Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.12.09, 01:36   #1
nur@n
Süper Üye

nur@n - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 511
Mesajlar: 2,261
Ettiği Teşekkür: 1393
Aldığı Teşekkür: 5429
Rep Derecesi : nur@n muhteşem bir gelişmedenur@n muhteşem bir gelişmedenur@n muhteşem bir gelişmedenur@n muhteşem bir gelişmedenur@n muhteşem bir gelişmedenur@n muhteşem bir gelişmedenur@n muhteşem bir gelişmedenur@n muhteşem bir gelişmedenur@n muhteşem bir gelişmedenur@n muhteşem bir gelişmedenur@n muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Issız Köşem Yalnızlık








Yüreğimdeki Issız Köşe


'' Yalnızlık ''

İlkin kelime haznemde olmadığını düşünürdüm de bilmezdi küçük yüreğim beni takip ettiğini yalnızlığın, gözlerimin önünde bir yığın insan kalabağı ve gözlerim boşlukta onlarsız - onsuz...
Düşmeye gör karanlığa bak nasıl vuruyorsun o zaman dipteki kuyuluğa, çıkmak istiyorsun seslenemiyorsun...
Ama yardımına koşucak bir sen var daha içinde.


Yanlızlık cevaplıyor,
İçindeki sese dikkat et.
Mutluluk seni çağırıyor...


Yeni bir başlangıça kim bilir belkide ilk defa bu denli sarılıyorsun, dur durak bilmeden koşmak istiyorsun huzura...
Başlıyorsun yeni dilek ve yeni umut kapıları aramaya. Her dileğin için bir uçurtma salıyorsun mavi derin ama anlamlı boşluğa. Dileklerin o kadar sade ve o kadar naif ki biliyorsun kıymetini zaman(ın) ve dileğindeki değerli sözcüklerin kıymetini...


Niyetin ise;
Hoş olmak hoşnut olmak neymiş anlamak istiyorsun...
Sonra ansızın kapın çalıyor. Çoşku ile açıyorsun kapıyı ''AŞK-ı Hüzün'müş'' kapıyı çalan içeri davet edemeden. Yüzsüzce yüreğine hükmetmeye görsün.
Davetsiz misafir ürkütmüş bir an..!


''Yalnızlık''

Ardından üç kelimeli ve üç noktalı bitişler yada başlangıçlarmış hanemi huzur ışığına boğan ve bir çocuğun korkmuş gözlerini görmemi sağlayan...


'' AŞK ''


'' . . . ''

Ne olduğu belirsiz karmakarışıklık içinde grim'si bir tutku
yada
Kırmızı korun yüreğine düşmesi
Hangisi acaba diyemeden
İçindeki ışığı tanımlayamadan sarıyor bir anda benliğini...
Başlıyor o zaman içindeki fırtınasızlıktaki kasırgalar...
Hasreti anlatmaya başlıyor ilk önce dudaklar sonra özlem geliyor ardından ve yavaş yavaş vucudundaki hücreleri kaplıyor '' AŞK ''
Benliğin bir kişi üzerine kurulmuş sanki bütün sözler - kapılar ona çıkıveriyor...
Sevdiğim gidiyor ''İstanbul'' ağlıyor...
Diyor bir şarkıda aklına o düşüyor zamanlı zamansız.
İçin acıyor bakıyorsun etrafa düşüyor kelimelerde şimdi hüzün ne güzel başlamıştı oysa dudaklar

'' HASRET ''
'' ÖZLEM''
''AŞK'' ve ardından gelen
'' . . . '' son üç nokta...
Sonrada sebebsiz bir ELVEDA kopuyor dudaklarından '' . . . ''





nur@n isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz nur@n'in Mesajına Teşekkür Etti.