Tekil Mesaj gösterimi
Eski 06.04.10, 17:24   #1
DarkAngeL
...:: HüsoMeL::...

DarkAngeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Yaş: 33
Konular: 1381
Mesajlar: 4,046
Ettiği Teşekkür: 19986
Aldığı Teşekkür: 19619
Rep Derecesi : DarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevher
Ruh Halim: Huzurlu
Post 2010 | Şubat Ayı | En Çok Satan Kitaplar



1. Küçük Arı - Chris Cleave


Size bu kitapta ne olduğunu anlatmak istemiyoruz; çünkü gerçekten
çok özel bir hikâye ve biz onu bozmak istemiyoruz.
Yine de bu kitabı almanıza yetecek kadar bilmeniz gerektiğinden,
sadece şu kadarını söyleyelim:
Bu, yaşamları kaçınılmaz bir şekilde çarpışan iki kadının
hikâyesidir. Ve biri korkunç bir seçim yapmak zorundadır.
İki yıl sonra tekrar karşılaşırlar ve hikâye burada başlar…
Bu kitabı okuduğunuzda herkese anlatmak isteyeceksiniz. Bunu
yaptığınızda, lütfen, neler olduğunu anlatmayın; çünkü bütün
büyü, olayların akışında…

“Bir sonraki Uçurtma Avcısı.”

—Library Journal

“Sizi alıp götürecek’’

—Washington Post

“Okuduktan sonra unutmanız hiç de kolay olmayacak.”

—Financial Times

‘’Hiç tartışmasız 2009’un açıkara en iyi kitabı’’

--Metro


2. Stieg Larsson - Ejderha Dövmeli Kız


41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50
yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larsson'un zihne
kazınacak sahneler, çarpıcı ve canlı karakterler, okurları adeta
yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır
ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha
Dövmeli Kız'ı okuduktan sonra, Gefle Dagblad gibi ‘bundan daha
iyisi yapılamaz' diyebilirsiniz. Ama bu erken bir karar olabilir. Son
sözü söylemeden ikincisini beklemenizi tavsiye ederiz.


“Olağanüstü… Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak.”
-SUNDAY TIMES

"Bu kitabı okumaya başladı- ğınızda, ilk adımı hiç atmamış olmayı dileyeceksiniz. Çevreniz kararacak ve kendinizi öykünün içinde bulacaksınız…"
-BILD AM SONNTAG

“Bu kitap kendisi için söylenen her bir övgü sözcüğünü hak ediyor… Üçlemenin geri kalan iki kitabı bunun yarısı kadar bile iyi olsa, Larsson bize müthiş bir miras bırakmış olacak.”
-SHARON WHEELER

“Larsson'un bu kitabı saatli bir bomba gibi...”
-BOB CORNWELL

“Hipnotize edici.”
-USA TODAY

“Tam bir dinamit.”
-LIZ SMITH

“Çılgınca… Müthiş bir gerilim.”
-THE WASHINGTON POST

“Büyük bir açlıkla okunacaktır…”
-OBSERVER
“Larsson'un kitapları hayatımız için bir tehlike oluşturuyor. Parklar
okuyucularla tıka basa dolacak, çalışma dünyası altüst olacaktır.
Bütün bunların nedeni hiç kimsenin kitabı elinden bırakamamasıdır.”

-BAMS


3. Kayıp Gül / Serdar Özkan



Genç Türk Romancı Serdar Özkan'ın ilk romanı Kayıp Gül bugüne
kadar 29 dile çevrildi, 40'tan fazla ülkede basıldı. Kanada'dan
Japonya'ya, Brezilya'dan Endonezya'ya, dünyanın dört bir yanında
okurların büyük ilgi ve beğenisini kazanan Kayıp Gül, birçok
ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı.
Kayıp Gül'ün kahramanı Diana'nın peşine takılan okur, başta Türk
kültürüne olmak üzere, Yunan mitolojisinden Yunus Emre'ye;
William Blake'ten Sokrates'e; doğu mistisizminden Küçük Prens'e;
Meryem Ana'dan Nasrettin Hoca'ya; modern yaşantıdan metafiziğe;
gerçek dünyadan düşlerin dünyasına ve San Francisco'dan
İstanbul'a uzanan bir yolculuğa çıkıyor.

Yazar: Serdar Özkan


4. Muz Sesleri - Ece Temelkuran


Oxford, paris, beyrut üçgeninde bir aşk ve savaş romanı!
Her kitabıyla gündemi değiştiren ece temelkuran'dan güçlü bir ilk
roman!

Hep bir iç savaştır aşk! Bir neden arar kendine...
Muz sesleri

“Onu ağustosta muz tarlalarına götürecektim. Muz seslerini
dinleyecekti. Nasıl sevineceğini, hayret edeceğini düşündükçe…”


Ece Temelkuran, kalplerin yağmalandığı yerden anlatıyor
hikâyesini; Ortadoğu'dan. Bizden alıp döküntülerini iade ettikleri
hikâyelerimizi geri almak için… Aşklarımızı, acılarımızı,
haysiyetimizi… Yağmalandıkça kapattığın kalbini aç şimdi. Çünkü
bu senin hikâyen. Sen de Ortadoğulusun!



5. Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk - İskender Pala



Gök kubbenin altında insanın ruhunu soyan kötülükler ve
giyindiren aşklar adına...

Doğu ak ejder yılında başladı yirmi üç bin yıllık gizem...

Uzayın sonsuzluğuna açılan kapıyı keşfe çıkmış bilge rahipler,
uğruna topluca can verdikleri bir sırrın, binlerce yıl sonra, bir şair
tarafından aşkın derin katmanlarına saklanarak korunacağını
bilselerdi...

Siruş başlıklı murassa hançerin kabzasına parmak izlerini
bırakanlar, daha avuçlarının sıcaklığı gitmeden hançer kınında kan
biriktiğini bilselerdi...
Bağdat, İstanbul, Roma, Paris ve diğerleri; kıyılarına vuran yeni
aşkın, bütün eski tarihlerini dolduracak yoğunlukta olduğunu
bilselerdi...
Bilgeler, katiller, asiller ve sevgililer; ellerinde tuttukları kitabın alev
almaya hazır bir aşk külçesine dönüşmek üzere olduğunu
bilselerdi...
Şair, ipeksi dizeleri arasına hayaller gibi sakladığı şifrelerin hoyrat
ellerde ihtirasla parçalandığını, sonsuzluk şarabına kadeh yaptığı
gelincik yapraklarının kinle dağıtıldığını bilseydi...
Ve şimdi kim bilebilir neler olacağını,
Babil uyandığı zaman? ! ..



6. Okay Tiryakioğlu - Yavuz


Kuşatma 1453'ün yazarı Okay Tiryakioğlu'ndan eşsiz bir tarih
şahsiyetin sarsıcı romanı: YAVUZ.

Sefer güzergâhını soran vezire, “Sır tutmayı bilir misin?” diye soran
“Evet!” cevabını alınca “Ben de bilirim.” karşılığını verecek denl
temkinli, “dünya”yı kafasında taşıyan bir gaye adamı. Hedefler
uğruna kardeş kavgasını hatta baba-oğul çekişmesini bile göz almak
zorunda kalan küçük şehzade.

Bu kararlılığına, son nefesine kadar, kaybettiği kardeşleri ve can
dostlarının özlemi eşlik etmiş şair bir yürek. Devletine ve ümmetin
400 yıl soluk aldıran eşi benzeri görülmemiş 8 yıllık bir “hamle”ni
mimarı halife.

Ve çevresindekilere aklı yitirmenin sınırlarını zorlatan bir yaralı son:
Şirpençe.

Hiç abartılı olmayan ama kahramanlarının dayandıkları manev gücü
de ıskalamayan olgun bir edebî dilin romanı: YAVUZ


7. Aşk - Elif Şafak |Roman| (Pembe Kapak)




8. Don Brown - Kayıp Sembol (The Lost Symbol)



Dan Brown; Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar'dan sonra Kayıp
Sembol’de insanlığın yüzyıllardır beklediği bir gerçeğin peşinde...
Harvard Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Kongre Binası'nda
konferans vermesi için yakın bir arkadaşından davet alır. Ancak,
Washington'a varır varmaz oldukça garip bir durumla karşı karşıya
kalan profesör, kendini korkunç bir oyunun ortasında bulur.
Kongre Binası’na bırakılmış olan bir sembolün -yakın arkadaşı
Peter Solomon'ın kesik eli- varlığını haber veren bir telefon,
Langdon'ı hiç de yabancısı olmadığı bir dünyaya davet etmektedir.
Antikçağlarda kullanılan bu sembolik çağrı, daveti alan kişiyi
ezoterik bilgeliğin hüküm sürdüğü, çok eskilerde kalmış kayıp bir
dünyaya sürükleyecektir. Sonu belli olmayan bu mistik daveti
arkadaşını kurtarmak için kabul eden Langdon, bir anda masonik
sırların, saklı kalmış tarihin ve o güne dek görmediği yerlerin gizli
dünyasında inanılmaz bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Artık
cevaplanması gereken sorular vardır: İnsanlığın Altın Çağı,
açılmaması gereken bir kapının aralığından sırlarıyla birlikte yok
mu olacak, yoksa hikmetin ışığında tüm soruların cevapları mı
bulunacaktır?...


9. Katre-i Matem - İskender Pala



Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak
başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor,
bir devre adını veren lalenin izinde İskender Pala'nın yarattığı
etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor.

İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile
lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış
tarzı, estetik bir tavır, kültürel ve tarihsel bir birikim olarak
İstanbul'u, hatta tüm Osmanlı'yı çevreliyor. İstanbul, doğal tüm
güzelliklerinin, mimari şaheserlerinin tarihî debdebesi ile beraber
lalezarlara, lale yarışlarına, lale şiirlerine bezeniyor; lalelerin şehri,
renklerin şehri, yaprakların şehri haline dönüşüyor.

İskender Pala, Katre-i Matem'de usta kalemiyle lalelere bezediği
İstanbul'da kavuşup doyulamayan, kavuşulamayıp yakan aşkların
elemli ve Osmanlı hallerini de tüm ıstırap ve coşkularıyla anlatıyor.
Sevdiğini, aşklarının ilk gecesinde kaybeden Şahin'in macerasını
anlatan roman, bu kaybın ardındaki esrarı çözmek için külhanlara,
tomruklara, lalezarlara ve hatta Osmanlı sarayına kadar gidiyor. İşte
bu yolculuk, okuru hiç ummadığı yerlerde hiç ummadığı
maceralarla karşılaştırıyor.

Cinayetlerin gölgesiyle giderek gizemli bir hal alan olaylar Lale
Devrine nihayet veren Patrona Halil İsyanının yakıcı siyasal
çalkantılarıyla birlikte çözülmeye başlıyor.

Kalemimi hokkaya bandırdığım şu anda –ki Nevşehirli Damat
İbrahim Paşa'yı canından; Sultan III. Ahmet'i de tahtından eden
cehennemden nişan Eylül İhtilali'nin üzerinden henüz iki hafta
geçti- şahit olduğum olayları yazıp yazmamakta kararsız sayılırım.

Bilemiyorum. Yazmak gerektiğini düşündüğüm şeyler bir bakıma
devlete ait sırları ifşa etmek gibi bir ihanetin ağırlığını da vicdanıma
yükleyecek. Öte yandan Şark'ın kutsal çiçeği laleye dair yorumlarda
bulunacak ve belki şükufeciyan esnafını gücendirmiş de olacağım.

Ama birisi çıkıp yiğit Şehzade Ahmet'i, aşağılık isyancıların
yaptıklarını, cennete benzeyen İstanbul'u ve Sadabat'ın laleye
kattığı zarafeti anlatmazsa bu dahi tarihe ve şehre haksızlık sayılır.


10.Uçurtma Avcısı - Khaled Hosseini



Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen
iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına
rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir,
ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının
oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa,
Hazaralara mensuptur.

Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri,
çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali
sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler.
Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen

arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.

Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir
roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri,
fedakârlıkları ve yalanları...

Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını
yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip
toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.

Uçurtma Avcısı'nda anlatılan olağanüstü bir dostluk. Bir insanın
diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü...

yenikitap
__________________
DarkAngeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz DarkAngeL'in Mesajına Teşekkür Etti.