Tekil Mesaj gösterimi
Eski 15.11.09, 13:56   #7
ReaL
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2602
Mesajlar: 30,046
Ettiği Teşekkür: 161498
Aldığı Teşekkür: 177594
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Batmak üzere denizaltı ve son söz: Vatan Sağolsun...

Heybeliada daki Deniz Okulu ndan mezun olan İsmail Türe kendi gibi Gelibolu lu olan bir kıza kaptırı gönlünü. iki sevgili parmaklarına nişan yüzüğü taksalarda, birbirlerini çok seyrek görmektedirler. İsmail Türe denizaltda muharebe subayı olarak görevlidir çünkü. Üsteğmenin aklına harika bir fikir gelir; nişanlısına ışıklı mors alfabesini öğretecek,Çanakkale den geçiş yapacakları geceyi planlı olduğu için önceden bildirecek ce böylelikle haberleşeceklerdi.

Boğazı yüzeyden geçmkte olan denizaltının kulesindeki denizciler sigara içmekte ve muhabbet etmektedirler, aralarından birirnin heyecanlı olduğu her halinden belli olmaktadır.Gelibolu kıyılarına geldiklerinde ,karanlık içindeki evlerden birinden bir el feneri yanıp söndüğü görülür: "seni seviyorum" arkadaşları gülerek İsmail Türe ye bakarlarken, genç aşık elindeki fenerle sevgilisine karşılık vermektedir.

Bu olaydan sonra iki sevgilinin aşkı düşmez olur denizaltıcıların dillerinden. Herkes, haberleşmek için kurulan ışık yolunu konuşur. Arkadaşları evlen şu kızla da buralardan her geçişimizde selamlaşmayı bırak artık diye takılırlar. Denizaltının üstünün ve altının yağmurlu olduğu günlerde bile boğazdan geçilirken elindeki fenerle aşk nöbeti tutan yakışıklı denizci gözünü bir an olsun ayırmaz Gelibolu kıyılarından.

Yine bir gün İsmail Üsteğmen, Çanakkale den geçecekleri gün ve saati denizaltının uğradığı bir limandan telefonla haber verir nişanlısına. Ege Denizi nden boğaza giriş yapacaklarını en öndeki denizaltının kulesinde olacağını bildirir.Genç kızın gözüne her zaman olduğu gibi o gecede uyku girmez.Büyük bir sabırla pencerenin önünde oturmakta ve gözünü hiç kırpmadan denize bakmaktadır. Fenerine yeni pil almış olsada arada bir yanıp yanmadığını kontrol eder yinede.

Birden dev bir karartı belirir suyun üstünde.güneyden gelen bir denizaltı,penceresinin görüş sahasına girmiştir. Genç kız pencereyi açar ve gecenin karanlığına uzattığı elleriyle feneri yakıp söndürür "seni seviyorum"

Kulede bulunan denizaltının komutanı Bahri Kunt işareti görünce gülümser; "hay allah bu kız denizaltıları şaşırdı.nişanlısının denizaltısı bizim önümüzdeydi". Bir anlık tereddütten sonra Birinci İnönü denizaltısının komutanı yanıt gönderilmezse genç kızın teleşlanacağını düşünerek karşılık verilmesini emreder.Yanındakilerin - ne diyelim komutanım sorusuna "ebediyete kadar" söyler.

O gece üsteğmen ismail türe nin görev yaptığı Dumlupınar Çanakkale Boğazı na giriş yapan ilk denizaltı olmuştur.

Ama Gelibolu kıyılarına gelemeden İsveç bandralı "Naboland" adlı gemi tarfından çiğnenmekten kaçamamış ve bir yaralı balina gibi acı dolu sesler çıkararak Çanakkale nin karanlık sularında kaybolmuştur. Herşey bir kaç dakika içerisinde gerçekleştiğinden, arkadan gelmekte olan Birinci İnönü denizaltısı Dumlupınar'a çarpan geminin yanından habersizce geçerek, Gelibolu ya ulaşan ilk denizaltı olur.

Genç kız, nişanlısından haber almanın huzuru içinde başını yastığa koyduğunda, genç denizci çoktan dalmıştır "ebediyete kadar" sürecek olan uykusuna.....

Sunay Akın
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
30 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.