiş. Köpek de ağacın dibindeki kovuğa girmiş, kıvrılıp uyumuş. Ama horozun adetidir, daha ortalık ağarmadan başlamış ötmeye. Ötmesini öteden bir tilki duymuş, koşup gelmiş : “ Aman ne tatlı sesin varmış senin! Hele gel de seni bir bağrıma basayım! “ diye türlü diller dökmüş. Horoz: “ Kapıcı ağacın dibinde yatıyor, sen onu uyandır, kapıyı açsın, ben de inerim.” demiş. Tilki inanmış horozun sözüne; kapıcıyı bulup da bir konuşayım derken köpek uyanmış, üzerine atılıp paramparça etmiş.
Düşünceli kimseler, üzerlerine düşmanlarının saldıracağını gördüler mi, onları kandırır daha güçlüsüne ısmarlarlar. Bu masal işte onun için söylenmiş.



KÖPEK İLE DENİZ KABUĞU


Köpeğin biri yumurtaya pek dadanmış ; bir gün bir deniz kabuğu görmüş, onu da yumurta sanıp ağzını açmış, hap diye yutuvermiş. Biraz sonra karnında bir ağırlık, bir ağrı duyunca anlamış işi : “ oh olsun bana , gördüğüm her yuvarlak şeyi yumurta sanmanın sonu böyle olur işte “ demiş.
Bir işe girişmeden önce düşünüp taşınmayanların başlarına her türlü bela gelebilir, bu masal onu gösteriyor.



KÖPEK İLE TAVŞAN


Av köpeğinin biri bir tavşan yakalamış, bir ısırır, bir ağzını burnunu yalarmış. Tavşan dayanamamış: “ Ayol! Ya ısırmayı bırak, ya öpmeyi bırak da dostum musun, düşmanım mısın bir anlayayım “ demiş.
Bu masal iki yüzlü adama uyar.



KÖPEK İLE KASAP


Köpeğin biri bir kasap dükkanının önünden geçiyormuş; bakmış ki kasap bir işle uğraşıyor, içeriye daldığı gibi bir yürek çalmış, hemen dışarı fırlamış. Kasap dönüp de köpeğin kaçtığını görünce : ” Sen o yüreği aldın ya, iyi bil, bundan böyle benim gözümden kaçamazsın , nereye gitsen kurtulamazsın, bir yürek aldın ama benim yüreğimi de pekleştirdin! “ demiş.
İnsanın başına bir şey geldi mi ders olur ve gözünü açar, bu masal onun için söylenmiş.



ET TAŞIYAN KÖPEK


Köpeğin biri ağzına bir parça et almış, bir ırmaktan geçiyormuş. Suda yankısını görünce ağzında etle giden bir köpek daha var sanmış, kendi ağzındakini bırakıp ötekininkini kapmaya çalışmış. Ama ikisini de elden kaçırmış. Biri zaten yokmuş, ötekini de su alıp götürmüş.
Aç gözlülüğün sonu işte böyle olur.



ÇINGIRAKLI KÖPEK


Köpeğin biri çok sertmiş, herkesi gidip gizlice ısırıverirmiş. Efendisi ne yapsın? Köpeğin geldiğini duysunlar diye boynuna bir çıngırak asmış. Bu sefer de köpek başlamış kurulmaya, çıngırağını sallayıp sallayıp övünürmüş. Yaşlı bir kancık köpek varmış, onun o halini görünce : “ Nedir o senin çalımın? demiş. Sana o çıngırağı güzelliğin için, yiğitliğin için mi taktılar sanıyorsun? Kötülüğünü bildirmek için taktılar! “ demiş.
Ben şöyleyim, ben böyleyim diye atıp tutanların çalımı, çoğunun içinin kötülüğünü gösterir.



ASLAN KOVALAYAN KÖPEKLE TİLKİ


Av köpeğinin biri, bir aslan görmüş, onun da peşine düşmüş. Aslan dönüp bir kükremiş, köpeğin korkudan az kalsın ödü patlıyormuş, hemen kaçmış oradan. Yolda onu bir tilki görmüş : “ A zavallıcığım ! Sen aslan avına çıkayım diyorsun ama daha aslanın kükremesine dayanamıyorsun! “ demiş.
Bazı insanlar vardır, kendilerini pek beğenir, övünür, kendilerinden çok daha güçlüleri yemeğe çalışırlar. Bir de onların kımıldandığını gördüler mi, bakarsınız hemen gerisin geriye dönerler, bu masal işte öylelerine anlatmalı.



DİŞİ ASLAN İLE TİLKİ


Tilkinin biri bir dişi aslan görmüş : “ Her seferinde doğura doğura bir tanecik doğuruyorsun! “ diye alay etmiş. Aslan dönmüş : “Doğru söyledin, bir tanecik doğururum; ama bir aslan doğururum! “ demiş.
Bir şeyin değerini ölçmek için azlığına çokluğuna bakmamalı, neye yarıyor ona bakmalı !...



ASLANIN KRALLIĞI


Aslanın biri hayvanlara kral olmuş. Öfke nedir, kuvvetlilik nedir bilmezmiş; iyi huylu, hep hak, adalet düşünen, insan gibi bir aslanmış. Bütün hayvanları toplamış, kurda kuzu ile, parsa dağ keçisiyle, kaplana ceylanla, köpeğe tavşanla helalleşmelerini, bir daha o zavallıların kalbini kırmamalarını tembih etmiş. Korkak tavşan : “ Ben işte hep bu günü görmek istiyordum, artık güçlüler de güçsüzlerden korkmayı öğrenecek ! “ demiş.
Bir devlette adalet olur da yargılar hakka uyarsa, büyükler gibi küçüklerde rahat yaşar.



KOCAMIŞ ASLAN İLE TİLKİ


Aslanın biri kocamış, yemeğini pençesinden çıkaramayacağını anlayıp karnını kurnazlıkla doyurmanın yolunu aramış. Bir ine gitmiş, yalandan bir hastalık çıkarıp yatmış. Adettir, hastaları ziyarete giderler, onun da hatırını sormaya gelenler olmuş. Gelenleri birer birer yakalayıp yemiş. Böyle niceleri yenip yutulduktan sonra bir gün tilki de inin önüne kadar gelmiş, aslanın ne halde olduğunu sormuş. Aslan : ” Sorma, tilki kardeş, çok fenayım. Sen neden içeri girmiyorsun, hele buyur da bir konuşalım “ demiş. Tilki bakmış, bakmış : “ Girerdim ya ayak izleri hep içeri doğru, dışarı olanını hiç göremiyorum “ demiş.
Düşünceli insanlar belirtilere bakıp tehlikeyi anlar, böylece canlarını kurtarırlar.



ASLANLA ÇİFTÇİ


Aslanın biri bir gün bir çiftliğin ağılına girmiş. Çiftçi : “ Hah! Düştün tuzağa ! “ diyerek ağılın kapısını kapatmış, aslan içeride kalmış. Kükremiş, kükremiş ama kapıyı açan olmamış; o da ne yapsın ? Birer birer koyunları parçalayıp yemiş. Sıra gelmiş öküzlere... Çiftçi kendi canından korkup gitmiş, kapıyı açmış. Aslan gittikten sonra çiftçinin ağlayıp sızlandığını gören karısı : “ Ya ne bekliyordun ? Oh olsun sana ! Sen o hayvanın adını duyunca titremen gerekirken kalktın, ağıla kapatmak istedin! “ demiş.
Kendinden güçlüsüne meydan okuyan insanlar bunun cezasını çekerler.



ASLAN İLE ÇOBAN


Aslanın biri bir çobanın kızına aşık olmuş, gitmiş kızı babasından istemiş. Zavallı çoban ne yapsın ? Öyle yaman bir hayvana kızını verse olmaz, vermem dese olmaz. Çok korkmuş, ama sonunda bir yolunu bulmuş. Aslana demiş ki : “ Yiğidim ! ben kızımı sana vermeyeceğim de kime vereceğim ? Ama bir şartım var; benim kızım senin tırnaklarından da dişlerinden de korkuyor; sen git, dişlerini çektir, tırnaklarını kestir, ondan sonra gel, al gelini !" Aslan kanmış ; aşk bu, neye katlanılmaz ki ! Dişlerini çektirip tırnaklarını kestirmiş, gelmiş çobanın kapısına. Artık çoban korkar mı ondan ? Sopasını kaptığı gibi kapı dışarı etmiş.
Başkalarının sözüne kanıp da üstünlüklerini kolayca elden çıkaranlar, bir daha kimseyi korkutamazlar, kendilerinden yılmış olanlara bile yenilirler.

__________________

Kartal Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Kartal'in Mesajına Teşekkür Etti.