Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23.10.09, 21:30   #1
SuLTaN
Fosforlu

SuLTaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 708
Mesajlar: 4,453
Ettiği Teşekkür: 36956
Aldığı Teşekkür: 24738
Rep Derecesi : SuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyor
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Fuzûlî'nin Beyitleri ile Aşk...



"Aşk imiş her ne var âlemde ilm bir kıyl ü kâl imiş ancak"

Mehmed Bin Süleyman: Fuzuli





Fuzuli'nin
şiirinin en önemli özelliği içtenliği, coşkunluğu ve sadeliğidir.

Şiirlerinin başlıca temaları; sevgi, ıstırap, dünyanın faniliği, ölümvs.'dir. Bunların ele alınışında lirizm dikkati çeker.




Fuzuli’nin aşk anlayışı aşağıdaki beyitte özetleniyor. Zira sevgilinin verdiği acı, çektirdiği cefa şair için bir mutluluktur. Sevgili naz yaptıkça aşk tazelenir, muhabbet artar. Bu nedenle de sevgilinin nazından, çektirdiği acıdan şikayet edilmez, sevgiliye gücenilmez, tam tersine mutlu olunur.
Ey Fuzuli yâr eğer cevr etse ondan incinme
Yâr cevri âşıka her dem mahabbet tazeler





Fuzuli aşk derdiyle hoştur. Bu derdi giderecek derman istemez. Şuna inanır ki: kendisi için en büyük tehlike onu aşk ızdırabından uzaklaştırmak isteyen öldürücü dermandır. Bunun en güzel misali Kabe’nin toprağına yüzünü gözünü süren Mecnun’un dilinden söylediği;

"Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl aşna beni

Bir dem belayı aşkdan etme cüda beni"



duasıdır. (Banarlı, Nihat Sami, 358) Şair burada Allah’a şöyle yalvarıyor:

“Yâ Rabbi aşk belası ile beni her zaman beraber kıl. Bir an bile aşk derdinden aşk belasından beni ayırma.”






Aşk, Fuzuli için her şeye değerdir. Çünkü şairin cenneti sevgilidir. Âşıkları cennet için sevgiliden men eden, sevgiliyi yasaklayan bilmez ki aşıkların cenneti sevgilinin yüzüdür.

"Cennet için men eden aşıkları didardan

Bilmemiş kim cenneti aşıkların didar olur"



Ancak yine de sevdiğine kavuşmak yoktur. Âşık, sevdiği uğruna her şeyi yapar, karakterini, kendini değiştirir ama eğer sevgiliye kavuşursa hasta olur.
"Aşk derdinden olur âşık mizacı müstakim
Âşıkın derdine derman etseler bimar olur."


Bu beyitleri okuyanlar şöyle düşünebilirler:

Âşık olan kimse aşık olduğu kişiye kavuşmak istemez mi? İnsan neden çektiği ızdıraptan mutlu olsun ki? Acı çekmek neden şaire bu kadar zevk vermiş? Kavuşsa daha mutlu olmaz mı?
Hayır, kavuşsa daha mutlu olmaz. Çünkü şairi mutlu eden şey sevgiliye kavuşmak değil, kavuşacağı anın hayalini kurmaktır, sevgiliye duyduğu özlemdir, hasrettir. Eğer sevgiliye kavuşursa bekleyeceği, hayalini kuracağı bir şey olmayacaktır. Bu da hayatın anlamını yitirmesidir şair için. Bu nedenle şair sevgilisinden de adalet beklemiyor. Sadece aşkını kendi içinde yaşamak istiyor.

"Senden itmen dad cevrün var lütfun yoh deyüp
Mest-i zevk-i şevkinam birdür yanumda var yoh"
Günümüz Türkçesiyle:

Ey sevgili, eziyetin var da lütfun yok diye senden adalet istiyor değilim; bilakis ben senin şevkinin (özlemin, çoşku ve ışığın) zevkinin mestliğinde yaşıyorum, var ile yok yanımda eşittir.



Tanburi Osman Bey & Segah Peşrev

SuLTaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
14 Üyemiz SuLTaN'in Mesajına Teşekkür Etti.