Tekil Mesaj gösterimi
Eski 19.02.10, 16:22   #1
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2491
Mesajlar: 21,243
Ettiği Teşekkür: 85506
Aldığı Teşekkür: 125571
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Lightbulb Alcatraz Adası – Alcatraz Hapishanesi | (Alcatraz Island)

Alcatraz Adası - Alcatraz Hapishanesi


Alcatraz Adası – (
Alcatraz Island), San Francisco Körfezi’nde, sahile 2.4 km uzaklıkta, 9 hektar alana yayılmış olup, 1861 - 1963 yılları arasında cezaevi olarak kullanılmış ve ABD’nin en ünlü hapishanesi olma özelliğini taşımıştır.



1775 yılında araştırmacı Juan Manuel de Ayala San Fransico körfezine gider ve keşfettiği adaya, bir çok pelikan bulunmasından dolayı La Isla de Los Alcatraces (Pelikanlar Adası) adını verir. Ada bugün hala kuşların korunduğu bir yerdir.


1846 yılında Kaliforniya valisi John Charles Fremont, Alcatraz adasını Meksika hükümetinden 5000 Dolar’a satın alıyor. Önceleri san francisco'yu koruma amacıyla bir karargah olarak kullanılmaya başlar. Oldukça iyi bir şekilde silahlandırılan ada, bir kale görevi görmesinin yanında, askeri cezaevi rolünü de üstlenmektedir. Seksen yıl boyunca askeri amaçlı kullanılan Alcatraz, 01 Ocak 1934 tarihinde federal cezaevine dönüştürülür. Yeni cezaevi, maksimum güvenlikle korunmakta ve San Francisco'nun soğuk suları ülkenin en azılı mahkumlarının adadan ayrılmasını önleyecek bir bariyer görevi görmektedir. Böylece, 1934 Haziran’ında ülkenin tüm cezaevlerindeki en başedilmez, en azılı, en korkulan 196 mahkumunun buluşma noktası olur Alcatraz.




1576 mahkum kapasiteli cezaevindeki uygulamalar dillere destandır. Bütün mahkumlar için sadece dört hak vardır; yemek, giyecek, yatak ve sağlık bakımı. Tabii bunların ne şartlarda olduğunu da tahmin etmekte zorlanmıyorsunuzdur. Bunun dışındaki her şey, ayrıcalık sayılmakta; çalışmak, ziyaretçi kabulü, müzik, resim gibi sanatlarla uğraşmak ve hatta cezaevi kütüphanesine giriş bile ancak beş yıl sonra mümkün olmaktadır. Tabii, mahkum bu süre içinde 'iyi halini' muhafaza edebilmeli. Monoton geçen hayatın etkisi ile bir nevi uyuşan mahkumların başka bir cezaevine transfer olması bile sadece bir hayalden ibarettir. Hükümlülerin sayılarlarda isimlendirildikleri Alcatraz adeta bir esir kampı gibidir. Yıkatacakları çamaşır sayısından, mektuplarda kullanacakları kelimelere kadar herşey önceden belirlenmektedir.



San Francisco'dan Alcatraz adasının görüntüsü







Alcatraz Adasında Yatan Ünlü Mahkumlar:

  • Al Capone (1934–1939)
  • Doc Barker
  • George Kelly (Makinalı Tüfek) (1934–1951),
  • Robert Stroud (Kuş adam yada Alkatraz Kuşçusu olarak tanıdığımız) (1942–1959)
  • Bonnie ve Clyde ikilisinin şöförü Floyd Hamilton
  • ''Ürpertici'' Alvin Kapris (1936–1962)


Kansas'taki cezaevinde mahkumiyetini sürdürürken bir gardiyanı öldüren ve ömür boyu hapse mahkum edilen Kuşadam Stroud bu mahkumların içinde en ilgi çekici olanıdır. 30 yıl Leavenworth hapisanesinde kalan Stroud, , kuşlara merak salar ve bu konuda yaptığı araştırmalarla cezaevinden destek görür. Kanarya ve hastalıklarıyla ilgili iki kitap yazan kuşadam, aslında bilimsel araştırmalarda kullanmak için izinle aldığı tüm maddeleri, bira yapmakta kullanmakta, yaptığı biraları da kuş kafeslerinde saklamaktadır. Yıllar sonra farkedilen kuşadam, 1942 yılında Alcatraz mahkumları arasında yerini alır ve hayatını burada noktalar. Hayatı daha sonra filme konu olur.




Robert Stroud (Kuş Adam)
Üstteki resim: 1943 Aralık - Alcatraz'a geldiğinde
Alttaki resim: Ekim 1951 - Alcatraz

Hırsızlık, adam kaçırma, kaçakçılık ve kadın ticareti gibi pek çok işe bulaşan Al Capone da Alcatraz'dadır. Federal bir cezaevinde, halı kaplı odası, sayısı kısıtlanmayan ziyaretçileri ve parası cezaevi tarafından ödenen telefonuyla mahkumiyetini sürdüren Capone, adamları tarafından buradan kaçırılmaya çalışırken yakalanır.

Al Capone





Arthur ''Doc'' Barker


Alcatraz'a sevkedilen Capone'u bambaşka bir hayat beklemektedir artık. O da artık diğer mahkumlar gibi sabahları yedide uyanmakta, hücresini toplayıp sabah eğitimlerine katılmaktadır. Alcatraz'ın politikası bellidir, mahkumlar arasında en ufak bir ayrıcalığa tahammül yoktur. Yüksek sesle konuşmanın, başka hücrelere girmenin yasak olduğu, mahkumların banyolarda kalış sürelerinin bile dakikalarla sınırlandırıldığı Alcatraz, elbette Al Capone için oldukça farklıdır. Üstelik bu yeni evinde eskiden olduğu gibi kendine hizmet eden gardiyanlar yerine; sert, soğuk, kimilerine göre işkence meraklısı insanlar karşılamıştır O'nu.



Ve Al Capone'un Alcatraz'daki Hücresi -
Hücre B - 118
(Ortadaki)

Bir süre sonra frengi hastalığına yakalandığını öğrenir Al Capone, fakat teşhise inanmayıp tedaviyi reddeder. Hastalığın ilerlemesi üzerinde beyninde ciddi hasarlar oluşan mahkum, hastaneye kaldırılmak zorunda kalınca cezaevinden ayrılır, bir süre sonra da hayatını kaybeder.


Derlemedir.


LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
31 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.