Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.12.09, 16:07   #4
Outlaws
Ziyaretçi
Outlaws - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Cevap: Hip Hop Kültürü

Hip-hop ve rap ilk çıktığı gettolarda hala ilk anki heyecanıyla ve ilkeleriyle yaşıyor, can çekişse de ölmüyor. Amerikalı siyahların durumu belki 30 yıl öncesine kadar çok daha iyi ama gettolarda yaşayan gençler için durumun çok da iyi olduğu söylenemez. Gettodaki yaşamdan kurtulmak ve kendini kabul ettirmek için çok uğraşmak gerekiyor. Ne maddi durumu ne de eğitimi iyi olmayan Amerikalı bir siyah gencin ise önünde pek de fazla seçenek yok; hip-hop müzik yapmak ya da bir basketbol starı olmak için gece gündüz antrenman yapmak bu noktada tek kurtuluş gibi görülüyor.





Sosyal olarak aktif olan ve plak şirketlerinin ve reklam kampanyalarının peşinde koşmak yerine, yararlı işler yapan hip-hop sanatçıları da var. Örneğin Camp Cool J ve birçok artist AIDS araştırmalarına bağışta bulunuyor, seçim kampanyalarında aktif roller alıyorlar. Amerika’da hip-hop’çuların etkili bir politik güç olduğunun fark edilmesi Bill Clinton zamanına dayanıyor. Yapılan araştırmalar göstermiş ki, Bill Clinton’un saksofon çalması, müzikle ilgili olması ve siyahların sorunlarına gösterdiği ilgi ona seçimlerde çok oy kazandırmış. Seçime katılan genç siyahların %84’ü, yani neredeyse tamamı oylarını Clinton’a vermişler. Uzun bir zaman sonra Amerika’da Demokrat Parti’li bir Başkan’ın seçilmesinde önemli rol oynayan hip-hop jenerasyonu, şimdi politik gücünün çok daha farkında ve oluşturulan sayısız sivil örgütle kendini gösteriyor. Geçtiğimiz seçimlerde Demokrat Parti adayı Al Gore da Clinton’ın yolundan giderek seçime kısa bir süre kala Fugees’in eski elemanlarından Wyclef Jean’in kendisini desteklediğini açıklayarak oy istemişti.


Amerika dışında hip-hop





Hip-hop sadece doğduğu yer olan Amerika’da ve isim babaları olan Amerikalı siyahların değil, dünyanın birçok ülkesinde, her ırktan sanatçının mensubu olduğunu iddia ettiği bir kültür. Hip-hop Fransa ve Almanya gibi birçok Avrupa ülkesinde hem o ülkenin vatandaşı olduğu halde kendini azınlık olarak hisseden ve hem de azınlık gruplarından birine mensup sanatçılar tarafından yaşatılıyor. Örneğin, Almanya’da yaşayan ikinci jenerasyon Türk gençleri de kendi seslerini duyurmak ve politik duruşlarını ifade etmek için hip-hop’u seçiyorlar. Nefret ve Cartel (şimdiki adıyla Karakan) bunların en bilinenleri. Almanya’daki Türk hip-hop grupları için hip-hop yabancı düşmanlığına, şiddete ve bunların getirdiği sorunlara karşı kendini ifade etmenin en etkili yolu. Kanak Attak (almanca)ise Almanya’daki tüm Türk hip-hop gruplarını, sevenlerini ve kendini bu yolla ifade etmek isteyenleri bünyesinde toplayan bir proje; yani bir nevi Universal Zulu Nation’ın Berlin gettolarındaki ayağı.


Getto

Getto elbette sadece bir Amerikan terimi değil. Herhangi bir ülkede azınlıkların ve yoksulların yoğun olarak yaşadıkları bölgelere getto adı veriliyor. En meşhur Türk gettosu ise Berlin’deki Kreuzberg. Kreuzberg Berlin duvarı yıkılmadan önce, Batı Berlin’in duvara en yakın olan ve Alman şehirlilerin pek uğramadığı bir sonradan olma semtmiş. Almanya’nın başta Türkler olmak üzere birçok az gelişmiş ülkeden işçi ithal ettiği 60’lı yıllarda, bu yeni gelenler için Kreuzberg’de bir yaşam ünitesi oluşturulmuş. Almanya’da ikinci jenerasyon olarak bilinen Türk gençlerinin hip-hop’u seçmelerinde de Kreuzberg’deki getto yaşamı bir araç olmuş. Gerçi Kreuzberg artık sadece yabancıların kendi kendilerine yaşayıp gittikleri bir dış semt değil; Berlin’in sanat camiasının, entelektüellerinin, punklarının, bohemlerinin mesken edindiği şehrin en renkli, en Türk ve en hip bölgesi.

(alıntıdır) Emeğe saygı !
  Alıntı ile Cevapla
'in Mesajına Teşekkür Etti