Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02.01.10, 16:15   #13
SuLTaN
Fosforlu

SuLTaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 708
Mesajlar: 4,453
Ettiği Teşekkür: 36956
Aldığı Teşekkür: 24738
Rep Derecesi : SuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyor
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Osmanlı Türkçesi Sözlüğü...

Z

ZABT: 1. Sıkı tutma. 2. İdaresi altına alma, kendine mal etme. 3. Silah zoru ile bir yeri alma. 4. Anlama, kavrama. 5. Kaydetme, özetini yazma.
ZÂHİB: 1. Gidici, giden. 2. Bir fikre veya zanna uyan, kapılan.
ZÂHİR: Açık, belli, görünür, meydanda olan.
ZÂHİRÎ: Dıştan görünen, meydanda olan.
ZAİL: Sona eren, sürekli olmayan.
ZAMİR: 1. Her şeyin iç yüzü. 2. Yürek, vicdan. 3. Gizli fikir. 4. Zamir, ismin yerini tutan kelime.
ZÂNİ: **** eden erkek.
ZÂNİYE: **** eden kadın.
ZARAR: Ziyan, eksiklik, kayıp.
ZARF: Yer ve Zaman bildiren edat.
ZAT: Kendi, asıl, öz, cevher, saygıdeğer kişi.
ZAYİ’: Elden çıkan, yitik, kaybolan.
ZAYİAT: Kayıplar, yitikler.
ZEBÂNÎ: Zebanî, Cehennemlikleri Cehenneme atan melek.
ZEBERCED: Zümrütten daha açık renkte bir süs taşı.
ZEBH: Boğazlama, kesme, kurban kesme.
ZECR: 1. Yasaklama, yaptırmama. 2. Zorlama, zorla yaptırma, angarya işletme sıkma, eziyet.
ZEKER: Erkek, erkeklik organı.
ZELİL: Hor, hakir, alçak.
ZELLE: 1. Ayak sürçüp kayma. 2. Hata, suç.
ZEM (ZEMM): Birinin kötülüğünü söyleme, ayıplama, yerme, çekiştirme.
ZEMHERİR: Karakış.
ZEMZEME: 1. Ezgili ses, terennüm, teganni. 2. Mezamir’i okuyanların teranesi (Zebur).
ZENB: Günah, suç, kabahat.
ZEVAL: 1. Zail olma, sona erme. 2. Aşağılama, inme. 3. Güneşin başucunda, tam tepeden bulunma Zamanı zeval vakti, öğle vakti.
ZEVC: Çift, eş.
ZEVCYEN: Karı-koca, iki eş.
ZEVİ’L-UKUL: Akıl sahipleri, akıllılar.
ZİKR: 1. Zikir, anma, hatıra getirme. 2. Ağıza alma, adını söyleme. 3. Anlatma, ifade etme. 4. Övme, iyilikle anma. 5. Tasavvufi anlamıyla Allah adını anarak zikretme.
ZİKR-İ CEMİL: Güzel zikir, övgü.
ZİKRULLAH: Allah‘ı anma.
ZİLLET: Alçaklık, aşağılık.
ZİMMÎ: 1. İslâm devletinde yaşayan gayr-i müslim. 2. Haraç veren, raiyye.
ZİNET: Süs eşyası, bezek.
ZİRA’: Dirsekten orta parmak ucuna kadar olan uzunluk ölçüsü, 75-90 santim arasında değişir.
ZÎRAHİM-İ MAHREM: Nikah düşmeyen akraba kadın.
ZİŞAN: Şanlı, ünlü, gösterişli.
ZİYA: Işık, aydınlık.
ZUHR: Öğle Zamanı, öğle namazı.
ZULM: Zulüm, haksızlık, eziyet.
ZULMET: Karanlık.
ZÜBDE: Bir şeyin en seçkin parçası, öz, özet.
ZÜBUR-ZÜBÜR: Kitaplar, yazılı şeyler.
ZÜHD: Dünya lezzetlerinden el çekerek ibadetle meşgul olma, sofuluk.
ZÜHÛL: İsteyerek veya elde olma***** unutma, geçiştirme, yanılma.
ZÜLCELAL: Celal sahibi, Allah.
ZÜLKARNEYN: İki boynuz sahibi, Kur’ân-ı Kerim’de adı geçen bir hükümdar, iki yönlü.
ZÜLL: Horluk, hakirlik, alçaklık.
ZÜRRİYET: Soy, nesil, kuşak.
SuLTaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz SuLTaN'in Mesajına Teşekkür Etti.