Tekil Mesaj gösterimi
Eski 10.03.10, 14:46   #1
Nazlı
Süper Üye

Nazlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2010
Konular: 306
Mesajlar: 2,955
Ettiği Teşekkür: 4786
Aldığı Teşekkür: 9601
Rep Derecesi : Nazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmedeNazlı muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Hasta
Standart Hukuki Alanda Yapılan İyileştirme Çalışmaları

3 Ekim 2001 tarihinde Anayasamızda yapılan reform niteliğindeki değişiklere paralel olarak 8 adet uyum kanunu çıkarılmıştır.

1 Haziran 2005 tarihinde 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) yürürlüğe girmiştir. Yeni yapılan yasal düzenlemelerin birçoğu polis uygulamalarını doğrudan etkilemekte olup, bu düzenlemelerin bazıları aşağıda belirtilmiştir:

1. Gözaltı Süreleri

CMK’nın 91 inci maddesinde gözaltı süresi 24 saat olarak düzenlenmiştir.

Yeni getirilen düzenleme ile, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre maksimum oniki saat olarak belirlenmiştir.

Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilecektir.

CMK’nın 250 nci maddesi kapsamına giren suçlarda, 91 inci maddenin birinci fıkrasındaki yirmidört saatlik süre kırksekiz saat olarak uygulanmaktadır.

Anayasanın 120 nci maddesi gereğince olağanüstü hâl ilân edilen bölgelerde yakalanan kişiler hakkında 91 inci maddenin üçüncü fıkrasında dört gün olarak belirlenen süre, Cumhuriyet savcısının talebi ve hâkim kararıyla yedi güne kadar uzatılabilmektedir. Bu durumda, Hâkimin, karar vermeden önce yakalanan veya tutuklanan kişiyi dinlemesi öngörülmüştür.

Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamamaktadır.


2. Yakınlarına Haber Verme


CMK’nın 95 inci maddesi uyarınca, yakalamadan ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin emirden yakalananın bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, Cumhuriyet Savcısının emriyle gecikmeksizin haber verilmektedir.

Yakalanan veya gözaltına alınan yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması halinde, durumu, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilmektedir.

3. Müdafiin Hukuki Yardımından Yararlanma

CMK’nın 149 uncu maddesi uyarınca, şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilmektedir.

18 yaşını doldurmamış ya da sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malul olan şüpheli veya sanıklar ile üst sınırı en az beş yıl hapis cezası gerektiren suçlardan dolayı hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılan şüpheli veya sanıkların talebine bakılmaksızın müdafi tayin edilmektedir.

Soruşturma evresinde, ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilmektedir.
CMK’nın 148 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca, müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınmamaktadır.

Ayrıca, aynı maddenin 5 inci fıkrası uyarınca, şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilmektedir.

İl Emniyet Müdürlükleri Terörle Mücadele ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubelerince gözaltına alınan şahısların müdafii yardımından yararlanma durumları ile ilgili istatistiği veriler şu şekildedir;


NOT: 2006 yılı 01.01.2006-30.11.2006 tarihleri arasını kapsamaktadır.

İstatistikten de görüleceği üzere, terör ve kaçakçılık suçlarından gözaltına alınan şahısların müdafii ile görüşmelerine imkan tanınmasından günümüze işleyen süreç içerisinde, personelin konu hakkında eğitilerek bilgilendirilmesinin yanında, çeşitli faaliyetler ile vatandaşların da bilgilendirilmeleri sonucunda, bahse konu suçlardan gözaltına alınan şahısların müdafii yardımından yararlanma oranlarında her geçen yıl artış olduğu gözlenmektedir.

4. Adli Arama


CMK’nın 116 ncı maddesi uyarınca, yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilmektedir.
Kanunun 119 uncu maddesi uyarınca, hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilmektedir. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilmektedir.

Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilmektedir.

5. Doktor Raporları


Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 9 uncu maddesi gereğince, yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâllerinde hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenmektedir.

Gözaltına alınan kişinin herhangi bir nedenle yerinin değiştirilmesi, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakılması veya adlî mercilere sevk edilmesi işlemlerinden önce de sağlık durumu hekim raporu ile tespit edilmektedir.

Hekim ile muayene edilen şahsın yalnız kalmaları, muayenenin hekim hasta ilişkisi çerçevesinde yapılması esastır.

Ancak, hekim kişisel güvenlik endişesini ileri sürerek muayenenin kolluk görevlisinin gözetiminde yapılmasını isteyebilir. Bu istek belgelendirilerek yerine getirilir. Bu durumda gözaltına alınan kişinin talebi hâlinde müdafiî de muayene sırasında gecikmeye neden olmamak kaydıyla hazır bulunabilir.

Ayrıca, düzenlenen giriş raporunun bir nüshası soruşturma dosyasına eklenmek üzere ilgili kolluk görevlisine verilmektedir. Ancak, Gözaltı süresinin uzatılması veya yer değişikliği ya da nezarethaneden çıkış sırasında düzenlenen çıkış raporlarından; bir nüshası sağlık kuruluşunda saklanmakta, diğer iki nüshası ise raporu düzenleyen sağlık kuruluşunca kapalı ve mühürlü bir zarf içerisinde ilgili Cumhuriyet başsavcılığına en seri şekilde gönderilmektedir. Bunlardan bir nüshası Cumhuriyet savcısı tarafından gözaltına alınanın kendisine veya vekiline verilmekte, bir nüshası ise soruşturma dosyasına eklenmektedir.



6. Şüpheli ve Sanık Hakları Formu


Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği gereğince, yakalanan ve gözaltına alınan şüpheli veya sanıklara, haklarını belirten "Şüpheli ve Sanık Hakları Formu" verilmektedir.

7. İşkence ve Kötü Muamele Suçu


İşkence ve kötü muamele suçları, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda İşkence (Madde 94), Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence (Madde 95) ve Eziyet (Madde 96) olarak yeniden düzenlenmiş olup, işkencenin tanımı genişletilerek, cezası da artırılmıştır.


Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 2. maddesine 02.01.2003 tarih ve 4778 Sayılı Kanunla eklenen fıkra uyarınca, işkence ve kötü muamele suçu işleyen memur ve kamu görevlileri hakkında açılacak soruşturma ve kovuşturmalarda bu kanun hükümleri uygulanmamakta ve Cumhuriyet Savcıları tarafından resen soruşturma başlatılmaktadır.


1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Cumhuriyet Savcılarının suç soruşturmasındaki rolü daha da artırılmıştır.
Münferit davranışlarıyla teşkilatımızın genel prensip ve politikalarına aykırı hareket ederek hak ihlallerinde bulunan görevliler hakkında adli ve idari soruşturmalar yapılmakta, kusurlu bulunanlar ise cezalandırılmaktadır.

8. İfadelerin Kaydı ve Gözetleme



CMK’nın 147 inci maddesinin (h) bendi uyarınca, ifade ve sorgu işlemlerinin kaydında, teknik imkânlardan yararlanılabilmektedir.
Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 11 inci maddesi uyarınca da, gözaltına alınan kişilerin yaşama haklarını koruyucu gerekli önlemler alınarak, bu amaçla ilgili gözetlenebilmektedir. Gözetleme işlemi teknik imkânlar ölçüsünde kayda alınabilmektedir.

9. Tutuklama nedenleri


CMK’nın 100 üncü maddesi uyarınca, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilmekte, işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilememektedir.
Ayrıca, aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca, sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı bir yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilememektedir.

10. Fiziki Kimliğin Tespiti


CMK’nın 100 üncü maddesi uyarınca, üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı şüpheli veya sanığın, kimliğinin teşhisi için gerekli olması halinde, Cumhuriyet savcısının emriyle fotoğrafı, beden ölçüleri, parmak ve avuç içi izi, bedeninde yer almış olup teşhisini kolaylaştıracak diğer özellikleri ile sesi ve görüntüleri kayda alınarak, soruşturma ve kovuşturma işlemlerine ilişkin dosyaya konulmaktadır.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde söz konusu kayıtlar Cumhuriyet savcısının huzurunda derhâl yok edilmekte ve bu husus tutanağa geçirilmektedir.

11. Ölüm Cezasının Her Koşulda Kaldırılmasına Dair 13 No’lu Ek Protokol


Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanarak 3 Mayıs 2002 tarihinde imzaya açılan ve 1 Temmuz 2003 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa İnsan Haklarını ve Temel Özgürlüklerini Koruma Sözleşmesi’ne ek Ölüm Cezalarının Her Koşulda Kaldırılmasına Dair 13 No’lu Protokol (ETS 187) 9 Ocak 2004 tarihinde Strazburg’ta imzalanmıştır.


Nazlı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Nazlı'in Mesajına Teşekkür Etti.