Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.05.10, 16:55   #1
Kardelen26
Müdavim

Kardelen26 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2009
Konular: 232
Mesajlar: 4,845
Ettiği Teşekkür: 27055
Aldığı Teşekkür: 23199
Rep Derecesi : Kardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura aboutKardelen26 has a spectacular aura about
Ruh Halim: Suspus
Standart Kuyumcu Sözlüğü



Ağartma:
Altın gümüş eşyaların sulandırılmış sülfirik asit (Zaç Yağı) içerisinde temizlenip oksitlerinden arındırılması.

Ag:
Gümüşün (argentum) kimyasal simgesi

Agat Taşı:
Koyu renkli sert bir taş

Ajur:
Altın veya gümüş levhaların üzerine yapılan motiflerde kıl testere ile lüzumsuz yerlerin boşaltılarak kafeslerin açılması işlemidir.

Akışkanlık:
Erimiş alaşımın kalıba iyi akabilme ve kalıbın tam şeklini alabilme özelliğini gösteren karmaşık özellik. Genellikle, aşırı ısıyla ve oksitlenme olmadığında artar. Çok çeşitli deneysel döküm test parçaları tarafından değerlendirilir.

Alafranga:
Mıhlamacılıkta altı açık çeşitli yuvalara taş takma tekniği

Alametifarika:
Ürün üstünde ürünü yapan veya satan kişi veya kurumun kimliğini belirten işaret patent

Alaşım, Alaşım Yapmak:
İki ya da daha fazla sayıda metalin, bileşen metallerin ayrı ayrı olduğundan daha iyi ya da daha dengeli özelliklere sahip olacak şekilde genellikle bir arada eritilerek oluşturulmuş bileşimi.

Alaşım:
İki veya üç cins metalin muhtelif oranlarda karıştırılıp eritilmesiyle meydana gelen karışım

Alaşım:
Halita. İki veya daha fazla madenin eritilerek oluşturduğu bileşim.

Alaturka:
Mıhlama işlmelerinde, taşın foyalı kabara içine sıvama tekniği ile yerleştirilmesi

Alçı:
Erimiş altın alaşım elde edilmesi ve modelin tam ayrıntılı olarak kopyalanması için, hızlı-çöken silis cürufu ve bağlayıcının (etil silisat ya da asit fosfat), form elde etmek için plastik ya da mum model tarafına dökülüp yakıldığı refrakter kalıp.

Alefi:
Elmasın pırlanta kesiminde tabla üzerinde oluşan fasetlere verilen isim

Alet ve Malzemeler:
Aralarında mandal, kopça, küpe eli, kanca, döner kanca gibi araçların da bulunduğu altın takı montajına uygun olarak piyasada bulunan bileşen ya da el yapımı parçalar

Alman Gümüşü:
Bakır, birinç ve %20-25 oranında çinko alaşımı.

Amalgam:
Metallerin civa ile yaptığı alaşım

Amnyant:
Altın-gümüş objelerin üzerine konularak kaynak işlemlerinin yapıldığı yanmaz kağıt

Amonyak:
Azot ve hidrojen bileşimi, keskin kokulu bir gazKir ve yağ sökücü olarak kullanılır.

Ana Metal:
Altın, gümüş ve platin grubu metaller dışındaki hemen tüm metaller (örneğin; bakır, nikel, çinko). Ancak, alaşım bir araya getirme ya da kaplama yapılan değerli metallerle de ilişkilidir.

Anot:
elektroliz işlemlerinde kullanılan (+) kutup

Anot:
Elektro kaplama/elektroformlama işleminde metal temin eden pozitif elektrot. Anti-Eritken Madde: Bir takım alanlarının kaplanması için kullanılan ve kaynağın ıslanmasını ve akmasını önleyen bir bileşik.

Astar:
Külçe altın veya metal levhalarının silindirde inceltilerek işlenmeye hazır hale gelmiş hali

Aşırı Isı:
Döküm sırasında akışkanlık kazanması için bir metalin ya da sıvılaşmış bir alaşımın erime noktasının üzerindeki ekstra sıcaklık marjıdır ve erimiş metalin vaktinden önce donmaksızın kalıbı doldurmasını mümkün kılar.

Au:
Altının kimyasal simgesi

Ayar (Karat):
Altının saflık ölçüsü; 24 ayar (karat) = %100 (saf) örneğin; 18 ayar (karat) = 18/24 %75 altın metal içeriği. Ayrıca, değerli taşların ağırlık birimidir; 1 karat = 100 nokta = 0.2 gram.

Ayar Damgalama:
Altın, gümüş ve platin parçalarının saflığının belirtilmesi için, İngiltere Ayar Damgalama Yasasına tabi UK altın ayarlama (analiz) dairesi tarafından damgalanması, ancak diğer ülkelerde genellikle gayri-resmi ayar damgalamaya başvurulmaktadır.

Ayar Kontrolü:
Değerli metal karışımlarının saflığının belirlenmesi için değerli metal alaşımının, külçe, ingot, döküm ürünlerinin ve özellikle altın takıların analizi.

Ayar Taşı Suyu:
Küçük işlemden doğan çizik, sıyrık, eğe izleri ve ateş lekelerinin giderilmesi için kullanılan doğal, yumuşak kayağantaşı. 2 mm ile 25 mm2 arasında değişen küçük çubuklar halinde tedarik edilebilir. Suya batırılarak el eğesi gibi, genellikle pomzadan sonra ve cilalamadan önce kullanılır.

Ayar:
Konu edilen metalin kendi cinsinden saflık derecesinin matematiksel ifadesi

Baget:
Değerli taşların dikdörtgen pirizma halinde kesilmiş şekli

Bağlantı Kaynağı (Yada Sızdırmaz Kaynak):
Elektronik bir kontrol aygıtıyla sıralanan nokta kaynakların üst üste bindirilmesiyle kesintisiz sızdırmaz kaynak oluşturan art arda gerçekleştirilen nokta kaynak uygulaması; tek nokta kaynakta olduğu gibi, elektrotlar çubuk değil, disk olabilir.

Başlık/Uç (Şalümoyla Kaynatma
):
Alev çapını kontrol eden gaz/oksijen karışımı çıkışının türünü (başlık-karışık ya da enjeksiyon-karışık) ve büyüklüğünü açıklar. Gaz hızı, alev uzunluğunu kontrol eder.

Başlık:
Başa konulan süseşyası tepelik.

Besleme:
Döküm katılaştıkça meydana gelen büzülmenin telafi edilmesi için, döküm yolu, döküm ağızlarından erimiş durgun metalin döküm kalıplarına beslenmesi için gereken işlem. Ağırlıktan kaynaklanabilir, aksi takdirde basınçlı olabilir. Beslemenin yetersiz olması, poroziteye ve çekilme boşluğu kusurlarına yol açar.

Beşibiryerde:
Sarrafiye ürünü. Osamnlı ve cumhuriyet dönemine ait, beş altın lira gramına eşit altın paranın halk arasındaki ismi.

Beyaz Radyasyon:
Tayfın görülebilir ışık aralığında bulunan, dalgaboyu karışık radyasyon (sözgelimi 400-750 nm). Bu radyasyon bazı dalga boyu tepe değerlerini (renk şeritleri) içerebilir, ayrıca kızılötesi ve morötesi radyasyonla da ilişkilidir.

Bezel:
Elmasın pırlanta kesiminde tabla üzerinde oluşturulan en büyük yüzeyli sekiz fasetin adı.

Bezeme:
Süsleme, dekore etme.

Bileği Taşı:
Çelik kalemlerin ağzının keskinleştirildiği dikdörtgen prizma şeklinde sert taş Bileşim Çubukları Eriyebilir çubuklar, yük cilalama tekerlerine, cilalama derilerine uygulanır; mum ya da sabun bağlı ince öğütülmüş oksitlerden yapılır. Renkler, olası oksit ve kesme gücünü göstermektedir.

Bor Nitrit:
Pırlantaya yakın sertlikte ve 1900 °C üzerinde kararlı, son derece yüksek basınç ve sıcaklıklarda üretilen kızıl kara küp taneleri. Özellikle, elmas ile reaksiyon sorun olduğunda kaplanmış yapışkan madde olarak kullanılır.

Boraks:
Teneker diye bilinen boraks, kimyada sodyum tetraborat diye geçer. Kuyumcula r kaynak yaparken alevin alevin hararetini arttırmak ve kaynaklanacak kısmın yağ ve oksitlerden arınması için temizleyizi özelliklerinden yararlanırlar. Kaynak işleminin vazgeçilmez malzemesidir.

Boşaltma:
mıhlama işleminde kullanılan yarım yuvarlak uçlu çelik kalem.

Bronz:
Bakır ve çinko alaşımıdır. Bakır, pirinç, çinko alaşımına da aynı ad verilir.

Brose:
Takılarda matlaştırma amaçlı aşındırıcı sert keçe.

Broş:
Süs iğnesi olarak kullanılan takı

Buharla Lehimleme Cd
:
kadmiyumun simgesi kuyumculukta kaynak oluşturmada kullanılan katkı maddesi.

Cevahir:
Arapça'da cevherin çoğul hali. Elmas yakut gibi değerli taşlardan üretilmiş mücevher.

Cilalama:
Genellikle zımparadan sonra, perdah tozu cilalayıcı bileşenleriyle dolu fırça ya da döner tekerler kullanılarak metale parlaklığın kazandırıldığı son bitirme aşaması. Cimar: Yüksek ayarla üretilmiş takılara antik görüntü ve mat has rengi kazandıran kaplama tekniği güherçile ilave edilerek sodyum klorürlü su ile karıştırılır. Kaplama yapılacak bu obje bu eriğiye batırılarak işlem tamamlanmış olur.

Cu:
Bakır'ın kimyasal simgesi

Cullinam
:
Armut kesimli beyaz renkte ve 530,20 kıratlık dünyanın en büyük elması.

Cüruf: Eritilen maddenin boraks, karbonat ve nişadırla temizlenmesinden sonra kalan ramatlık artığı. Kal sistemiyle geri dönüşüm sonrası oluşan posa

Çapak:
Santirfüj veya kum döküm esnasında taşan ve dökülen parçaların ek yerlerindeki fazlalıklara denir.

Çapla:
Mıhlayıcılıkta kullanılan düz ağızlı çelik kalem.

Çekme:
Zımbanın levhayı bir kalıptan iterek geçirdiği, ancak, levhanın çevresinin radyal çekmenin engelleneceği şekilde sınırlandırıldığı bir levha presleme işlemi. Oluşan şekil, zımbanın çevresine çekilir.

Çentik:
Testerenin açtığı gerçek yarık ya da kanal; ayrıca, malzemenin kesme genişliği ve hacmi de maden talaşı haline getirilir.

Çırak:
Çerağ-Işık-mum sanata meraklı aydınlatılması gereken yetenek ve kaabiliyeti keşfedilmiş çocuk.

Çift:
Küçük maşa görünümünde tezgah ve kaynak işlemlerinde kullanılan kuyumcu aleti. Çörüşme: Isıl işlemve kaynak işlemlerinde, maddenin fiziki görünümünün bozularak pürüzlü hale gelmesi.

Daldırma:
Duvarın kendi kalınlığını doldurmasına izin verilen boru-çekme türü (mandrel çekmenin aksine). Genellikle, gerçek duvar kalınlığı artar.

Derece:
Pimlerle birbirine bağlanan dişi erkek çerçeve.

Derin Çekme:
Derin presleme işlemi; zımba, levhayı kalıptan iter ve levhanın kenarının yarıçaptan kontrollü basınç altında çekilmesine neden olur; böylece nispeten derin şekiller oluşturur. Boru oluşturma işleminin başlatılması için kullanılabilir.

Derin Kalem:
Kafkas kalemi de denilen bu stil, zemini oyularak motifleri kabartılan bir mücevher bezeme tekniği.

Diamantin:
Elmas tozundan değil, kireçlenmiş alüminyumdan yapılmış cilalama tozu. Dildırma (dekapaj): Dökümden, işlemeden ya da genellikle kaynaklamadan sonra, seyreltik asit ya da dekapaj banyosuna daldırılma yoluyla, yüzeydeki oksitlerin ve eritken maddelerin metalden çözülerek atılması işlemi.

Divanhane:
Osmanlı döneminin yüzük modası. Otası tektaş kenarları elmaslarla çevrili büyük boy yuvarlaktaşlı yüzüklere verilen isim.

Dolap:
Takının cila öncesi bilye ve iğnelerle parlatılması işlemi.

Domlama (Kertme):
Kubbeli bir çukur oluşturmak için blok halinde eş küresel oyuk içerisine küre uçlu keskiyle levha ya da dairenin çekiçlenmesi. Kırpma sonrası, iki eş kubbe içi boş bir küre oluşturacak şekilde lehimlenebilir.

Döküm Tanesi:
Küçük parçalar ya da taneler oluşturmak için, erimiş maddenin yavaş yavaş suya dökülerek küçük çakıl taşı büyüklüğünde parçalara bölünerek eritme ve alaşım yapıını kolaylaştıracak şekilde hazırlanan metal ya da alaşımlar. Kesilmiş hurda levhaları, yeniden-eritmenin daha kolaylaştırılması için tane haline getirilebilir.

Döküme elverişlilik
:
Bir alaşımın eriyebilme, kalıba dökülebilme, yeterli akışkanlığı sağlayabilme, kalıp boşluğunun tam şeklini alabilme ve çatlamadan kalıptan çıkarılabilme özelliği. Tek, basit bir testle ölçülebilmesi zordur.

Döner Döküm
:
Erimiş madenin, döner kolun ortaya yakın kısmından çevredeki kalıbın içerisine enjekte edilmesi için merkezkaç gücünden yararlanılan döküm yöntemi. Kollar, helezoni yay biçiminde ya da elektrikli olabilir, genellikle, erimiş madde sıcaklığıyla tetiklenen döküme hazır sinyal ayarının alınmasıyla çalışır.

Dövme/Dövme Blok
:
Çeşitli genişlik ve derinlikte D-Bölme olukların kesildiği çelik bloklar. Boru bölme yapımına başlandığında şeritlerin sivri oluk şeklinde çekiçlenmesi ya da bölme ya da çubuk bölmelerin ayarlanması için kullanılır.

Dövülebilirlik:
Aşırı işlem sertleşmesi ve çatlama olmaksızın, yoğun olarak çekiçlenebilme ya da haddelenebilme (yuvarlanabilme) özelliği. Dövülebilirlik, genellikle sıcaklıkla birlikte artar.

Dövülmüş Yarıbitmiş Ürün
:
Döküm külçe ile yararlı ya da standart büyüklüklerde saklanan bitmiş parçalar arasında yer alan ürünlerdir, genellikle, levha, yaprak, sarılı şerit, daire, çubuk, bar, bölme halindedirler, çoğunlukla tavlanmışlardır ancak yarı-sert olabilirler.

Dürtme:
Mıhlama işlemlerinde kullanılan yuvarlak uçlu çelik kalem.

Elektroformlama:
Özel olarak formle edilen elektro-kaplama çözeltileri kullanılarak elektrikle iletilen biçimle alt damarlar (katod) üzerindeki metal tortu (çökelme). Parça duvarı, alt damarın çıkarılmasına izin verecek kalınlıktadır. Bu parça, daha sonra, altın takı bileşeni olarak kullanılabilir.

Elektrolit:
Suda elektrik akımını ileten çözeltiler oluşturan madde.

Elektroliz
:
Elektrik enerjisinin kimyasal enerjiye dönüşmesi esnasında meydana gelen işlem maddelerinin elektrik yardımıyla ayrıştırılması.

Engele:
Mıhlama işleminde kullanılan, üçgen ağızlı çelik kalem

Faset:
Pırlatnın yüzeylerine verilen isim.

Faseta/Faset:
Pırlanta kesimleri sonucu oluşturulan yüzeyler.

Filigran (Telkari):
Altın- gümüş metal üzerine yine ince yassı metal tellerden belli süs ve bezeklerin yapılmasıdır. Bu teller düz, zikzag burmalı, spiral ve örgülü olabilir. Telkari diye bilinen bu teknikle vav, kake diye isimler alırlar.

Fire:
İşlenme anında meydana gelen metal kayıpları.

Füsur:
Genellikle yuvarlak ve küre biçiminde, metale taş yubvası açma ve pürüz temizleme işleminde kullanılan freze uçları.

Gemoloji:
Değerli taş bilimi.

Gemolojist:
değerli taş bilimiyle uğraşan uzman kişi.

Gısbit:
Mıhlama çapağı.

Gısbit:
Mıhlama işlemi sırasında oluşan maden talaşı.

Grafit:
Ametal, toz karbon.

Granülasyon Teknik:
Altın ve gümüşten yapılmış çok küçük küreciklerin dekaratif tarzda dizilmelerinden meydana gelen işlemlerdir.

Gravür:
Ramat işlerinde kullanılan teknik. Fransızca oyma anlamına gelir. Kalem işleri sırasında verilen fireyi fade eder.

Grippe:
Değerli taşlarda "eski kesim" olarak bilinen taş kesim şekli.

Gursun:
Altın-gümüş zemin üstüne vurma işlemiyle halkalar oluşturularak yapılan kumlama tekniğinde, tığ kalınlığında ucu pyuk çelik zımba.

Güherçile:
Barut.

Güverse:
Altın ve gümüşten yapılan minyatür kürecik.

Hadde:
Büyüktem küçüğe delikleri numara numara küçülen teli çekerek inceltmede kullanılan çelik alet.

Hakkak:
Çelik kalemlerle metal üzerine yazı yazan kalemkar.

Halhal:
Ayakbileğine takılan zilli süs eşyası. Ayak bileziği.

Hamlaç:
Üfleme borusu. Şalümonun L şeklinde alev çıkaran ayarlı boru kısmı.

Hanut:
İşyeri dışındadki kişilere, getirdikleri müşterilerin alış verişlerinden verilen yüzde. Komisyon.

Hap:
Altın ve gümüş içi boş top ve bu toplardan oluşan süzme tekdüze takı.

Heştek:
Metal Parçalarla yarım yuvarlak, top ve taş yuvası yapımında kullanılan çeşitli boylarda oyuk demir alet.

Hızma:
Harizma burun deliğinin yanına takılan süs eşyası.

Hurda:
Üertim sırasında işlemdışı kalmış toz, parça ve madenler ve kullanım değerini yitirmiş, eritilerek işleme sokulacak takılar.

In:
Indiyum'un kimyasal simgesi.

Ir:
İridyum'un kimyasal simgesi.

Isıl işlem/tavlama:
Madenlerin genişleme özelliklerini yitirmeleri halinde ısıtılarak yumuşatılması işlemi.

Işıl işlem:
Madenin parlatılması işlemi. Üretimin son aşaması. Cila.

İfraz:
Ramat ve bozuk alaşımlı maddenin tekrar kullanılabilir hale getirilmesi işlemi. Maden arıtma tekniği.

İizabe:
Eritme. Metallerin pota içerisind ateşte ısıtılarak sıvı hale getirilmesi işlemi İzabe: Grafit potalarda madenin eritilme işlemi.

Kabara:
Altı kapalı, yarım yuvarlak foyalı elmas taş yuvası.

Kabaşon:
Alt tarafı oyuk değerli ve traşsız taş.

Kafkas Kalemi
:
Desenlere kabartma görünüm kazandırmak amacıyla zemini çelik kalemlerle oyma tekniği.

Kakma
:
Çelik kjalem yardımıyla çökertme tekniği.

Kal:
Toprak ve kilden hazırlanan çukurda kömür ateş yardımıyla metal külçelerin eritme işlemi.

Kalemkar:
Altın ve gümüş metal üzerine, çeşitli çelik kalemlerle yazı ve desen çizen kimse.

Kalfa:
Çırak ve usta arasında üretim elemanı. Usta adayı.

Katmer:
Metal astar ve levhaların üzerinde oluşan kabuk.

Katmer:
Metal üzerinde eritme veya alaşım hatası sonucunda oluşan hava boşluğu. Metal kabuğu.

Katot:
Elektroliz işleminde (-) kutup.

Kaynak:
İşlem yapılacak metalin kendi cins ve ayarında yumuşatılmış hali.

Kitlekleme:
İnci, mercan,kehribar gibi ürünleri ipek düğümlü iplere dizme işlemi.

Klips:
Zincir, kolye,inci, mercan gibi kol ve boyunda kullanılan takılarınsabitlenmesini sağlayan özel anahtar.

Kontür:
Mücevherlerin üst kısmı olan montürü alttan destekleyen işlenmiş kafesli parçanın ismi.

Kostik:
Sodyum hipo sülfat.

Körük:
Yakıt olarak genellikle benzinin kullanıldığı, ayakla basılan bir körüğün sağladığı hava ile çalışan klasik şalümo.

Kral Suyu:
Selenyum asidi. Altın ve diğer bütün kimyasal bileşiklerini etkileyen 1 litre nitrik asit ve 3 litre hidroklorik asit bileşimi.

Kubbe:
Kal sistemiyle elde edilen altın ve gümüşe verilen isim.

Kumlama:
Klasik ve modern yöntemlerle takıya mat görünüm veya kalem işlemlerinde görünüme belirginlik vermek amacıyla zemine verilen ince kum vurma işlemi.

Külçe
:
24 ayar som altın.

Kültüve:
Havuzlarda istiridyenin içine boncuk konulup bekletilerek üzeri sedefle kaplanınca elde edilen suni incilerin ismi.

Küpe:
Kulağa takılan süs eşyası.

Lahit:
Kafkas Kalemkar ustalarının çelik üzerine altın kakma tekniği. Demir üzerine açılan kanalların ağızları dar, dipleri geniş tutularak hazırlanır. Bu kanallara saf altın çekiçle çakılır. Altınlar iyice yerleştiktan ve çapaklar alındıktan sonra demir harlı alevde ısıtılır. lav zamanı yağa sokularak su verilir.

Lal:
Kırmızı renkte süstaşı, alininyum oksit.

Lamba:
Küçük bir gaz deposunun ucundaki alevin ince bir çubukla işleme sokulduğu klasik şalümo.

Lehim:
Düşük ısıda eriyebilen, düşük dirençli, kalay ve kurşun karışımı bir çeşit kaynatıcı Lonca: Osmanlı döneminde, günümüz odalarının işlerini üstlenmiş, manevi değerlere bağlı esnaf birlikleri.

Lup:
Mercek. Başta taşların değerlendirmesi olmak üzere metaller üzerinde damgalama ve ince ayrıntların incelenmesine yardımcı alet.

Lüle Taşı:
Kolayca yontulup işlenen, beyaz renkli magnezyum silikat. Eskişehir taşı. Deniz köpüğü.

Lületaşı
:
Beyaz krem renginde kolay yontulabilen bir kalker.

Malafa:
Demir bakır alaşımları veya ahşaptan üretilmiş, üzeri düz.

Malgama:
Altın gümüş gibi metallerin civa ile yaptığı alaşım. Civa yaldızı tombak Malgama: Taombak. Cila yaldızı. Altın ve gümüşün civa ile yaptığı alaşım. Markiz: Mekik şeklinde traşlanmış taşlara verilen ad.

Martela:
Geniş astar yüzeyleri kalemle düzeltme işlemi.

Maskala:
Metal yüzeyleri parlatan çelik çubuk.

Maskala:
Metal yüzeylerin parlatılmasında kullanılan çelik çubuk.

Mengeç:
Metal yüzeylein parlatılmasında kullanılan çelik çubuk.

Mihengir:
Nesnelereistenilen ölçüde paralel çizgiler çizmeye ve uzunluk süresini kontrole yarayan ölçme aracı.

Mihenk:
Kalsedon taşı. Altın ayar tespitinde kullanılır.

Mihenk:
Altın ayar tespitinde kullanılan denek taşı. Kalsedon taşı.

Mikron:
Kalınlık ölçü birimi 1mm=100 mikrondur.

Milyem:
24 ayar altının 1000 milyem olduğu düşünülerek altın alaşımlarının bu değerlere göre tespiti.

Mine:
Dövülmüş renkli cam kırıklarının metal üzerinde hazırlanmış yuvalara fırınlanarak doldurma tekniği.

Miskal:
Kuyumculukta özellikle inci gibi ürünlerde kullanılan 4,8 gr'lık ağırlıkölçüsü birimi. Birbuçuk dirhem değerinde eski ağırlık ölçüsü birimi.

Montür:
Taşların monte edildiği mücevherin üst kısmı.

Montür:
Dar anlamda taşların konduğu, mücevherlerin üst kısmı. Geniş anlamında ise takı, sade işleminin bitmiş hali.

Mücevher:
Değerli taşlarla bezenmiş süs eşyası.

Nakkaş:
Nakşeden nakış yapan bezeyen usta.

Necef:
Dağ kristali, mühür yapımında kullanılır.

Ni:
Nikel'in kimyasal simgesi.

Niello:
Savat.

Nişadır:
Amonyak tuzu- Amonyum Klorür.

Nitrik Asit
: Kezzap.

Oksit:
Havadaki nem ile metallerin üzerinde oluşan pas.

Oksit:
Hava neminin metal yüzeyinde oluşturduğu katman.

Ons:
31,1 gramlık ağırlık ölçüsü.

Pafta:
Kuyumcuları küçük boy vida yaptıkları alet.

Pafta:
Metal çubuk ve borularla diş açan alet.

Palmer:
Mikrometre. Metallerde kalınlık ölçü aleti.

Pandantif:
Genellikle sarkıntılı gerdanlıklar için kullanılan ad.

Patina:
Bakır çalığı. Bakırın hava nemi, oksijeni ile reaksiyonu sonucu oluşan, yeşil renkteki bakır karbonat.

Pb:
Kurşun'un kimyasal simgesi.

Pd:
Paladyum'un kimyasal simgesi.

Perçin:
İki veya daha fazla levhayı birbirine bağlamak için çivinin ezilerek baş durumuna getirilen ucu. Kuyumculukta takının oynak bölümlerinde kaynağın sakıncalı veya gereksiz görülmesi halinde, metalin kendi cinsinden bir telle sabitlenerek, telin her iki ucunun şişirilmesi işlemi.

Perdah:
Metal üzerindeki pürüzlerin eğelerle rendelerle düzeltilmesi.

Peregrina:
34 kırat ağırlığında, armut biçiminde, dünyanın bilinen en büyük incisi.

Pertavsız:
Büyüteç.

Pevla:
Mühür mumu bir birim golamalk, iki birim reçine ve bir birim üstübeç karışımı olan, mıhlama ve kalemkarlıkta kullanılanan yapıştırıcı.

Pırlanta:
Elmasın traşlanarak prizmatik özelliği kazandırılmış hali.

Pirinç:
Bakır ve % 45 çinko ile yapılan alaşım.

Pendantif:
Sarkıtma gerdanlığa verilen isim.

Pomza:
Isıl işlemler yapılırken mücevherin çabuk ve kolay parlamasını sağlayan yağlı pomad.

Pota:
içinde metal eritilen grifit özel kap.

Prototip:
Anakalıp. Dökümhanede kavuçuğa alınarak seri üretime geçilecekürünün sadekar tarafından üretilmiş orijinal hali.

Pt:
Platinin kimyasal simgesi.

Ramat:
Kuyumcu atölyelerinin çöplerinin toplanarak eritilmesi işlemi.

Ramat:
Üretim sırasında engellenemeyen maden kayıplarının atölyenin çöp ve atıklarından geri dönüşümünü sağlama amaç ve tekniği.

Raspa:
Özellikle taş yuvası ve metal üzerindeki pürüzlerin giderilmesi işlemlerinde kullanılan, sivri uçlu, keskin kenarlı oluklu üçgen alet.

Rastlama:
Yaslama tekniği ile altın mıhlama işlemi.

Rastlama:
Mıhlama işlemlerinde yaslama tekniği.

Regent:
140,50 kıratlık dünyanın bilinen en temiz elması.

Rodaj:
Rodyum kaplama.

Rond:
Yuvarlak.

Roza:
Foyasız olarak traşlanmış elmaş. Felemenk de denir.

Roza:
Felemenk. Bir tür elmas yontum şekli.

Rubi:
Yakut.

Sarrafiye:
Yeni ve ticarti serbest eski altın para alım satımlarıyla uğraşan kuyumculuk bölümü.

Savat:
Neiello. Gümüş üzerine özel bir teknikle, kurşun kullanılarak yapılan nakış. Kara nakış.

Sedimantasyon:
Çökeltme.

Sıvama:
Mıhlamacılıkta, taşın tüm çevresinin metalle kapatılarak gerçekleştirildiği mıhlama tekniği.

Sn:
Kalay.

Süblime:
Siyanür.

Şalümo:
Isıtıcı Hamlaç
Şalümo:
Şalamo.

Şaloma:
Kaynaklama ve ısıl işlemlerde kullanılan, değişik tekniklerle alev üretici alet.

Şarnel:
Kuyumculukta tek başına veya çeşitli ürünlerde eklenti olarak, geniş bir kullanım alanına sahip, madenin kendi cinsinden oluşturulmuş boru.

Takoz:
Kuyumcu tezgahında testere ve tesviye işlemlerinin gerçekleştirildiği ahşap çıntı. Mecaz anlamda "külçe" halindeki maden.
Talaz:
Dalga bezeme. Kıvrık bezeme şeklindeki motiflere verilen ad.

Tav:
Altın- gümüş metallerin ısınma kıvamı

Tav:
İşlenecek metalde bulunması gereken ısı ve nemin yeterli olması, işlemler dırasında sertleşmiş madene tekrarişlenebilir özellik kazandırma.

Telkari:
Çok ince tellerle oluşturulan desenler ve ve bu desenlerden takı oluşturmak için kullanılan özel üretim tekniği

Telkari:
Tekrar bkz. Filigre İnce tellerle bezem tekniği.

Teneker:
Sodyum Tetra Borat. Boraks.

Tezyin:
Bezene. Süsleme. Dekro verme.

Tezyinat:
Süsleme dekore etme işi.

Tezyinat:
Bezekler, süsler.

Tire:
Fırçalarla parlatılmayan takıların parlatılması amacıyla, bir ucu sabitlenmiş pamuk ipliği için kullanılan terim. İp üzerine sürülen parlatıcılarla yapılan işleme tirelemek denir.

Tombak
:
Bakır üzerine altın, civa malgamasıyla yapılan kaplama işlemi civa yaldızı.

Tor:
Şalümo alevinin metalin alt ve yanlarına etkisini arttıran, amyant ve ürün arasında kullanılan örgülü demir tel.

Tunç:
Kalay, bakır karışımı.

Usta:
zanaatta yüksek becerisi olan.

Vakum:
Santrifüj döküm yapılacak alçı derecelerinin içinde hava kalmaması için havanın emilmesi işlemi.

Varak:
Altın gümüş gibi madenleri, döverek oluşturulan ince metal yaprak.

Yaldız:
İnce kaplama . Elektroliz tekniği ile metalleri değerli metallerle kaplama işlemi.

Yaldız:
Takıda, cila fırçalarının ulaşamadığı bölümlere, yüksek ayar parlak görünüm kazandırılma işlemi.

Zaç yapı:
Sülfirik asit. Madenler üzerindeki oksit, yağ ve kirden arındırılması işleminde kullanılan temizleyici alet.

Zebercet:
Sarı yeşilimsi krizolit.

Zer:
Z Altın.

Zerger:
Kuyumcu.

Zergeran:
Savat yapan usta.

Zernişani
: Kakma ustası.

Zift:
Reçine, horasan, asfalt ve yağ karışımından oluşan, kuyumcuların üzerinde altın gümüş levhaları yapıştırarak işledikleri pomad.

Ziynet
: Altn gümüş ve değerli taşlarla yapılan süs eşyası.

Zn:
Çinko'nun kimyasal simgesi.

Zümrüt:
Yeşil renkli berilyum silikat değerli kristal cevher.
__________________
Kardelen26 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Kardelen26'in Mesajına Teşekkür Etti.