Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.05.10, 11:47   #1
Smyrna
Okunuşu: Simirna

Smyrna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 625
Mesajlar: 8,411
Ettiği Teşekkür: 37276
Aldığı Teşekkür: 38692
Rep Derecesi : Smyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzel
Ruh Halim: Enerji Dolu
Standart Hıdırellez Bayramı | Hıdırellez'de Ne Yapılır, Ne Yapılmaz?



Hıdırellez, bütün Türk dünyasında bilinen mevsimlik bayramlarımızdan biridir. Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdrellez günü, Hızır ve İlyas Peygamberin yeryüzünde buluştukları gün olması nedeniyle kutlanmaktadır. Hızır ve İlyas sözcükleri birleşerek halk ağzında hıdrellez şeklini almıştır. Hıdırellez günü, Gregoryen takvimine göre 6 Mayıs eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Julyen takvimine göre 23 Nisan günü olmaktadır.


Halk arasında kullanılan takvime göre eskiden yıl ikiye ayrılmaktadır: 6 Mayıstan 8 Kasıma kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasımdan 6 Mayısa kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 6 Mayıs Günü kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelir ki, bu da kutlanıp bayram yapılacak bir olaydır.

Hızır ve Hıdırellezin kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Bunlardan bazıları Hıdırellezin Mezopotamya ile Anadolu kültürlerine ait olduğu; bazıları ise İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültür ve inançlarına ait olduğu yolundadır. Oysaki Hıdırellez Bayramını ve Hızır inancını tek bir kültüre mal etmek olanaksızdır. İlk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu, İran, Yunanistan ve hatta bütün Doğu Akdeniz ülkelerinde bahar ya da yazın gelişiyle ilgili bazı tanrılar adına çeşitli tören ve ayinlerin düzenlendiği görülmektedir.

Hızır, yaygın bir inanca göre, hayat suyu (ab-ı hayat) içerek ölmezliğe ulaşmış; zaman zaman özellikle baharda insanlar arasında dolaşarak zor durumda olanlara yardım eden, bolluk-bereket ve sağlık dağıtan, Allah katında ermiş bir ulu ya da peygamberdir. Hızırın hüviyeti, yaşadığı yer ve zaman belli değildir. Hızır, baharın, baharla vücut bulan taze hayatın sembolüdür. Hızır inancının yaygın olduğu ülkemizde Hızır'a atfedilen özellikler şunlardır:

1. Hızır, zor durumda kalanların yardımına koşarak insanların dileklerini yerine getirir.

2. Kalbi temiz, iyiliksever insanlara daima yardım eder.

3. Uğradığı yerlere bolluk, bereket, zenginlik sunar.

4. Dertlilere derman, hastalara şifa verir.

5. Bitkilerin yeşermesini, hayvanların üremesini, insanların kuvvetlenmesini sağlar.

6. İnsanların şanslarının açılmasına yardım eder.

7. Uğur ve kısmet sembolüdür.

8. Mucize ve keramet sahibidir.


Hıdırellezle İlgili Diğer İnançlar

Hıdırellezde tamamen inançtan kaynaklanan, yapılması uygun veya uygun olmayan davranışları belirtmek gerekir.

Hıdırellez gece ibadetle geçirilir. Ertesi gün temiz giyimli olarak dolaşmak gerekir. Evde genel temizlik yapılır. Çeşitli yiyecekler hazırlanır. Hıdırellez günü için, yumurta kaynatılır. Ağzı açık bükme, katmer, börek, irmik helvası vb. gibi yemekler hazırlanır.

Sabahleyin dua edilmesi, dilek ve temennilerde bulunulması, toplu olarak ailece yemek yenilmesi, Kuran kıraati, sabah namazından önce kabir ziyareti yapılması gereken adetler olarak görülmektedir.

Ellere ve ayaklara kına yakılır. (kadınlar)

Akarsuya, dilekler bir kağıda yazılarak bırakılır. Mesela İzmir ve çevresinde dilek kağıtları Hıdırellez sabahı denize bırakılmaktadır.

Nişanlı çiftler arasında karşılıklı hediyeler gönderilir.

Hıdırellez günü evler ilaçlanmaz. Nasip süpürülür inancı ile bazı bölgeler de evler süpürülmez.

Kuru baklagiller bir torba içinde bahçede ağaçlara asılır. Hıdır Babanın kamçısıyla bunlara dokunması ve bereket getirmesi dileği tutulur. Buna benzer biçimde ev, araba, çocuk ziynet eşyası resimleri de yapılarak bahçeye muhtelif yerlere asılır.

Evde kalma tehlikesiyle karşı karşıya genç kızların başları üzerinde Hıdırellez günü yeni kullanılmamış kilit açılır.

Hıdırellez günü, açların doyurulması, dargınların barıştırılması, üzüntülü olanların sevindirilmesine çalışılır.

Hıdırellezde içki içilmez, kumar oynanmaz.

Yoğurt çalınır. Ancak maya kullanılmaz. Yoğurdun tutması halinde eve Hıdırın uğradığına inanılır.

Hıdırellez günü kırlara gidildiğinde Hıdırellez azığını çalma adeti yaygındır.

Evin pencere ve kapıları kapatılmaz.

Hıdrellez günü, güneş doğmadan kalkılır. Verilen bilgiye göre, geç kalkanlar, şafak vakti evleri dolaşan Hızır'dan nasiplenemezler.

Evlenmek isteyen kızlar, kimliklerini belli etmeden kıbleye bakan dokuz komşu kapısını çalarlarsa, o yıl kısmetleri açılır.

Hıdrellez sabahı, gün doğmadan bir kağıda yazılan dilek akarsuya atılırsa, o yıl gerçekleşir.

Evlenme çağına gelen genç kız, Hıdrellez günü yaptığı tuzlu çöreğin yarısını yer, diğer yarısını da dam veya duvar üstüne bırakır. Kargalar, bu çöreği alıp hangi evin bacasına götürürlerse genç kız o eve, uzağa götürürlerse uzağa gelin gider.

Kocaya gidememiş, kısmeti kapalı kızlar için Hıdrellez günü, kilit açma pratiği uygulanır. Tanıdık yedi evden alınan yedi anahtar, evde kalmış kızın eline verilir. Kız, hiç kimseyle konuşmadan içinden dualar okuyarak bu yedi kapıyı anahtarlarla açarsa, kısmeti bir yıla kalmaz açılır.

Kısmetinin açılmasını isteyen genç kız veya delikanlı, sabah namazından önce kıbleye bakan yedi çeşmeden su içerse, o yıl evlenir.

6 Mayıs günü sabahı, gün doğmadan sokak kapısı sonuna kadar açılırsa, Hızır eve girer, bolluk bereket getirir.

Soğan kabuğu ile kaynatılan yumurta çocuklara yedirilirse, şifa kaynağı olur.

Boyu kısa olan çocuk veya gencin başına bir oklava ile vurulursa, o yıl içinde boyu uzar.

Seher vakti, bir akarsu kenarında çamurdan ev yapılır, içerisine buğday doldurulursa, o yıl mahsul bol olur.

Kadınlar, başlarına çimen yeşili örtü örtünürlerse, o yıl, bol yağmurlu ve bereketli olur.

Yağ ve ayran yapılan yayıklar, yeşil dal ve yapraklarla süslenirse, o yayıkta yayılan mahsul bereketli olur.

Hıdrellez günü gözlerine sürme çeken kızların, o yıl başları ağrımaz.

Herhangi bir kaba su konularak etrafına kızlar oturtulur. İple bağlanan pamuk topağı iğneye takılıp suya atılır, pamuk topağı hangi kızın önünde durursa, o kız diğerlerinden önce kocaya varır.

Türbelere gidilip, adak ve kurbanlar kesilir.

Komşulara yedi çeşit çerez dağıtılır.

Nişanlı çiftler, Hıdrellez günü ağaçlı, sulak yerlerde dolaşıp piknik yaparlarsa, kısmetleri bol olur.

Bekar kızın çeyizinden bir parça gül ağacının altına konur. Genç kız rüyasında kimi görürse, onunla evlenir.

Türbelerde ve diğer kutsal yerlerde, hali vakti yerinde olanlar, fakirlere ziyafet verirler.

Gül ağacının dibine altın bağlanırsa, o yıl ürün bol olur.

Ev sahibi olmak isteyenler, Hıdrellez gününden başlayarak üç gün boyunca, gül ağacının dibine ev maketi yaparlarsa, o yıl ev sahibi olurlar.

Hıdırellezde yapılmamasına çalışılan işleri ise şöyle sıralayabiliriz:

Hıdırellez günü sabah erkenden kalkmayan kişinin işleri ters gider. Geç kalkmak kusur addedilir.

Hıdırellezde salıncakta sallanmayanın o yıl çeşitli rahatsızlıklarla karşılaşabileceğine inanılır. Salıncakta sallanma bir bakıma ateş üzerinden atlama şeklinde o yıl için sağlık ve sıhhat dileği geleneği ile aynıdır. Hastalıkların, dertlerin sallanma sırasında döküleceğine inanılır.

Hıdırellez günü çamaşır yıkanmaz. Yünlü giyecekler güneşe çıkarılır.

Hıdırellez günü un elenmez ve ekmek yapılmaz.

Yeşil ot, dal veya çimen koparılmaz.

Çiçek toplanmaz.

Bağ ve bahçelerde çalışılmaz, tarlaya gidilmez.

Hıdırellez günü akşama kadar un kabına veya hamur tahtasına el sürülmez.

Eve kuru çalı - çırpı götürülmez.
__________________
Smyrna isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
22 Üyemiz Smyrna'in Mesajına Teşekkür Etti.