Tekil Mesaj gösterimi
Eski 27.01.10, 18:19   #1
Bonita
Ziyaretçi
Bonita - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Sapienza Deniz Savaşı (1499)

Sapienza Deniz Savaşı|25 Ağustos 1499


Bölge: Zonchio ,İyon Denizi

Sonuç:Osmanlı zaferi

Taraflar
Venedik Cumhuriyeti ve Osmanlı Devleti

Kumandanlar ;Venedik ;Antonio Grimani . Osmanlı ; Küçük Davut Paşa, Kemal Reis


Güçler

Venedik ; 47 kadırga, 17 golyat, yaklaşık 100 küçük gemi

Osmanlı: 67 kadırga, 20 golyat, yaklaşık 200 küçük gemi

Sapienza Deniz Savaşı, Zonchio Deniz Savaşı veya Birinci İnebahtı Deniz Savaşı olarak da bilinmektedir. Bu deniz savaşı 1499 yılında dört ayrı günde (12, 20, 22, ve 25 Ağustos) Sultan II. Bayezid saltanat yıllarında Kaptan-ı Derya Küçük Davut Paşa komutasındaki Osmanlı donanması ile Kaptan-General Antonio Grimani komutasındaki Venedik arasında yapılan bir deniz savaşıdır. Osmanlı donanmasının büyük bir taktik ve stratejik zaferi ile sona eren bir deniz savaşıdır.



Tarafların güçleri


Osmanlı donanması 67si kadırga (ki bunların çoğu hem yelkenli hem de kürekli 'göke/ göge/kuka' tipte idi) ve 20 adet Haliçte yeni geliştirilen üç direkli yelkenli kalyon olmak üzere irili ufaklı 260 parça gemiden oluşmuştu. Kemal Reis ve Burak Reis kendi gökeleri ile bu donanmaya katılmışlardı. Bu donanma 63 bin bindirilmiş deniz piyadesi (azap) de ihtiva etmekte idi. Venedik donanması ise 170 parça gemiden oluşuyordu.


Savaşın Gelişmesi


Sapienza Deniz Savaşı 4 ayrı günde (12, 20, 22 ve 25 Ağustos'ta) iki donanmanin gemilerinin karşılıklı yakın savaşa girmeleri şeklinde gelişti. Venedik kaynaklarına göre (Malipiero, Gravius) her ayrı günde yapılan karşılıklı şavaşta Venedik gemileri büyük cesaretle Osmanlı gemilerine saldırmışlar ve gemiler arası yekyek yakın savaşa geçmişlerdi. Bu yakın gemi savaşlarında bazı Venedikli kaptanlar büyük kahramanlık göstermişlerdi. Malipiero, gönüllü olarak savaşa iştirak eden Korfu adası valisi Andrea Loredan'ı, gemisiyle Türk donanma hattına tek başına hücuma geçen ve iki saat boyunca devamlı savaş yapıp ortalığı karmakarışık eden Vicenzo Polani'yi ve Alvise Mercello'yu örnek kahraman kaptanlar olarak isimlendirmektedir. Malipiero'ya gore Marcello "bütün Türk gemilerini esir alabilecek secadet göstermisti. Ama Hazreti Isa aşkından yoksun olanlar, memleketini sevmeyenler, cesaretleri olmayanlar, disiplinsizler ve şöhretsizler dolayısıyla Venedik donanmasının eline geçen fırsatlar tekrar tekrar yitirilmişti." Osmanlı donanmasının teknik üstünlüklerinden ve donanma personellinin kabiliyetliğinden Venedik kaynakları hiç bahis etmemektedirler. Özellikle Venedik gemilerinden örnek alınarak geliştirilen manevra ve ateş kabiliyetleri yüksek 'göke/göge/kuka' tipi kadırgaların bu savaşta uzun menzilli topları ile çok etkin oldukları bilinmektedir. Haliç tersanelerinde Sultan II. Bayezid zamanında geliştirilen üç direkli yelkenli olan yeni kalyon tipteki gemiler de bu savaşta kendilerini göstermişlerdir. En nihayette bütün Akdenizde ün kazanmış olan kendi gökeleri ile bu savaşa iştirak eden Kemal Reis ve Burak Reis'in savaş tecrübeli girişimleri bu arada sayılması gerekir.

Venedikliler bu savaş sonunda tam bir büyük bozguna uğramışlar ve savaş alanından kaçmaya zorlanmışlardır. Venedik donanması böylece ikinci bir defa daha Sapienza adası civarında bir deniz savaşını kaybetmiş; çok sayıda gemileri batırılmış veya Osmanlı güçlerinin eline geçmişti. Filotalanın Venedikliler ellerinde kalan gemileri dağılmış ve elde kalan gemiler Adriyatik denizinin her tarafındaki Venediklilere açık limanlara yayılmak zorunda kalmışlardı.


Savaşın Sonuçları


Venedik donanmasının Osmanlı donanması karşısında uğradığı bu büyük yenilgi Venedikliler tarafından büyük bir utançlık nedeni ve kibir kırılması meselesi olarak görüldü. Özellikle Venedik'e gelen ilk haberlere göre, bu hezimet Venedik devletinin çok iyi tanınmış ve 40 yıldan daha çok yıllar ülkesine sadıkane hizmet etmiş bir Kaptan-Generalin terreddüdlü komutası ve hatta korkaklığından ortaya çıkmıştı. Venedik kanal ve sokaklarında ahali yenik donanma komutanının canını istemeye başlamışlardı ve "Antonio Grimani, ruina de'Cristiani (Antonio Grimani Hristiyanları tahrib edici)" diye kafiyeli bir slogan her yeri alıp sarmıştı.

Venedik Senatosu hemen Zenta adasına sığınmış olan donanma komutanını görevinden azledip Venedik'e geri çağırdı. Grimani'nin dört yetişmiş oğlundan biri Zenta'ya giderek babasının Venedik şehrine geri dönmesini sağladı. Grimani şehre daha girmeden onu karşılayan bir diğer oğlu onu tutuklayarak ayaklarına zincir ayakbağı taktırdı. Grimani Venedik'e geldiğinde Katolik kilisesinde Kardinal olan bir diğer oğlu ise babasını hapishaneye götürüp kendi eliyle prangaya bağladı. Hemen Grimani Büyük Konsey tarafından yargılamaya tabi tutuldu ve yargılama çok uzun ve yorucu oldu. Sonunda Grimani darağacından kendini savunmak maksadıyla yaptığı sözlü müdafaların çok etkin olması nedeniyle kurtuldu. Dalmaçya sahillerinde Cherso adasında sürgüne mahkum edildi. Ama bir zaman sonra Antonio Grimani sürgünden dönüp 1521 yılında Venedik Dükası olarak seçilmiş ve ölümüne kadar bu yüksek görevi ifa etmiştir.

Bu Sapienza Deniz Savaşı galibiyeti hem yeniden denizde hem de karada Osmanlı kuvvetlerinin taktik ve stratejik başarılarına neden olmuştur. Bu deniz savaşında büyük gayret gösteren Kemal Reis, Osmanlı Sultanı Beyazıd II tarafından savaş sonucunda esir alınan 10 Venedik kadırgasının verilmesi suretiyle odülendirilmiştir. Osmanlı akıncı birlikleri karadan ta kuzey İtalya'da Friuli yörelerini bastılar ve hatta ta Vicenza şehrinin yakınlarına gelebildiler. Bütün Kuzey İtalya halkı, özellikle doğu Lombardiya, Türk akınlarından korkmaya başladı. Savaş galibi Osmanlı donanması ise önce Kefalonya açıklarına çekildi. Sonradan karadan ulaşan Osmanlı kara güçleri ile birlikte İnebahtı kalesi denizden ve karadan kuşatıldı ve İnebahtı kalesi Osmanlı kuvvetlerinin eline geçti. Bu nedenle bazı tarihçiler bu deniz savaşına Birinci İnebahtı Deniz Savaşı adını vermektedirler.

Venedikliler elçi gönderip ateşkes istemelerine rağmen Sultan II. Bayezid'ın istediği şartı, yani Venediklilerin bütün Mora sahillerini terk etmesini, Venedik otoriteleri kabul etmedi. Bunun üzerine ertesi yıl, 1500de Sultan II. Bayezid komutasındaki Osmanlı kara kuvvetleri Venedik'in Mora yarımadasındaki en önemli üssü olan Modon kalesini kuşattılar. Bütün direnme gücünü yitiren Venedik garnizonu şehri ve kaleyi yakıp yıkarak teslim oldular. Aynı seferde Venedik'in Mora'da diğer üsleri olan Koron ve Navarin kaleleri de fethedildi. Ayni yıl Kemal Reis komutası altındaki Osmanlı donanması ile Venedik deniz güçleri arasında Modon Deniz Savaşı veya İkinci İnebahtı Savaşı adı verilen diğer bir deniz savaşı da olmuş ve Osmanlı deniz gücü yine Venedik deniz gücünü yenilgiye uğratmıştır. Böylelikle Osmanlılarca daha önce barış için istenen ve Venedik tarafından reddilen barış şartı olan, Venedik'in yıllarca elinde bulundurduğu Mora sahillerinden ayrılması, Osmanlı deniz ve kara askeri güçleri üstünlüğü ile gerçekleştirildi. Venedik İspanyol yardımı ile İyon Denizi üzerinde olan Kefelonya ve İtika adalarına asker çıkarıp bu adaları egemenliği altına aldı ise de, Mora yarımadasındaki üslerin kaybını bu arazi kazançları hiçbir zaman telafi edememiştir.

Gerçekten Sapienza Deniz Savaşı Osmanlı donanmasının 16. yüzyıldaki katı üstünlüğüne ve Akdeniz'in bir Osmanlı gölü haline girişinin en iyi bir müjdesicidir denilebilir. 20 Şubat 1500 de İstanbul Venedik Balyosu Alvise Manetti'nin raporuna göre Osmanlı veziri kendisine şunu söylemiştir: “Venedik iderecisi olan Signoria'ya şunu söyle: Artık Venedik'in denizle evlenmesini bıraksınlar; denizi komuta için artık bizim sıramız gelmiştir.” Ama hatırlamak lazımdır ki 1499 yalnız Sapienza Deniz Savaşı'nın tarihi değildir: Portekizli kaptan Vasko do Gama Afrika'nın etrafından dolaşarak eriştiği Hindistan'dan Portekiz'e 9 Eylül 1499'da dönmüştür.

14 Aralik 1502 de Osmanli-Venedik Savaşına son veren ateşkes anlaşması imzalanmıştır. Mayıs 1503de tasdik edilen anlaşma ile Venedik eskisi gibi Osmanlı hükümetine yılda 10000 düka vergi ödeyen bir devlet sıfatına tekrar bürünmüştür. Osmanlı donanması ise doğu Akdeniz ve Ege Denizinde egemenliğini artırmakla beraber, Venedik elinde bulunan Kıbrıs ve Girit adaları ve korsan Senjan şövalyelerin elinde bulunan Rodos dolayısıyla bu egemenlik ta 17. yüzyılla kadar tüm olamamıştır.
  Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz 'in Mesajına Teşekkür Etti.