Tekil Mesaj gösterimi
Eski 06.11.09, 13:44   #1
Mathematician
Kroniköğrencideğilartık:D

Mathematician - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 298
Mesajlar: 3,187
Ettiği Teşekkür: 12966
Aldığı Teşekkür: 17543
Rep Derecesi : Mathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevher
Ruh Halim: Cok Yorgun
Standart Matematikçilerin Maruz Kaldıkları Sorular

Biz matematikçiler bazen ilginç sorulara maruz kalırız. "İşsiz kalacaksın neden bu bölümde okuyorsun ki?", "Matematik ne kadar çeşitli branş içerebilir ki içinde, hep aynı dersi mi görüyorsunuz?", "Ben zaten merak etmiştim de sormaya çekinmiştim, siz derste ne işliyorsunuz? hep problem mi çözüyorsunuz?".

Bir de fen fakültesi ile eğitim fakültesini birbirine karıştıranlar vardır. Belki de bunun sebebi matematiğin sadece okul müfredatında olduğu için öğretildiğini sanmalarından kaynaklanmaktadır. Aslında bu, bu şekilde düşünülerek, bizden çok değerli hocalarımıza ve eğitim fakültesinde okuyan arkadaşlarımıza yapılan bir yanlıştır. Bilmezler ki gerek fen fakültesinde, gerekse eğitim fakültesinde okuyanlar matematiğin büyüsüne kapılmışlardır. Öğretmenleri sadece öğretmek ile hükümlü görürler. Bilmeden, sevmeden öğretilebilirmiş gibi...

"Formasyon almazsan matematikte okuman bir işe yaramıyor değil mi?"... Matematiğin gerçekte ne işe yaradığını düşünmemişlerdir hiç. "Öğretmen olacaksın değil mi, sen?" bu sorunun üzerine hayır, bilimadamı olacağım demeye çekinirsiniz. Tabii ki, öğretmen olacağım, dersiniz. Başka ne olabilirim ki?

Belki de bunlardan en ilginci insanların sizi hesap makinesi gibi görmesidir. "Elin değmişken 89 ile 7'yi çarpsana" derler mesela, hem de bu işlemi akıldan hesaplamanızı isterler. Siz de aritmetiğim kötü deyip geçiştirirsiniz. Ve işte o zaman sizi matematikçilerin yüz karası ilan ederler. Oysa bütün matematikçilerin aritmetiğinin kötüdür.

Hani bir fıkra vardır... İstatistikçi, matematikçi ve ilkokul 1. sınıf öğrencisine sorarlar 2 ile 2 nin toplamı kaçtır diye. İlkokul öğrencisi hemen 4 diye cevaplar, istatistikçi bütün olasılıkları düşünür ve sonunda 4 sonucuna ulaşır. Matematikçi ise düşünür düşünür ve küçük ve sevimli bir ispat ile 4 sonucuna ulaşır.

İşte bu fıkrada da anlatıldığı gibi matematikçi hem aritmetiği kötü olan hem de düşünen kişidir. Ya da matematik düşünmektir. Doğrusunu söylemek gerekirse matematik şudur budur diye matematiği kısıtlamamak gerekir.Ama kesin olan birşey varsa o da matematiğin aşk olduğudur.Her keşfedilişte daha da güzelleşen... Ve bu güzelliği paylaşmak için başkalarının da matematiği bilmesini istediğiniz, onlara anlatmak için sabırsızlandığınız konular vardır. Karekök 2 nin irrasyonelliğinin ispatı sizi büyülemiştir ve onları da büyülemelidir. Sonsuzluk kavramında kaybolup gitmek, fraktallarla yenilenmek... Gözle görülmez elle tutulmaz sıfır hacimli Klein şişesi nasıl bir şişedir ki, sadece 4 boyutta tasvir edilir? Bunları tartışmak istersiniz başkaları ile... Ama dilinizi konuşan çok az kişi vardır. Oysa matematik evrenin dili değil miydi ki?

Bazen matematiği görünce kendimi 3 boyuta hapsolmuş hissederim - ki gerçekte de öyledir. Sanki aynadaki görüntümüzün 2 boyuta hapsolduğu gibi, biz de sonsuz boyutta 3 boyuta hapsolmuşuzdur.

Belki de hapsolduğumuz bu yerden beynimiz ile başka yerlere açılmak için matematiği seçeriz. Çünkü bize özgürlük verir. Düşün düşünebildiğin kadar der bize. Hayal gücünü kullan der. Keşke bize bu soruları yöneltenler de matematiğin böyle güzelliklerle ve en önemli değerlerimizden olan özgürlük ve hür düşünme ile dolu olduğunu görseler...


Alıntıdır.
__________________
Mathematician isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Mathematician'in Mesajına Teşekkür Etti.