Tekil Mesaj gösterimi
Eski 10.05.10, 22:27   #1
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Exclamation Hıyanet-i Vataniye (Vatan Hainliği) Kanunu

Hıyanet-i Vataniye (Vatan Hainliği) Kanunu-Tadili ile Dinin siyaset Aracı Olarak Kullanılmasının Yasaklanması



Açıklama


Laik ve çağdaş devlet, din ile dünya işlerini birbirinden ayırmayı öngörmüştü. Bunun anlamı, yapılacak yasaların, yönetimin ve yargının din kurallarına göre değil, toplumun gereksinimlerine göre, çağa uygun yasaları yönetimde egemen kılmaktı.


Bu ilke, şeriattan kaynaklanan eski hukukun tümden değişmesini gerektiriyordu. Bu atılım, elbette gerici, bağnaz ve mürteci kesim tarafından hoş karşılanmayacaktı. Bu nedenle, çıkarılan devrim yasalarına yazılı ve fiili saldırılar başlatıldı. Devrimin ve devrimci hükümetlerin gücü, bunları karşılayacak durumda idi.


İşte o zaman gerici kesim, önce iktidarı ele geçirmek, bu suretle devrimcileri devre dışı bırakma girişimi başlattı. Bunun en kolay yolu, dini, siyasete araç yapıp, halkın kutsal din duygularını sömürmekti. Bu amaçları, açıkça anlaşılınca, devrimlerin henüz filizlenme döneminde, tehlikeden kurtarılması için etkin yasaların yürürlüğe konulması zorunlu duruma geldi.


Bu bağlamda iki etkili yasa çıkarıldı. Bunlardan birisi Takriri Sükun Kanunu, diğeri de, Ulusal Kurtuluş Savaşı dönemindeki, eşkıyalık, başkaldırma ve asker kaçaklarına karşı etkin önlemler alınmak üzere kabul edilmiş bulunan 29 Nisan 1920 tarihli Hiyaneti Vataniye Kanunu'nda yapılan bir değişiklik ile 25 Şubat 1925 tarih ve 556 sayılı dinin siyasal amaçlarla kullanılmasını önleyen yasadır.



29 Nisan 1920 Tarihli Hıyanet-i Vataniye Kanununun Tadili Hakkında



Kanun No:
556
Kabul Tarihi:
25/2/1925



Bugünün dili ile


Madde 1- Dini ya da dince kutsal sayılan şeyleri, siyasal amaçlarla kullanmak ereği ile, dernekler kurulması yasaktır. Bu gibi dernekleri kuranlar ve bu derneklere üye olanlar, vatan haini sayılırlar. Dini ya da dince kutsal sayılan şeyleri kullanarak, devletin şeklini de değiştirme ve bozma girişiminde bulunanlarla, devlet ve toplum düzenini bozanlar, her ne yolla olursa olsun, din ve dince kutsal şeyleri kullanarak halk arasında kötülük ve bölücülük tohumları ekmek için gerek tek tek, gerek toplu halde, sözlü ve yazılı, ya da eylemsel olarak girişimde bulunanlar da vatan haini sayılırlar.


Açıklama


Hiyaneti Vataniye Yasası'nın gerek bu maddesinde, gerekse izleyen maddelerinde, vatan ihaneti sayılan hallerde, idam cezası verilmekte idi.

Gerek bu yasa, gerekse gerici ve şeriatçı eylemlere Türk Ceza Yasası'nın 163. maddesine ilişkin olarak verilen cezalar, her iki yasanın, 3713 sayı ve 12 Nisan 1991 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 23. maddesinin a ve c bendleri ile kaldırılmasından sonra hiçbir geçerliliği kalmamış, 1982 Anayasası'nın 14. maddesinin açık hükmüne karşın irtica eylemlerini önleyecek bir uyum yasası da bugüne kadar maalesef yapılmadığından, anayasal laiklik ilkesi ve buna karşı yapılan eylemler (TCK'nin 312. maddesi dışında kalan eylemler) her türlü ceza yaptırımının dışında kalmıştır. Son zamanlarda oldukça artış gösteren bu eylemlerin gerçek nedeni budur.

Alıntıdır
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
12 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.