Tekil Mesaj gösterimi
Eski 19.08.09, 21:22   #6
Kartal
Müdavim

Kartal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 1414
Mesajlar: 5,633
Ettiği Teşekkür: 17569
Aldığı Teşekkür: 24297
Rep Derecesi : Kartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardırKartal şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Masallar, Aisopos'un Düetleri

Aisopos ile Cezanne'nin Son Düeti


HERMES İLE HEYKELCİ


Hermes tanrı, bir gün; “ İnsanlar katında nedir acaba değerim? “ diye merak etmiş, insan kılığına girip bir heykelcinin dükkanına gitmiş. Bir Zeus heykelini gösterip; “ Bunu kaça verirsin? “ diye sormuş. Heykelci; “1 drahmi “ demiş. Hermes gülümsemiş: “ Ya Hera heykeli kaça?” diye sormuş. O daha pahalıymış. Hermes bakmış ki dükkanda bir de kendi heykeli var; “ Ben hem Zeus’un habercisi, hem de kazanç tanrısıyım; büyüktür elbette benim değerim! “ diye düşünmüş, heykelin kaça olduğunu sormuş. Heykelci; “ O ikisini alırsan, bunu sana bedavadan veririm!” demiş.
Övüngen, ama başkalarının gözünde bir paralık olan adamın halini bu masal ne iyi gösteriyor.
( Hera : Zeus’un karısı olan tanrıça )



HERMES İLE TOPRAK


Zeus erkekle kadını yarattıktan sonra Hermes’i çağırmış; “ Şunları yeryüzüne götür de nereyi kazacaklar, azıklarını nereden çıkaracaklar, gösteriver” demiş. Hermes Zeus’un buyruğunu yerine getirmiş, ama toprak önce karşı koymak istemiş. Hermes; “Ne yapalım? Zeus öyle buyurdu! “ deyince toprak; “ Peki, demiş, kazsınlar istedikleri kadar ama bilmiş olsunlar ki çok ah ettirecek, çok gözyaşı döktüreceğim onlara!”



HERMES İLE TEIRESIAS


Bir gün Hermes; “ Şu Teiresias için falcı diyorlar ya! Bakalım iyi mi falcılığı ? Olup bitenleri biliyor, dedikleri doğru çıkıyor mu?” diye merak etmiş. Teiresias’ın köydeki sığırlarını çaldıktan sonra insan kılığına girmiş, şehre gidip kendisini görmüş. Hayvanlarının çalındığını öğrenince Teiresias Hermes’i yanına almış; “ Hele bakalım kuşlar ne haber veriyor? “ deyip meydana gitmiş. Hermes’e “Bak bakalım, ne kuş görüyorsun? “ diye sormuş. Hermes bakmış ki bir kartal bir sağa bir sola gidip duruyor; Teiresias’a söylemiş. Teiresias; “Onun verdiği haber bize değil; sen daha bak, ne görüyorsun?” demiş. Hermes gene bakmış, bu sefer de gözlerini bir yukarı kaldırıp bir aşağıya indiren bir alakarga görmüş, onu da söylemiş. Falcı; “Hah! demiş, anladın mı alakarganın dediğini ? Sığırlarını buldurmak senin elindedir diye göğe de yere de and içiyor!”
Bu masal hırsızlar için söylenmiş.



HERMES İLE ESNAFLAR


Zeus Hermes’e : “ Git de esnaflara yalan ilacını sun ! ” diye buyurmuş. Hermes yalan ilacını ezmiş, bölmüş, hepsine birer parça dağıtmış. Ama elinde daha birçok ilaç kalmış, esnaflardan da payını almayan bir kunduracı varmış. Tanrı, havanda ne kaldıysa hepsini kunduracıya içirmiş. O günden beri esnafların hepsi yalan söyler ama en yalancıları kunduracılardır.
Bu masal, hep yalan uyduran kimseler için söylenmiş.



HERMES’ İN ARABASI İLE ARAPLAR


Bir gün Hermes arabasına türlü yalanlar, düzenler yüklemiş, yola çıkmış. Her memlekete varınca bir parçasını alır, dağıtırmış. Arapların diyarına gelince, bilmem nasıl olmuş, araba kırılıvermiş. Araplar da mal bulmuş gibi hemen koşuşmuşlar, arabada ne bulmuşlarsa talan etmişler, tanrının başka ülkelere gitmesine fırsat vermemişler.



DEVE, FİL, BİR DE MAYMUN


Hayvanlar toplanmışlar, kendilerine bir kral seçmek istemişler. Deve ile fil; boylarını, kuvvetlerini öne sürerek diğerlerinden üstün olduklarını söylemişler. Kendileri kral olmak istemişler ama maymun kalkıp; “ Onlar kral olamaz , deve öfke nedir bilmez, kötülere kızıp da cezalandırmaz ki ! File gelince, o da domuz yavrusundan korkar ; ya bir domuz yavrusu gelip de bize saldırırsa ne olur bizim halimiz “ demiş.
Bazen küçük bir sebep insanın büyük yerlere geçmesine engel olur, bu masal onu gösteriyor.



DEVE İLE ZEUS


Deve bakmış ki boğa boynuzlarıyla övünüyor, kıskanmış, bu yüzden kendisinin de boynuzları olsun istemiş. Gitmiş Zeus’ un karşısına çıkmış, yalvarmış yakarmış. Zeus; “ Bu koca boyunla kuvvetin sana yetmiyor mu ki bir de gelmiş boynuz istiyorsun ? “ diye kızmış, dileğini vermediği gibi kulaklarının da yarısını koparmış.
Gözü doymaz nice insanlar vardır, başkalarını kıskanır, ellerindekini de yitirdiklerinin farkına varmazlar.



DEVE İLE İNSANLAR


İnsanlar deveyi ilk gördükleri zaman ödleri kopmuş, o koca boyundan korkup kaçmışlar. Gel zaman git zaman bakmışlar ki hayvancağızın bir kötülüğü yok, kimseye dokunmuyor, yanına kadar sokulmuşlar. Kızmadığını görünce ona kadar yakınlaşmakla kalmayıp, boynuna bir yular bağlayıp , üstüne çocuk bindirmişler.
İlk gördüğümüz zaman korktuğumuz nice şeyler vardır ki zamanla alışır, hiç aldırmaz oluruz.



CEVİZ AĞACI


Yolun üstünde bir ceviz ağacı varmış, gelip geçen herkes ceviz düşürmek için bir taş atarmış. Ağaç da kendi kendine içini çekip söylenirmiş ; “ Ne kara talihim varmış benim ki, her yıl böyle bin eziyet , bin bela çekiyorum! “ demiş.
Bu masal öz malları yüzünden türlü cefalara uğrayan kimseler için söylenmiş.



KUNDUZ


Kunduz; göllerde yaşayan dört ayaklı bir hayvandır. Ayıp yerlerini kesip bazı hastalıklara ilaç yaparlarmış, iyi gelirmiş. Bunun içindir ki bir yerde görülüp de arkasına düşüldü mü ne istediklerini bilir, önce kaçarmış, ama yorulup da ümidi kalmadığını anlayınca oralarını koparır, canını kurtarırmış.
İnsanların da akıllı olanları, malları yüzünden bir derde uğrarlarsa onları feda ederek canlarını kurtarırlar.



BOSTANINI SULAYAN BAHÇIVAN


Bahçıvanın biri bostanda sebzeleri suluyormuş. Oradan bir adam geçmiş, ne zamandır merak edermiş sormuş; “ Kuzum bahçıvan ! Yabani otlar neden gürbüz oluyor, çabucak boy atıyor da ötekiler cılız kalıyor, bir türlü büyümüyor ? “ demiş. Bahçıvan; “ Neden olacak? Toprak yabani otlara analık ediyor, ötekilere ise üvey ana gibi bakıyor de ondan. “ demiş.
Üvey ana eline düşen çocuklar da öyledir ; onlar anası olan çocuklar gibi bakılmaz ki !



ARDIÇ KUŞU


Ardıcın biri bir ormana girmiş, oradan pek hoşlanmış, başlamış çöplenmeye. Bir türlü ayrılamıyormuş. Oradan bir kuşçu geçmiş hemen ökselerini kurup kuşu kolayca tutuvermiş. Ardıç kurtuluş olmadığını anlayınca; “ Gördün mü başıma gelenleri ! Yiyip keyfedeceğim derken şimdi canımı veriyorum! “ demiş.
Bu masal, zevk uğrunda kendini yitiren insanler için söylenmiş.



HIRSIZLAR İLE HOROZ


Bir eve hırsızlar girmiş ama horozdan başka bir şey bulamamışlar. Boş dönecek değiller ya ! Horozu alıp çıkmışlar. Evlerine götürüp horozu kesmek istemişler. Horoz bıçağın hazırlandığını görünce; “ Kıymayın bana, benden insanlara iyilik gelir, ben herkesi işine gitsin diye vaktinde uyandırırım “ demiş. Hırsızlar; “ Biz seni kesmeyelim de kimi keselim ? demişler ; biz ne zaman hırsızlığa gelsek sen ötüp milleti ayağa kaldırıyorsun, bizim işimize engel oluyorsun ! “
İyilerin işine yarayana kötüler garez olur ; bu masal onu gösteriyor.

ALAKARG

A İLE TİLKİ


Alakarganın birinin karnı açıkmış, gitmiş bir incir ağacına konmuş. Bakmış incirler daha ham, olsun diye beklemiş. Tilki onun orada öyle beklediğini görünce merak etmiş, alakargaya sebebini sormuş. Alakarga olayı anlatmış. Tilki işin aslını öğrenince; “ A dostum! demiş, böyle bir ümide bağlanmak da olur mu ? Ümit ; hülyalar kurmaya yarar ama karın doyurduğunu hiç duymadım ! “
Bu masal, ümit peşinde koşanlar için söylenmiş.



KARGA İLE TİLKİ


Karganın biri bir parça et bulup çalmış, çıkmış bir ağacın üstüne. Oradan bir tilki geçiyormuş; “ Alırım ben bunun ağzından o eti ! “ diyerek durmuş, karganın boyunu posunu, güzelliğini övmeye başlamış; “ Ah ! demiş, senin bir de sesin olsaydı, kuşların şahı olurdun !” Tilki böyle deyince karga sesinin de ne kadar hoş olduğunu göstermek istemiş, ağzından eti atıp çığlıklar koparmış. Tilki hemen atılmış, eti yedikten sonra; “ Ey karga ! demiş, doğrusu güzelliğine de diyecek yok, sesine de , ama kuşların şahı olmak için biraz aklın eksik ! “
Bu masal da ahmaklara ibret olsun.
__________________

Kartal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Kartal'in Mesajına Teşekkür Etti.