Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02.12.09, 15:23   #387
|.YaraLı Yüreğim.|
Ziyaretçi
|.YaraLı Yüreğim.| - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Mülteci Hayallerin Kurbanıyım Tamamen

Korkutmaz suların rengi ve derinliği tıpkı sana duyduğum sevgi gibi..

Nice bir zaman sonra dans ettiğim beyaz köpüklü dalgalar bilmediğim bir çölün kızgın kumlarına bırakır beni.. Kervanlarla yolculuk ederken bulurum kendimi..

Sen uçsuz bucaksız çöllerin ateş’ den prensi ben gölgene ve sana muhtaç bir kum tanesi....


Bir an bir çan sesi getirir kendime beni... Kurduğum hayal sona erer gerçeğe dönüşür duygular sen yoksun yaşadığım hayal kırıklığıyla hüzün yine kapımı çalar...

Gözlerimde dolu misali birikir yaşlar ve sen bilmezsin
Yüreğime yağmurlar yağar...


Yağan yağmurlarla gelen sonbaharda daracık bir patika yolunda yürür bulurum kendimi..


Ağaçlar yapraksız kalmış yine sensiz ben gibi.. Üzerine basmaya kıyamadığım sarı kırmızı yaprakların sesleri alır götürür geçmiş zamanlara beni...

Yeşile bürünmüş dallar dudağıma kondurduğun buseler heyecanla elime tutuşturduğun gül goncaları gelir aklıma...

Düşen bir dal parçasıyla boğazımda düğümlenir tarifsiz duygular ve gözlerimde birikir yaşlar Yüreğime yeniden yağmurlar yağar...

Eteklerine kardelenler serpilmiş beyaz gelinliğiyle dört başı mağrur gelinlere benzeyen bir dağın zirvesindeyim şimdi..
Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyor yüreğim...


Dağ başı yalnızlığı ölümden beter. Yumruklarımı sıkıyor avazım çıktığı kadar bağırıyorum.."SENİ ÇOK SEVİYORUM"


Sesimin yankısıyla çığlar düşüyor eteklerime… Yollarımda karlar yollarımda kara yazım var.

Gel desem gelemezsin…. Gel desen ayaklarımda buzdan prangalar….

Gözlerime hapsettiğim yaşlar
Ve yüreğime yeniden yağmurlar yağar...

Tüm cömertliğiyle gelen bahar.. çağıldayan dereler el ele dolaşan sevgililer bir yanda uçurtma kuyruğuna asılı kalmış çocuk sesleri.


Taze bahar çiçekleri çiğ taneleri başımda eser kavak yelleri ve dilimde uzak diyarların sevda türküleri…

Mevsimler geliyor ve geçiyor hayatımdan…
Bir yarım hep eksik..Bir yanım hep sensiz kalıyor…
Görmüyorsun..!
Duymuyorsun..!
Yüreğime yağmurlar yağıyor…
Yağmurlar yüreğime ağlıyor.....

SEN BİLMİYORSUN...





Acımasız mıyım?
Yoksa acınacak haldemiyim bilmiyorum.
Bilinmezlikler mi çok yoksa bilinmezlikleri ben mi
yaratıyorum bir türlü karar veremedim

Benim olmanı istemek mi hata yoksa hata seni sevmek mi zaten en karmasık sorum. Günlerdir cevaplarını bir türlü bulamadıgım binlerce soru soruyorum kendime. Sonra itiraf ediyorum Evet seni seviyorum seni istiyorum ama niye bu kadar uzaksın bana?

Farklılıklar mı insanı uzaklaştırır birbirinden?
Bu kadar mı acımasız hayat ki sırf farklısın diye
beni asla görmüceksin.
Seni çok sevdiğimi öğrenemeyeceksin.

Belkide unutmak en iyisi diye cevap buluyorum kendime
ama unutmayı bile beceremiyorum.
Keske düya dursa yada ben dursam ve dünya dönse
gözlerim bir kapalı bir açık derken geçse bugünler
öyle ki seni unutabilsem
Ve ben yine üzgünüm seni unutamıyorum....

KALBİMİ KENDİMCE YAMALIYORUM.
Ama artık dikiş tutmuyor yaralar. Gözlerimi kapatma
bile fayda etmiyor son günlerde
Hak ettigimi mi yaşıyorum yoksa haketmedigim
sey için sınanıyomuyum bilmiyorum.

Ama acısına dayanamıyorum

En umarsamaz halimle bile seni umursarken
ben sadece öylece bakıyorum

ÜZGÜNÜM canımı acıtıyorsun AMA sen canımı acıttıgını bile bilmiyorsun.......
şimdi seni sevip hissetmem için seni sahiplenmem gerekmiyor.
Yanımda olmasan da senin hayalinle paylaştığım bu odamda

seni hissettiğim kadar başkalaşıyorum duygularımın fırtınalarında;
baştan başa sen oluyorum..

Renklendirdiğim rüyalardasın
Ordasın ve varsın işte..

Şimdi yüreğimle soluyorum seni..
Binbir kır çiçeğinin kokusu bahar bedeninde..
Hayatın bütün renkleri bir yaz güneşinden ödünç aldığın yüzünde..
Kalabalık içinde yalnızlığınla çılgınca dans ediyorsun..

Ay'ın ışıltıları yüzünde
rüzgarın serseriliği avuçlarında...
Mavi denizlerin yosun kokuları her soluk alışlarında...
İlk kez acı çekmeden özlüyorum seni..


Her insanın ay gibi bir birinden farklı iki yüzü varmış;
bir yanı aydınlık diğer yanı kapkaranlık..
Şimdi bir yanım çok aydınlık
apaydınlık...
Acı verecek kadar aydınlık..
Seni bu aydınlıkta ilk kez görüyorum...
Sen benim değilmişsin
bunu en çok bu aydınlıkta görüyorum...
Benim olan sende yaşam bulan ve tekrar bana yansıyan kendi kişiliğim
benim kutsal sevgim..
şimdi daha iyi anlıyorum..
Senin sahibin kararmış gönlün
acıların
dününden bugününe ve yarınına miras kalan talihsiz karşılaşmaların
düş kırıklıklarınla dolu günlerinin siyaha bürünmüş halleri...
Sen kendi karanlık yönlerini seviyorsun
her kendine yol alışlarında
ya da
sevmek-sevilmek isteyip de sevilememenin
veya
sevememenin acılarından haz alıyorsun..
Sen kendini üzen duygularını
kendi karanlıklarındaki alaycı acılarını seviyorsun durmadan..

Sen seni sevenleri sevemedin..
Ulaşılmaz sandıklarına da sahip olunca yeni oyunlarda
yeni başlangıçlardaydın..
Sanki bir iddiaya girip de
kazanmanın sarhoşluğuyla elindeki sana boyun eğen yüreklerin masumiyetlerini ayaklar altına savruluşlardaydın...
Sen imkansızlığı seviyorsun
ve imkansızlığın sana çektirdiği ölümcül acılar ile ısırgan oyunları seviyorsun.. Oysa hayat bu değil..
sevmek bu değil..
Sevmek insanın kendine çekilmesidir..
Sevmek insanın çekildiği yerde sevdiğine baş eğmesidir..
Sevmek
insanın yıllardır unuttuğu kendisine dönmesidir..
Sevmek insanın yıllar sonra döndüğünde gördüğü şeye gönül rahatlığıyla inanmasıdır...

Sen asla birinin sahipleneceği olamasın
izin vermesin..
ve asla sahiplenemesin birini..
Senin sahiplendiğin yalnızca kendi korkularınla büyüttüğün yalnızlığın.. Dünyanın en yalnız kalesi kalbin
sessiz ruhlar kabilesinde..
Tasarlanmış sözdizimlerinin arkasına gizlenip
öngörüntülerden ayrıntılar ve hatalar yakalamak için tetiktesin..
Kendine gömülmüşsün baştan başa
kimseyi içine alıp başka renklere bürünemesin..
Başkalarının seni senden alıp başka uzak limanlara taşımasını istemesin..
Birinin içinden sarsıntılı yolculuğa çıkmayı henüz tanımamasın..
Kendine koyduğun yasaklarda kalbin..
Oysa öyle ürkek ki sevgin
seni kim anlamak istese de
ister istemez o öykülerine gizlediğin derin yaralarını sürüyorsun öne...
O derin kimsesizliğini...
Bana bulaştırdığın kimsesizliğini..
Sevgi nasıl bulaşıcı ise hüzün ve nefrette öyle bulaşıcı..
Şimdi kendimde senin izlerini taşıdığımı görüyorum.
Senin karanlıklarında yüzüyorum.
Ne kadar kendime kaçsam seni buluyorum anılarımın sokak aralarında...
ve her seferinde senin boşluğundan çaresiz kendime
kendi çarezsizliklerime dönüyorum..

Sen beni unutmak için savruldukça
bende seni unutmak için kendi alaycı acılarımı sevmeye çalışıyorum...
Bu yüzden her şey birbirine karışıyor...
Sana duyduğum o masumane sevgim kendime çekilmelere
kendime çekilmeler sana duyduğum nefret'e karışıyor...
Sevgi ve nefret duygularım ayrılmaz ikizler gibi..
Şimdi çekildiğim bu karanlıklarımın alaycı acılarında anlıyorum ki
ben seni değil
sende suret bulan katıksık beni can yoldaşı yapmışım sevda yollarımda..
ve yine anlıyorum ki yok olan sen değilsin
yok olan kendi masumiyetimin ve inançlarımın güçlü yanları..
Şimdi sahip olduğum yoğunluk ise;
beni yansıtan aynanın kırılan binbir parçasının
tarihimin gençlik bölümün her noktasına gömülmesine seyirci kalan teslimiyetçi ruhumun sessiz gece çığlıkları..


Seni sen olduğun için değil
seninle birlikte olduğumda ben olduğun için sevdim..

Ben seni değil seni sevmeği..
ben seni değil seni özlemeyi sevdim..
Sevdim bekledim andım bekledim..
Dönmeni değil sevdamı bekledim..
Bildim ki benim hep bir sevdam var..
Üstüne alınma; sana "dön" diyen mi? var..

Sen şimdi o sahte öykülerinde ara yalnızlığını
ben senin gerçeğinim..
aklandığın satır aralarında değil hayat
yüzleşmekten kaçtığın gerçeklerinde..
Senin gerçeklerin kaçtığın yaşamında; g
üçsüz yanlarında
öfkende
sevinçlerinde
geçmişinde
baştan başa kendinde..
Korktuğun yaşama dokunuşlarında
kanlı ve kavgalı duygularında...
Bir kez olsun gir kendi gerçeklerinin ve yenilgilerinin arasına..
ve gör kendini yansıtan yüreğinin aynasında...

Zamanlardır sensiz seni sevmeğe öyle alıştım ki..
Artık sensizliği sana tercih eder oldu kalbim..
Yaratığım masalımsı kahramanımın yerine kimseyi koyamaz oldu kalbim..
Ne zaman biri bana açsa yüreğini
o derin yaralarım açılıyor önüme..
Senin ayrıldığında bıraktığın derin savaş yaraların taze acıları hala yüreğimde kanıyor...

Ayrılmak sorun değildi
sırtından acımasızca bıçaklanıp duygularım kanlar içinde yere serildikten sonra..


  Alıntı ile Cevapla
'in Mesajına Teşekkür Etti