Tekil Mesaj gösterimi
Eski 21.12.09, 16:40   #1
YaKaMoz
Üye

YaKaMoz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2009
Yaş: 26
Konular: 74
Mesajlar: 166
Ettiği Teşekkür: 64
Aldığı Teşekkür: 372
Rep Derecesi : YaKaMoz Karimasını arttırmak için doğru yerdeYaKaMoz Karimasını arttırmak için doğru yerdeYaKaMoz Karimasını arttırmak için doğru yerdeYaKaMoz Karimasını arttırmak için doğru yerdeYaKaMoz Karimasını arttırmak için doğru yerdeYaKaMoz Karimasını arttırmak için doğru yerdeYaKaMoz Karimasını arttırmak için doğru yerdeYaKaMoz Karimasını arttırmak için doğru yerdeYaKaMoz Karimasını arttırmak için doğru yerdeYaKaMoz Karimasını arttırmak için doğru yerdeYaKaMoz Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Bir Dönüş İçin Kaç Gidiş Gerek





Şehr-i İstanbul;dan payımıza düşendi aşk
Ellerimi bıraktığın yerden başlıyorum ;
Bekleyişlerimin ardındaki zayıf kadın rolünden
Uzaklaşmaya ;
Kendimle uzlaşmaya ;
Gittin ;
Şiirlerindeki kadınlar gibiydi gidişin
Özenti düşlerle kaplı çoğul yalnızlığına
Göç etti şair duruşun;
Gitmek istediğin yer
Vardığın yer miydi acaba bilmek isterdim.
Sen hep benim en yanımdın oysa
Gidişlerine susturdun beni
Ağlamalarımı yasakladın ardından ;
Veda değildi ayrılık hiç değil ;
Kavuşmaları ertelemek içindi gidişin;
Gidişlerine iklimsiz üşüyen ellerimi
Kavuşturduğunda ellerine
Yeni bir şiire başladığını sanırdım hep
İstanbul sağanağa boyanırdı
Bir kavuşma için yaşanmalı mıydı hep bu gidişler
Gittin ; kente vedaydı suskunluğun;








Gittim;
İçime sıcak üşüyen ellerini
Bir kent kalabalığında unuttuğumu mu sandın yoksa
Şiirlerimdeki kadınlar gibi miydi
Gidişim ?
Bir adım kaldı sandım bir adım gerimde
Oysa
Bir hayattı gözlerinde beklettiğim
Yarını taşıyan bugünsüzlüğünde
Bir adın kaldı sandım bir adım ötemde
Oysa
Attığım her adımda sinemi parçalayan hasretindi adın
Sıfat bilip de adıma adını
Düştüm yollara
Ardımda şehr-i İstanbulİçinde sen;
Şimdi söyle gittim mi !



Sen hep aşk söylersin
Her şeyi aşka vardırırsın
Kurduğun cümleleri ilk bende ıslatırsın
Şairliğine kılıf uydurmaya çalışırken herkes
Sen kendine
Gözlerimden bir dünya kurarsın
dizelerinde
Dizlerinde soluklanan çocukluğuma sarılırsın
sendeki idamlık hüznü asınca kendini
Ben hiç İstanbul olamadığımı düşünürüm sevgine
Sen Marmara’da yüzdürürken küllerini ömrümüzün
Hiç düşündün mü
Bir çocuk nasıl atardı ilk adımını
Sevdaya doğru ;
Üstelik bilmezken bilinmezken sevda
eksik dağarcığında
Yürüdüğünde
aşka kaç gömlek fazla gelirdi yüreği
Ya da kaç yaş küçülürdü
Ben sende attım ilk adımımı
Sevdaydı sevdandı bildim
Çocuk yüreğimi kanatandı kalemin
Sonra sarıp sarmalayan
Ben en çok
Omzuna yasladığımda yorgun başımı
Gözlerime yerleşip
içinde tereddütler arayan bakışlarına
verdim cevabımı
Şehirde bir çocuk daha sevdadan geliyor evine
Şimdi git
yoksa gitme diyeceğimden korkuyorum








Gittim
Tereddüt aramadım hiç gözlerinde
Cevapta
Kendimdi aradığım ;
Ve bulduğum
Bulduğum kendime ant içtim ;
Gözlerindeki tereddütsüzlüğümü
Ben hep gözlerinden giriş yapardım ya kentine
sen daha bir İstanbul olurdun o zaman
Şimdi düşünüyorum da
İstanbul biraz da sen varsın diye güzel
Hani demiştim ya
Bazen çekip gidebilmeli
Terk edebilmeli gerektiğinde bu şehri
Kız kulesi galata
Boğazından geçip yutkunabilmeli gidişleri
Aşkın adressizliğiyse yüreğe yol gösteren
Bazen gidiş sunabilmeli hayata dönüşler için
Bazen yeni fetihlere fatih olabilmeli
Gittim … şiirlerimdeki kadınlar gibi mi ?



Herkes sana hayrandı
Gülüşüne hüznü hüznüne gülüşü karışan adam
Bir ben miydim
Ömründe beklettiğin
Bunca yıl sustuğun ben miydim !
Hayat ne tuhaf
Aramızda mayın döşeli yollar olduğunu bile bile
Gülüşlerimize kahkahalar ekliyoruz
Gün telaşı yaşanırken sevgisiz yüreklerde
Biz bir ömrü beklemeye koyuluyoruz
Senle aşk
Bildiğim tüm ezberleri unutmaktır biraz da
Bekliyorum… beklettiğinim
Sen hiç gitmedin ki !


__________________
BoğuLdukça öğreniyorsun girdapLı vakitlerde yüzmeyi…
YaKaMoz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla