Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.09.09, 08:59   #1
*Dost*
Yeni Üye

*Dost* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 16
Mesajlar: 15
Ettiği Teşekkür: 2
Aldığı Teşekkür: 65
Rep Derecesi : *Dost* Karimasını arttırmak için doğru yerde*Dost* Karimasını arttırmak için doğru yerde*Dost* Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Attila İlhan (15 Haziran 1925 - 10 Ekim 2005)





Attila İlhan 15 Haziran 1925’te Menemen’de doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı kentlerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza Nazım Hikmet şiiri göndermesi nedeniyle 1941’de tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı.


CHP şiir armağanı'nda ikincilik ödülünü kazandı.

Türkiye’nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi’ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı’nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü kazandı. 1946’ta mezun oldu.

İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Üniversite yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayınlanmaya başladı. 1948’de ilk şiir kitabı Duvar’ı yayınladı.

1949 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Paris’e gitti. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan bir çok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye’ye geri dönüşünde sıklıkla başı polisle derde girdi. Bir kaç kez gözaltına alındı.


1950’ li yıllarda adını duyurdu.

1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca tekrar Paris’e gitti. Fransa’daki bu dönem Attilâ İlhan’ın Fransızca’yı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950’li yılları İstanbul - İzmir - Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini Türkiye çapında duyurmaya başladı.

Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953’te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlar. 1957’de askerliğini yaptıktan sonra sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Ali Kaptanoğlu adıyla onbeşe yakın senaryo yazdı.



1960’ta Paris’e geri döndü. Babasının ölmesiyle birlikte İzmir’e döndü. Sekiz yıl İzmir’de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler serisinden Bıçağın Ucu yayınlandı. 1968’te evlendi, 15 yıl evli kaldı.



1973’te Bilgi Yayınevi’nin danışmanlığını üstlenerek Ankara’ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak’ı Ankara’da yazdı. 81’e kadar Ankara’da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul’a yerleşti.


"Sekiz Sütuna Manşet" , " Kartallar Yüksek Uçar" , " Yarın Artık Bugündür".


İstanbul’da gazetecilik serüveni Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından beri köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesi’nde sürdürmekteydi. 1970’lerde Türkiye’de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür senaryosunu yazdığı dizilerdi.

Türk edebiyatının usta kalemi Attila İlhan, 80 yaşında hayatını kaybetti.
ŞİİR
  • Duvar
  • Sisler Bulvarı
  • Yağmur Kaçağı
  • Ben Sana Mecburum
  • Belâ Çiçeği
  • Yasak Sevişmek
  • Tutuklunun Günlüğü
  • Böyle Bir Sevmek
  • Elde Var Hüzün
  • Korkunun Krallığı
  • Ayrılık Sevdaya Dâhil
  • Kimi Sevsem Sensin
ROMAN
  • Sokaktaki Adam
  • Zenciler Birbirine Benzemez
  • Kurtlar Sofrası
  • Aynanın İçindekiler
  • Bıçağın Ucu
  • Sırtlan Payı
  • Yaraya Tuz Basmak
  • Dersaadet’te Sabah Ezanları
  • O Karanlıkta Biz
  • Fena Halde Leman
  • Haco Hanım Vay
  • Allahın Süngüleri-Reis Paşa
ÖYKÜ
  • Yengecin Kıskacı
DENEME-ANI
  • Abbas Yolcu
  • Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler
  • ANILAR VE ACILAR
  • Hangi SolHangi Batı
  • Hangi Seks
  • Hangi Sağ
  • Hangi Atatürk
  • Hangi Edebiyat
  • Hangi Laiklik
  • Hangi Küreselleşme

ATTİL İLHAN’IN DEFTERİ
  • Gerçekçilik Savaşı
  • ‘İkinci Yeni’ Savaşı
  • Faşizmin Ayak Sesleri
  • Batı’nın ‘Deli Gömleği’
  • Sağım Solum Sobe
  • Ulusal Kültür Savaşı
  • Sosyalizm Asıl Şimdi
  • Aydınlar Savaşı
  • Kadınlar Savaşı

CUMHURİYET SÖYLEŞİLERİ

  • Bir Sap Kırmızı Karanfil
  • Ufkun Arkasını Görebilmek
  • Sultan Galiyef
  • Dönek Bereketi
  • Yıldız, Hilâl ve Kalpak
ÇEVİRİLERİ
  • Kanton’da İsyan (Malraux)
  • Umut (Malraux)
  • Basel’in Çanları (Aragon)



an gelir

paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
çalgılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür



şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür



an gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan
sehpada pir sultan ölür




son umut kırılmıştır
kaf dağı’nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan



an gelir
-lâ ilâhe illallah-
kanunî süleyman ölür
görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatlı bir bombadır patlar
an gelir
Attila İlhan ölür





__________________



Ne Mutlu Türküm Diyene
*Dost* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
16 Üyemiz *Dost*'in Mesajına Teşekkür Etti.