Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.04.10, 16:04   #1
Emilio Santos
. . . . . Erlik'in Katili . . . . .

Emilio Santos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 135
Mesajlar: 3,871
Ettiği Teşekkür: 11972
Aldığı Teşekkür: 17675
Rep Derecesi : Emilio Santos has a spectacular aura aboutEmilio Santos has a spectacular aura aboutEmilio Santos has a spectacular aura aboutEmilio Santos has a spectacular aura aboutEmilio Santos has a spectacular aura aboutEmilio Santos has a spectacular aura aboutEmilio Santos has a spectacular aura aboutEmilio Santos has a spectacular aura aboutEmilio Santos has a spectacular aura aboutEmilio Santos has a spectacular aura aboutEmilio Santos has a spectacular aura about
Ruh Halim: none
Standart Büyük Pers Kralı Kserkses

1. Serhas, Kserkses veya Xerxes



"300" Adlı Filmde Kserkses

I. Serhas veya Kserkses (Persçe: Hşayarşa) (M.Ö. 51965) Ahameniş İmparatorluğu'nun Pers kralıydı. Yunanca Eski Pers hükümdar adlarından Hşayarşa sözcüğünden gelen Serhas, "kahramanlar kralı" anlamına gelmektedir.


İran'da, bir kayanın üzerinde şöyle bir yazıt vardır: "Ben büyük kral, krallar kralı, değişik diller konuşan ülkelerin kralı, bu büyük evrenin kralı, Kral Darius'un oğlu, Ahameniş soyundan Kserkses'im."

Kserkses, varlığını bildiği tüm uygar halkların kralı olduğunu ileri sürdü. İÖ 486'da Pers kralı olarak babası Darius'un yerine geçti; 484'te Mısır'da patlak veren bir ayaklanmayı bastırdı ve Babil'i Pers İmparatorluğu'nun egemenliği altına aldı.

Yalnız Atina, Sparta ve onlarla birlik olan devletler Kserkses'in egemenliğini kabul etmiyordu. Bunun üzerine Kserkses onları cezalandırmaya karar verdi. İÖ 480 ilkbaharında, Sarfta (bugün Salihli) o dönemin en büyük ordusunu topladı. Herodot tarihine göre, 5 milyon asker topladığı öne sürülmekteyse de, bugünkü tahminlere göre bu sayı 360 bin kadardı.
  • Termofil Savaşı
Herodot'un verdiği bilgiye göre M.Ö. 480 yılında Yunan kent devletlerinden oluşan bir ittifakın Mora yarım adasını Balkanlar'a bağlayan Termofil dağ geçidinde kendisinden çok daha kalabalık istilacı Pers ordusuyla yaptığı savaştır. Tarihteki en ünlü direnişlerden biridir. Termofil geçidi Antik Yunandan itibaren savaşlara da sahne olmuştur.

M.Ö. 480 yılında Pers kralı Serhas (Kserkses) babası Darius'un Atinalılara yenilmesinin öcünü almak için Çanakkale'yi geçerek, Yunanistan'ı istila etmek üzere yola çıktı. Herodot'un belirttiğine göre iki yüz elli bin savaşçıdan oluşan Pers ordusunun vatanları üzerine yürüdüğü haberi bütün Yunanistan'ı dehşete düşürdü.

Yunanistan o tarihten aralarında siyasal birlik oluşturamamış ve birbirleri ile sürekli çatışan şehir devletlerinden oluşuyordu. Ancak Yunanistanın topyekün istilası tehdidi şehir devletlerinin bir ittifak oluşturmasını sağlamıştır.

En büyük şehir olan Atina'nın en zayıf günlerini yaşıyor olması Antik Yunanistandaki bütün ümitlerin, Dor savaşçı özelliklerini taşıyan Spartalılara bağlanmasına sebep oldu. İki yüz elli bin kişilik ordunun başka türlü durdurulamayacağına inanan Sparta'nın eş iki kralından biri olan Leonidas tek çarenin Termofil Geçidi'nin tutulması olduğuna karar verdi. Kalabalık orduların hareket alanını kısıtlayan ve askeri manevralara izin vermeyen kayalık geçit ancak göğüs göğüse mücadele ile ele geçirilebilirdi.

I. Serhas Yazıtı (Van Kalesi)

  • Leonidas
Leonidas, Heredot'a göre 300 kişilik muhafız birliğini alarak geçidi tutmak ve yardım gelene kadar Pers ordusunu oyalamak için yola çıktı. Spartalılar müttefik de toplayarak M.Ö. 486 yılında Termofil geçidinde Perslerle karşı karşıya geldi.

Persleri burada olabildiğince oyalayarak geride kalanlara ordu hazırlamaları için süre kazandırmış olacaklardı. 7 gün boyunca 300 Spartalı ve 700 Tespialıdan oluşan küçük Yunan birliği iki yüz elli bin Pers askerini geçitlerin öte tarafında tutmayı başardı. Ancak beklenen yardım gelmedi.

7. günün sonunda Pers generali Hidasnes, bir grup askeri Malisli Efialtes adında bir hainin gösterdiği bir dağ patikası üzerinden Yunanlılar'ın arkasına çıkartınca Persler geçidi arkadan sarabildiler. Bunun üzerine Sparta kralı Leonidas Tespialı askerlere geri çekilme emri verdi. Kendisi ise 300 askeriyle ülkesinin kanunları gereğince burada savaşarak ölecekti.

Son muharebenin bitimine doğru ölen Leonidas'ın cesedini korumak için kalan son Spartalıların tırnak ve dişleriyle mücadele ettiği Herodot'un kayıtlarında belirtiliyor. Burada kahramanca ölen askerler sayesinde güç toplayan Yunan kentleri bu savaşın ardından Persleri Salamis ve Plateade mağlub ederek tarihin ilk demokratik düzenini korumuşlardır.

Pers ordusunun buradaki ağır kayıplar Serhas'ı o kadar korkutmuştur ki daha sonra Pers donanması Salamis'te yenilgiye uğradığında istilayı tamamlamak üzere ordusunun sadece çok küçük bir kısmını geride bırakarak Yunanistan'dan çekildi.

Bugün Termofil'de iki anıt kalmıştır. Sonradan yapılan anıtta Kral Leonidas'ın kendisinden silahlarını isteyen Xerxes'a söylediği sözler yazılıdır:"MOLON LABE" - "GEL VE KENDİN AL" ikincisinde ise Şair Simonidesin sözleri vardır. Bu sözler tüm savaş yazıtlarının en ünlülerindendir: "Git, Spartalılara söyle, buradan geçen yabancı, burada, kanunlarına itaat eden bizler, yatıyoruz."


  • Denizi Cezalandırdı
Donanmasının tehlikesizce geçmesi için Aynaroz Yarımadası'nın ucunda bir kanal açtırdı. Ordunun Avrupa'ya geçmesi için de Hellespontos'ta (Çanakkale Boğazı) birbirine yanaştırılmış gemilerden iki köprü kurdurttu. Köprülerden biri fırtınada yıkılınca öfkelenen Kserkses, askerlerine denize 300 kamçı vurmalarını ve bir çift pranga atmalarını buyurdu.
Bütün Hellespontos gemi doluydu, bütün Abydos kıyıları ve toprakları insanla kararmıştı, bunları gördü ve kendini kutladı; sonra ağlamaya başladı.

Artabanos, amcası, farkına vardı; başta Kserkses'i Yunanistan'a karşı yürümek düşüncesinden caydırmak için, fikrini açıkça ortaya koymuş olan adam; baktı ki Kserkses gözyaşları döküyor, neden olduğunu sordu gizlice: "Ey kral, dedi, az önce sevinçliydin, şimdi ağlıyorsun, bu iki davranışın birbirinden ne kadar başka".

Şunun için ki," diye cevap verdi Kserkses, "insan ömrünün kısalığı geldi aklıma, yüreğim kabardı, gözlerimizin önündeki şu insanlardan, şu kalabalık içersinden, yüz sene içinde bir teki bile kalmayacak!"

Artabanos söz aldı: "Bir ömür boyu, acımaya daha çok layık olan nice olaylar görürüz; zira bu kısa ömür içinde bunlardan ya da başkalarından bir tek kişi yoktur ki ara sıra değil sık sık, yaşamaktansa ölmek daha iyi diye düşünmesin, zira hiçbir mutluluk sürekli değildir. Üzerine çöken felaketler, ağzının tadını kaçıran hastalıklar, bu kısacık ömrü ona çok uzun gösterir. İşte bunun için eziyet çeken birisi için ölüm, insana en iyi sığınak gibi gelir; ama tanrı bize tatlı şeyler de tattırır ve bizi aldatan da onun kıskançlığındaki bu inceliktir".
  • Kserkes'in Ölümü
İran'da yapılmış bir taş kabartmada kral olduğu için uyruklarından daha uzun boylu gösterilmiş olan Kserkses Mardonios'u Tesalya'da bırakarak ordunun büyük bölümüyle ülkesine döndü. Mardonios, Plataya'da yenilerek öldürülünce, Persler geri çekilmek zorunda kaldı. Savaş daha uzun bir süre devam ettiyse de Kserkses çarpışmalarla ilgilenmedi.

Yaşamının geri kalanını sarayında geçirdi. Saraydakilerin giriştiği bir darbe sonucunda, danışmanlarından biri ve amcası olan Artabanos tarafından öldürüldü.

Pers İmparatorluğu'nu İÖ 424'te 45 gün yöneten Kserkses adında ikinci bir kral da aynı biçimde öldürüldü.


Kserkes'in Mezarı - Naqsch-e Rostam - İran




Elbette Kserkses'in gerçek görüntüsü filmdeki ile uzaktan yakından alakalı değildi. Kendisini tanrı zannettiği ise doğrudur. Tarihin en büyük ordusunun komutanının da başka türlü düşünmesi beklenemezdi.
Kaynaklar;
Vikipedi, Mitoloji Sözlüğü, Felsefe Forumu, Ekşi Sözlük
__________________
kahrolsun bağzı şeyler!
Emilio Santos isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
17 Üyemiz Emilio Santos'in Mesajına Teşekkür Etti.