Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.10.09, 20:15   #1
Mathematician
Kroniköğrencideğilartık:D

Mathematician - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 298
Mesajlar: 3,187
Ettiği Teşekkür: 12966
Aldığı Teşekkür: 17543
Rep Derecesi : Mathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevher
Ruh Halim: Cok Yorgun
Standart Atatürk'ün Bir Anısı

Aşağıdaki metin, İlknur Güntürkün Kalıpçı’nın Epsilon Yayınlarından çıkan “Anmaktan Anlamaya Doğru Atatürk” adlı kitabından alıntıdır.
Bir tarih dersine girdiğinde tarihin çok monoton, kitaba bağlı ve sıkıcı anlatıldığını gören Atatürk:

“Tarih derslerinde müfredatı öğrenmek yerine önce tarihimizi sevdirmek; sonra da dersi niye okuduklarını, ileride onlara ne zaman lazım olacağını anlatmak gerekir”

der ve şu anısını anlatır.

“Kurtuluş Savaşı başlamıştı. Her Mehmetçik ve subay ve komutanlar destanlar yaratıyordu. Bir gün düşmanın saldırıya geçeceği haberi alındı. Subaylar üçgen tepelerin en geridekini bütün bilgi ve gereçleri ile donatmışlardı. Ovaya inecek düşmanı buradan ateş yağmuruna tutup yok edeceklerini düşünmüşler. Aslında görüntü olarak bu çok doğru bir hareketti. Ama ben bu tepeyi boşaltmalarını istedim. Küçük olduğu halde başka bir tepeyi tutmalarını söyledim. Komutan ve subaylar şaşırmışlardı. Hazırlanan tepeyi tümüyle boşaltmak istemediler. Küçük bir birlik bırakarak yeni tepeyi tuttular. Düşmanın topçusu amansız bir ateş yağdırmaya başlamış, piyadeleri de ovaya yayılmıştı. Hafif bir rüzgâr esiyordu. Düşman bırakılan tepeye saldırmıştı. Orada bırakılan küçük birlik hiç ateş edemiyordu. Bir yandan güneş bir yandan sert esen rüzgâr oradaki Mehmetçiğin gözlerini görmez etmişti. Nişan alıp ateş edemiyorlardı. Hepsi şehit oldu.

Öğleden sonra Türk süvarisi bu tepeyi alan düşmanı tamamen yok etmişti. Bana o gece komutanlar; bu tepenin savunma için çok iyi bir tepe olarak görünmesine rağmen, benim bu tepeyi isabetli bir kararla neden boşalttığımı sordular. Onlara şunu söyledim. “ O tepe Sezar ordularını, İskender’in ordularını en son da Yıldırım Beyazıt’ın ordularını aldatmıştır. Bu tepeyi ovaya hâkim sanan askerler karşılarındaki düşmana değil; güneşle başlayan fırtınaya yenilmişlerdir. Tarih boyunca nice ordulara mezar olan bu yeri Türk askerine mezar yapmak istemezdim.”

“ İşte tarih yalan söylemez. Tarihi bir masal olarak değil; aynı hataları tekrarlamamak için okumak gerekir.”

__________________
Mathematician isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Mathematician'in Mesajına Teşekkür Etti.