Tekil Mesaj gösterimi
Eski 19.05.10, 18:17   #10
Akashaa
Gerçek Üye

Akashaa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2010
Konular: 7
Mesajlar: 988
Ettiği Teşekkür: 3456
Aldığı Teşekkür: 3227
Rep Derecesi : Akashaa muhteşem bir gelişmedeAkashaa muhteşem bir gelişmedeAkashaa muhteşem bir gelişmedeAkashaa muhteşem bir gelişmedeAkashaa muhteşem bir gelişmedeAkashaa muhteşem bir gelişmedeAkashaa muhteşem bir gelişmedeAkashaa muhteşem bir gelişmedeAkashaa muhteşem bir gelişmedeAkashaa muhteşem bir gelişmedeAkashaa muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Melek Gibi
Standart Cevap: NEY’in tarihçesi

Teşekkürler Saya Benim konum bu işte

Bende kısa bi öykü sunmak isterim ;


NEY İN ÖYKÜSÜ
Bir gün, Rasulullah Efendimiz (s.a.v) Hz. Ali (r.a) ile sohbet ederken, kimseye anlatmaması şartıyla ona ilahi aşkın sırlarından bahseder. Hz. Ali, Efendimiz’den öğrendiği sırların ağırlığı altında adeta ezilir. Taşıyamaz olduğu bu hal onu alır, Medine şehrinin dışına kadar götürür. Ne kadar zamandır yürüdüğünü bilmediği çölde, yolu suyu çekilmiş bir kuyuya varır. Gönül dünyasına akmaya devam eden ilahi sırlar benliğine sığmaz olduğunda Hz. Ali dayanamaz artık, feyiz ve muhabbetle bezenmiş duygularını kupkuru kör kuyuya döker. Hz. Ali’nin dilinden dökülen sırların güzellikleriyle dolan kuyu da coşarak deruni bir heyecanla sel olur taşar. Taşan suların bereketi ile kuyunun etrafında bir bir kamışlar boy verir.

Aradan günler geçer ve kuyunun başına bir çoban gelir. Kamışlardan birini keser. Kestiği kamışın gövdesine çeşitli yerlerinden delikler açar. Sonra dudaklarına götürüp üfler. Çoban nefesini verir vermez kamıştan aşıkane inleme ve feryat sesleri yükselmeye başlar. Kamış her işiteni hayran bırakan seslerle birlikte ününü de yaymaktadır.

Efendimiz, kalbe vecd ve heyecan veren bu sesleri duyunca işin aslını anlar. Hemen Hz. Ali’yi çağırıp “Sana anlattığım sırrı açıkladın mı?” diye sorar. Hz. Ali “Evet, ya Rasulallah! O yüce sırrı kalbime sığdıramadım. Suyu çekilmiş bir kuyuya söylemeye mecbur kaldım” diye cevap verir. Mevlana’nın aktardığı bu hikayeye göre o kuyunun etrafında boy veren kamışlar “ney” diye bilinir.


__________________
Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı
Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı
Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver
Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrı
Akashaa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Akashaa'in Mesajına Teşekkür Etti.