Tekil Mesaj gösterimi
Eski 01.12.09, 23:25   #2
OkyanusunKalbi
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27529
Aldığı Teşekkür: 40364
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Sarıkamış Harekatı

Savaşın Sonuçları
1913 Balkan harbinin kayıplarını telâfi etmek, Türkistan'daki esir Müslüman Türkleri hürriyet ve istiklâllerine kavuşturmak gayesiyle başlatılan Sarıkamış harekâtı başarıya erişememiş Enver Paşa Almanların İpek yolu denen (Şarka Doğru) siyaset planına belki bilmeden katılmıştı ama petrol ve ipek ülkeleri olan Orta Doğuya doğru 3ncü Ordu ile harekete geçerken hazırlıklı değildi.

Gayesi uğruna sonradan Türkistan'a geçen ve oradaki Türkleri büyük bir iradeyle teşkilatlandırıp Ruslara karşı da savaşan bu zeki ve çok cesur Türk kahramanı eğer tedbirli ve tedarikli davranmış olsaydı, Rusları mağlup edebilir ve ezelî düşmanımızı yok edebilirdi. Turancılık hayalînin yanında Osmanlı Devletine Türkistan illerini katıp büyük bir Türk Devleti kurmak hayalî eklenirse Enver Paşa hiç de yadırganacak bir kumandan değildir. O, ideallerini aksiyon safhasına aktarırken Almanlardan büyük yardım göreceğini sanmış, mevsim şartlarını, coğrafî durumları göz önüne almadan hareket etmekle binlerce Anadolu 'halkı arasında hürmetle yad edilen Enver Paşa, muhakkak ki büyük bir asker ve cesur ve idealist bir insan olarak tarihte yerini alacaktır.

Odesa ve Sivastopol'ün 29 Ekim 1914'de Breslav ve Goben Zırhlıları tarafından bombardıman edilmesiyle Birinci Dünya Savaşına emri vaki ile giren Osmanlı Devleti'ne karşı Rus ordularının 1 Kasım 1914'de sınırı aşarak Horasan ve Eleşkirt'e kadar ilerlemeleri, Karadeniz'de Mithatpaşa vapurunu torpilleyerek batırmaları büyük bir saldırıya geçeceklerine işaret sayılmıştı, 1 Kasım 1914'de başlayan Rus harekâtı Köprüköy'de 14 Kasım 1914'de Türk ordusunun azimli karşı duruşu ile kırılmıştı, ancak bundan sonraki hareket aceleye getirilmiş, üç kolordudan teşekkül eden Üçüncü Ordunun Doğu cephesinde tahkim edilmemiş arazideki dağılışı ve kumanda zincirindeki irtibatsızlık, teçhizat bakımından zayıf olması beklenen zafere ulaşmayı engellemiştir.



Enver Paşa

Eğer 3. Ordu Allahuekber dağlarından değil de güneyde Muş-Hınıs üzerinden Aras nehrine doğru bir kolordu ile harekete geçmiş olsaydı belki zafer ümidi doğardı. Zira bu yol geçilmesi ve aşılması coğrafi bakımdan daha elverişli idi, ama nedense bu ihtimal daha sonra hatıra gelmişti. O zaman da iş işten geçmiş bulunuyordu. 5 Ağustos 1922'de bir Kurban Bayramı günü Türkistan'da Çiğen Tepesine 45-50 kişilik bir kuvvetle hücum eden Enver Paşa burada, Pamir eteklerinde Dereryi Hâkiyan mevkiinde Kızılordu askerleri tarafından şehit edildi.

Enver Paşa ölmeden, 29 Eylül 1920'de Sarıkamış'ın geri alınmasında bulunamadı. Türkistan'da şehit edildi.

Türkler'in İradesi ve Dayanma Gücü
Türkler savaşta büyük kayıplara uğradıkları halde inatla karşı koymaktadırlar. Sarıkamış grubuna yardım maksadıyla Bardız'a özel bir grup gönderilmişti. Aynı zamanda bu grup Türkler'in ulaşımlarını kesecek ve onlara takviye kuvvetinin katılmasına engel olacaktır. Görünüşe göre zikredilen grup beş alay kadar tahmin olunan düşman (Türkleri kastediyor) kuvvetiyle savaşa mecbur kalacaktır.

"Bütün cephede Türklerle başarı kazanırcasına mücadeleye rağmen yegâne ulaşım ve kavuşma yolunun kesilmiş olmasından dolayı Sarıkamış müfrezesinin vaziyeti çok ağırdır.

"Hal ve mevki, ciddî kararlar alınmasını gerektirmektedir. Zira fasılasız devam eden birçok savaş ve çarpışmalardan sonra kayıplar pek fazla olup, gitgide de artmaktadır.

"İleri karakol postalarında ve gerekli olarak geceyi açık arazide geçiren askerler meyanında soğuktan donmuş olanların çokluğundan müfrezenin kuvveti giderek azalmaktadır.

15 Birinci Kânun'da Sarıkamış'a onuncu kolordusuna mensup taze askerî birliklerin yanaştıkları anlaşıldı. Bu birlikler, Yağbasan, Alisofu köylerinde iki cepheyi işgal ettiklerinden bu suretle Sarıkamış'ın kuşatılması tamamlanmış oluyordu.

General Prejevalski şafaktan önce sağ cephe ve merkezde bulunan 80 nci Gabardinski alayını kendi plâstonlarıyle değiştirdikten sonra. General Berhman'a bildirdiği üzere Sarıkamış grubu birliklerine yolu açmak için Türkler'in Sarıkamış'ın kuzeyindeki tepelere (ki bunlar Turnagöl sırtlandır), işgal ettikleri mevzilere Karşı taarruza karar vermiş bulunuyordu.


General Prejevalski, kendi müfrezesini şu suretle bölmüştü: Yağbasan ve Alisofu köyleri üzerinden taarruz eden düşmana (Türklere) karşı beş tabur. Bunların yanında 80.Kabardinski Alayı vardı. Ayrıca sekiz toptan teşekkül eden bir kuvvet sevk ederek Bardız geçidini tutacaklardı. Bunlar düşman saldırılarını geri atmağa memur edilmişti. Bardız geçidine karşı da General Bukretov kumandasında beş tabur. 4 toptan ibaret kuvvetleri -aralarında Berdanka tüfeğiyle silâhlanmış bir buçuk tabur bulunduğu halde- bu önemli geçide gönderilmiştir.

General Bukretov'a düşmanın sağ cenahını kuşatmak suretiyle onu Bardız geçidinin doğusuna atmak ve çıkarmak emredilmişti.

Bardız geçidini zapt etmek için iki topla beraber iki tabur ayrıca memur edilmişti. Bunlar Yağmur Dağa hücum ve taarruz edeceklerdi. Yağmur Dağ Sarıkamış'a 7 km mesafededir.

Bu taburlar Yağmurdağı zapt eylemişler ise de bunların ileriye doğru harekâtı çok zorluklara uğramıştı. Kuzeyden Yağmurdağ'a doğru inen dik yamaçlı bir sel yarıntısı birleşmekteydi. İlerdeki bütün düşman mevzilerini ve topçularının gruplarını seyretmekte idiler. Dağ yamaçları çok dik olup düşmanın "anflat" karşı atışı altında kalmakta idi. Türkler bilhassa Bardız geçidinde olan başlıca yoldan Yukarı Sarıkamış köyünün batısında ve kuzey batısında şiddetle karşılık veriyor, mukavemet ediyorlardı. Böyle bir şiddetle karşılık veriyor, Miralay Bukretov, bu geçidi işgal edememişti.

Miralay Bukrelov, adı geçen geçitten hemen hemen bir km mesafede durmağa mecbur kaldı. Müfrezesinde bulunan dört top.

Türklerle mücadele edememişti. Özellikle bunların cephaneleri az bir zamanda tükenmiş bulunuyordu. Sekseninci Kabardinski Alayı, evvelki günlerde yapılan sık sık mücadelelerde çok kayıplara uğramış olmasına rağmen Türklerin hücumuna mukabil, kesin hücum ile karşılık verdi. Çarpışma, tesadüfî muharebe şeklini alarak bilhassa şiddetli oldu.


Enver Paşa'nın kuvvetli iradesi, dayanıklı Türk birliklerini bütün müthiş engelleri kesmeğe, sevk ve mecbur etmeğe zorlamıştı."

Türklere Gece Baskını
1914 yılının II. Kânun 16. günü gece bastığı zaman Birinci Kafkas Obüs Taburu gelmiş olduğundan General Prejevalskinin zayıf topçusu bu suretle oldukça takviye edilmiş oldu. Akşamın saat 10 una doğru Türkler gözükmeksizin son sırtlardan indiler. Daha sonra demiryolu hattının geçtiği vadide toplanarak toplu nizamla İstasyona, köprüye ve Kartal Yuvası dağı (istasyonun üstündeki dağa) hücum etmişlerdir. Bu dağ, Üçüncü Kobban Plaston taburu taralından işgal edilmekte idi.

Tabur, kendisine tek üstün olan düşmana karşı mukavemet edemeyerek çok kayba uğramış ve Sarıkamış'a çekilmiştir. Türkler onun arkasından kasabaya girmişler ve kasabanın çevresinin 156 P (Yelizavet-poleski) Alayı hizmet bölüğünün eski kışlalarını işgal etmişlerdir.

Merkez mıntıkasında istasyon kumandanı olan Japorjevski, Kazak Alayının kumandanı Miralay Kravçenko, yarılmış olan mıntıkadaki durumu kurtarmak için bizzat ileriye atılmış ve derenin üzerindeki köprüde (ki Türkler bu köprüden geçiyorlardı) ölmüştür.


17 Birinci Kânun'da Sarıkamış'ta Durum
Evvelki kadar gergin değildi. Sarıkamış birliklerinin ilân ettiği başarı gitgide halin iyiliğine doğru gelişmesini temin eylemekteydi.

Sabahın saat 7 sinde General Prejevalski'nin emrine Kars kalesi istihkâm bölüğünün tahrip kıtası vasıl olmuştu. Türkler tarafından daha 1914 yılının 14 ncü Kânun'unda işgal edilmiş olan kulübelerin tahribine karar verilmişti. Kulübelerden birisinin damına yakıcı-prokselinli büyük bir tahrip kalıbı konarak, merminin patlamasıyla beraber, bina tamamen tahrip edilmiş, yıkılmış ve içinde bulunan 300 kadar Türk savunma erinin cümlesi telef olmuştur.

Bundan sonra ikinci kulübe içinde bulunan 300'den fazla askerden hepsi, içinde imamları olduğu halde teslim olmuşlardır. Türkler bu kulübelerde üç gün üç gece erzaksız ve susuz olarak sabırla ve inatla bir mukavemet göstermişlerdir.

Turnagöl Dağları'nın Hasan Ağayurd tepesinde inanılmayacak derecede bir gayret ve fedakârlıkla iki dağ topu çıkarıldığından bunlar Bardız geçidini arkadan dövmeğe başlamışlardır.

General Prejevalski, Miralay Bukretof'un emrine kendi eli altında bulunan 13 taburdan 6 sıra göndermiştir. General, Bardız geçidini tutmadıkça Sarıkamış'ın diğer cephelerinde saldırıya geçmenin ve demiryolunun tahribinin faydasız ve anlamsız; olduğunu pek güzel anlamıştı.

Askerin çok yorgun oluşu, zaman zaman cephane ve fişeğin azlığı ve Türkler tarafından bu bölgeden devamlı olarak gösterilen şiddetli mukavemet sebebiyle, Miralay Bukretof'un pek ziyade zorlukla ilerlemekte olmasını ve kesin bir başarı elde edememiş bulunmasına vesile olmuştur.

Eski Sarıkamış Baskını

Yukarı Sarıkamış köyünde hoş bir vak'a olmuştur: Buradaki ot setlerine ait kulübeleri tutmuş olan bir Türk taburu ile bunun karşısındaki bizim iki Kabardinski taburu vardı.
Üç gündür uğraşıldığı halde buradaki Türkleri esir etmek kabil olmuyordu. Kulübelere yaklaşan askerlerimize etraftaki tepelerden şiddetle ateş edilmekte idi. Vakta ki obüslerimiz yukarıda bulunan düşmanı def eylemiştir.
Avcılarımız sürünmek suretiyle ilerleyerek en yakın olan kulübeyi berhava etmiştir. Bu feci akıbetten sonra üç ümera yedi subay bir doktor ile üç yüzden fazla nefer silâhlarını teslime mecbur kalmışlardır.

Sarıkamış muharebesinin neticesi olarak 20'den fazla subay bin beş yüz askerden oluşan esirlerin gelişinden bizar oluyorum İskân edilecek yer ve yiyecek temin etmek lâzım geliyor. Esirlerin ifadesine göre Sarıkamış'a karşı Türkler'in 17.2.28, 29. 30 ve 31 nci Türk fırkaları hareket eylemekte oldukları ve Köprüköy'den kıtaatımızın arkası sıra 18. 33. ve 34'ncü Türk fırkalarının gelmekte olduğu anlaşılmaktadır. Bütün kıtaata Hasan İzzet Paşa kumanda etmekte fakat Sarıkamış harekâtını bizzat Enver Paşa idare eylemektedir. Ayrıca iki Alman general bulunmaktadır.
Sarıkamış önlerinde günlerce süren muharebelerden sonra 13.000 mevcudundan IX. Kolordunun bakiyesi olarak kalan bütün generaller ile 200 küsur subayı ve 6000 kadar neferi esir olmuşlardır. (23 Birinci Kânun 1914).

13000 mevcutlu Kolordunun halen 7000'i hayattadır. Ganaim miktarı henüz malum değildir. Fakat 30 kadar top, 20 kadar makineli tüfek, IX. Kolordu Kumandanı ve keza erkân-ı harbiyeleriyle beraber 17 28. ve 29ncü fırka kumandanları esirdir.
Sarıkamış hezimetiyle cesaretle maneviyatlarını kaybeden diğer Türk kıtaatı Ardahan'ın tarafımızdan istirdadı üzerine ric'at etmişlerdir.

Düşman kumandanları General Galgilin Bulaklı tarafında, Kaymakam Radde (Palandöken'e), Birinci Ferik General Graf Varanşof Daşkot Miralay Bukretof Darkovski, General Prejevalski, General Yudeniç, General Berhman ayrıca General Baratof orduya kumanda etmişlerdir.

Sarıkamış'ta Şehit Düşenlere Ağıt

Sarıkamış'ta var maşin
Urus yığmış ağır koşun
Bizim asker açık çıplak
Dağlarda büyüdü kışın, (döndü),
Sarıkamış alkan oldu
Zalim Urus murat aldı
Kimsesiz kul, kız gelinler
Kara giyip saçın yoldu
Sarıkamış saza döndü,
Dağları gülgaza döndü
Serçe canlı Ermeniler
Alıcı şahbaza döndü.
Sarıkamış içi meşe
Urus hep yaktı ateşe
Bizi koydun eli bağlı
Nerye vardın Enver Paşa?
Soğanlı'da soğan olur
Kar tipisi boğan olur
Urusu bozgun görenler
Anasından doğan olur.
Soğanlı'nın göktaşları
Kızardı hep haşhaşları
Kar, boranda dondular hep.
Erzurum'un dadaşları
Bardız deresi kan çağlar
Analar ciğerin dağlar
Çil Horoz dağı ardında
Nice duvaklılar ağlar.
Enver Paşa hücum dedi
Yarıldı Moskof ödü
Zalim Allahuekber Dağı
Nice arslan, yiğit yedi.
Sarıkamış ne aralı
Kimi şehit kimi yaralı
Bunu duymuş var mı ola
Yalan dünya kurulalı
Sarıkamış Altınbulak
Soğanlı'yı biz ne bilek
Bizim uşak böyle gezer
Ağlı zıbın, kara yelek.
İbrişimin kozaları
Batsın Avşar kazaları
Sarıkamış'ta kırıldı
Konca gülün tazeleri.
Yüzbaşılar, binbaşılar
Tabur, taburu karşılar
Yağmur yağıp gün değince
Yatan şehitler ışılar.
Kılıcım kana boyandı
Gökte melekler uyandı
Yedi düvelin ağzında:
Ancak Osmanlı dayandı
__________________
ForumGerçek Türkiye'nin Forumu
OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
14 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.