Tekil Mesaj gösterimi
Eski 26.11.09, 18:14   #80
|.YaraLı Yüreğim.|
Ziyaretçi
|.YaraLı Yüreğim.| - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Mülteci Hayallerin Kurbanıyım Tamamen




Senin pencerenden bakıldığında

bir gece yarısı sen uyurken odana bir hayal gibi girip kulağına şöyle
fısıldamalıydım.
ve sen hiç bir şeyi hatırlamadan uyanmalıydın.


senin pencerenden bakıldığında
nasıl görünüyorum kim bilir.
ama o gördüğün ben değilim.


e
vet haklısın
biraz deliyim.


ama o gördüğün
ben değilim.


gel gelelim şartlar olsun
yaşamın bizi getirdiği yerler olsun
ne kadar farklı aslında
yolların kesiştiği yerler ne kadar az
ve bir kadar o kadar da ne umutsuz
ve geleceksiz
hatta kimi zaman beceriksiz bir halde
var olup olmayan ilişkimiz.


varız aslında
ama yokuz bir başka bakışta.


zaten bu bakışlar değil mi bizi
bazen biz eden
sendeki o sıcaklığı
bendeki bu şaşkınlığı da veren
o gülümseyen bakışlar değil mi ?


senin pencerenden bakıldığında
ben aslında yokum.
bunu bilmek de acı ve önüm arkam
sağım solum
sobe.
saklanmayan ebe...


aslında
bir kere de saklanma sen de
ne olur ki
bıraksan kendini akışa
ve hiç bir şey sormasan
ve hiç bir şey söylemesen
ve aslında
hiç bir şey olmamış olsa
ve hiç tanışmamış olsak
ya da ne bileyim
ne olursak olsak

ama hep yakın olsak...

olsak mı ? peki...

bunları sana söyleyip kaçıp gitmeliyim odandan.
ne sen ne yastığın ne de yorganın farkında olmadan...


aramızda bir hukukumuz var senin bilmediğin. ben seni aslında ilk
gördüğümde sevdim de çok saçma geldi söyleyemedim. korktum bakışlarının
değişmesinden belki de. olur ya bakış bu sever değişir sevmez değişir.


riske atamadım işte hiç bir şeyi.
sonra bir sürü mektuplar yazdım sana kimi zaman defter kenarına kimi zaman
peçetelere ve de adisyon arkalarına. hatta bir keresinde de simitçinin
simidi sardığı sarı kağıdın üzerine. hafif susamlı aşk.


ne garip değil mi ?
belki de o gün hızlı adımlarla gelip oturduğun ve sonra aynı hızla ortadan
kaybolduğun güne geri dönsek ve gözlerinin içine birlikte baksak.


ve anlasak.

aramızda bir hukukumuz var senin bilmediğin. belki de gerçekten uyumadan
önce inandığın her şey adına dilediğin bir sevginin ilk adımı. ve tabii
görmediğin için üzerine basıp incittiğin bir karıncadan tarihe karışan dört
yapraklı yoncadan farkı yok bu duygularımın.


bir ara altına bak ayakkabılarının.
orada mıyım ?
oradaysam bir tırnak darbesiyle çıkar beni oradan ve kirlenmiş bu diye at
hemen pencereye arkamdan bile bakmadan.


ya sen ?
sende ne var geriye kalan ?
her şey yeni mi sanki ? her şey daha iyi olacak mı ki ?
hayır.
sen baktığın yeri ve hatta gözünün önündekini görmüyorsun ki.
en son ne zaman açıp eski mektuplara baktın ? mektup mu kaldı diyeceksin.
haklısın.
ya da ne zaman eski parfüm şişelerini kokladın o günlere dönmek için ?
ve kaç dalının farkındasın her sabah pencerenden gördüğün ağacın ?

şimdi ben sana desem ki içimde sana bir yuva kurdum gel otur.
hayır çok anlamsız olacak.
demek iş değil. laf bu söylenir. gel demek zor gelir ama dökülür eninde
sonunda sessiz de olsa dudaklardan. ama biliyorum ki dökülecek döküldüğü
yere birikecek ve sen görmeden üzerine basıp geçeceksin...


işte bu yüzden her eve girişinde ayakkabının altına bir daha bak.
eğer oradaysam bir tırnak darbesiyle sök ve at.

  Alıntı ile Cevapla