Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.06.10, 21:50   #6
Bayrakcioglu
Yeni Üye
Bayrakcioglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2010
Konular: 1
Mesajlar: 4
Ettiği Teşekkür: 6
Aldığı Teşekkür: 22
Rep Derecesi : Bayrakcioglu Karimasını arttırmak için doğru yerdeBayrakcioglu Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Halil Cibran

Halil Cibran - Kirik Kanatlar - Syf.66 ~ 81

“Bana bak, dostum; yuzume bak ve ogrenmek istedigin ama benim sana soyleyemeyecegim seyleri oku! Bana bak, sevdigim… Bana bak, kardesim…

…Bu bulbul hayatta kalmali ve gece olana, bahar gecene, dunyanin sonu gelene kadar sarki soylemeye devam etmeli, sonsuza dek şakımalı. Sesi sessizlige donmemeli; cunku yuregime yasam veriyor, kanatlari kirilmamali; cunku hareketi yuregimdeki bulutu kaldiriyor…

…Ruhun acligi madde dunyasinin sarabindan daha tatlidir ve ruhun korkusu bedenin guvenliginden daha degerlidir ama dinle sevdigim, iyice dinle, bugun hakkinda hicbir sey bilmedigim yeni bir yasamin kapisinda duruyorum. Yolunu hissettigi icin dusmeyen bir kör gibiyim… ama sen sevdigim, hala yasamimin bas tacisin. Yasamimin ciceklerle doseli genis yollarinda ozgurce yuruyebilirsin. Yuregimi yolunu aydinlatacak bir meşale yaparak dunyayi dolasmakta ozgursun. Dusunebilir, konusabilir, ozgurce davranabilirsin; yasama adini kaziyabilirsin; cunku erkeksin, bir efendi olarak yasayabilirsin… Kendi sectigin kadinla evlenebilir ve o evinde yasamaya baslamadan once yureginde oturmasina izin verebilirsin, bir engel olmadan birbirinize karsilikli guven duyabilirsiniz… ama sen bir erkegin serefini kazanabilecek ve ben bir kadinin islerini yapacakken, bizi simdi boyle ayiracak olan bu sey yasam mi? Butun bunlar, vadi bulbulun sarkilarini derinliklerinde bogsun, ruzgar gulun yapraklarini dagitsin ve ayaklar kadehlerin ustunde tepinsin diye mi?... Kanatlarimiz yorulana dek hizla yildizlara ucmadik mi, simdi ucurumlara mi dusecegiz? Yoksa ask bize geldiginde uyuyordu da, uyandigi zaman kizip bizi cezalandirmaya mi karar verdi? Yoksa ruhlarimiz gece esintisini, bizi parcalara ayirip toz zerreleri gibi vadinin derinliklerine surukleyecek bir ruzgara mi donusturdu? Ne emirlere itaatsizlik ettik, ne yasak meyveden yedik, oyleyse bizi bu cennetten ayiran ne? Ne entrika cevirdik, ne isyan ettik, o halde neden cehenneme atildik? Hayir hayir, birlestigimiz anlar yuzyillardan daha yuce, ruhlarimizi aydinlatan isik karanliktan daha guclu; eger firtina bu dalgali okyanusta bizi ayirirsa dalgalar sakin kiyilarda tekrar birlestirecektir; bu yasam oldururse olum bir araya getirecektir. Kadinin yuregi zamanla ya da mevsimle degismez; sonsuza kadar ölse bile asla yok olmaz. Kadinin yuregi savas yerine donen bir kır gibidir; agaclar kokunden sokuldukten, cimenler yandiktan, taslar kanla kizila boyandiktan ve topraga kemik ve kafatasi ekildikten sonra, sanki hicbir sey olmamis gibi sakinlesir ve sessizlik coker; cunku belli aralarla bahar ve guz gelir ve islerinin basina gecerler.

Ve simdi sevdigim ne yapacagiz? Nasil ayrilacagiz ve ne zaman bulusacagiz? Aski aksam gelip sabah giden yabanci bir konuk olarak mi gorecegiz? Yoksa bu sevgiyi, uykumuzdayken gelip uyandigimizda bizi birakan bir düş olarak mi kabul edecegiz? Bu haftayi yerini ayıklığa terk eden bir sarhosluk olarak mi dusunecegiz? Basini kaldir da bana bak, sevdigim agzini ac da sesini duyayim. Konus benimle! Bu firtina ask gemisini batirdiktan sonra da beni hatirlayacak misin? Gecenin sessizliginde kanatlarimin fisiltisini duyacak misin? Ustunde dolanan ruhumu isitecek misin? Ic cekislerimi dinleyecek misin? Alacakaranligin golgelerine karisan ve safagin isimasiyla kaybolan golgemi gorecek misin? Soyle sevdigim, gozlerime buyulu bir isik, kulaklarima tatli bir ezgi, ruhuma kanat olduktan sonra, ne yapacaksin? Ne olacaksin?...

… Beni, huzunlu dusuncelerini seven şair gibi sevmeni istiyorum. Beni, yolcunun su icerken icinde goruntusunun yansidigi durgun bir golu hatirlamasi gibi hatirlamani istiyorum. Beni, annenin daha ışığı gormeden ölen cocugunu hatirlamasi gibi hatirlamani istiyorum, merhametli bir hukumdarin onu bagisladigini ogrenemeden once olen bir mahkumu hatirlamasi gibi hatirlamani istiyorum. Bana eslik etmeni istiyorum…

…Yarin gercek bir hayal gibi gelecek ve uyanis bir dus gibi olacak. Aşık bir hayale sarilarak doyuma ulasabilecek mi, susuz adam susuzlugunu bir düş pinarindan giderebilecek mi?...

…Ah Tanrim, bir kadin sana karsi gelmek icin ne yapmis olabilir? Boyle bir cezayi hak etmek icin ne suc isledi? Hangi gunahin odulu sonsuz bir cezadir? Ah Tanrim, Sen guclusun ben gucsuzum. Neden bana aci cektiriyorsun? Yucesin ve kudretlisin, oysa ben Senin tahtinin onunde surunen zavalli bir yaratigim. Neden beni ayaklarinin altinda eziyorsun? Sen bir firtinasin, ben toz gibiyim; neden Tanrim, beni soguk topraga firlattin. Sen guclusun ben acizim, neden benimle savasiyorsun? Sen dusuncelisin, ben sagduyuluyum neden beni mahvediyorsun? Kadini sevgiyle yarattin, neden sevgiyle yikiyorsun? Sag elinle yukseltirken sol elinle ucurumlara atiyorsun, kadin bunun nedenini bilmek istiyor! Agzina yasam nefesini ufluyor,yuregine ölüm tohumlari ekiyorsun. Mutlulugun yolunu gosteriyor ama keder yoluna suruyorsun; diline mutluluk sarkisini doluyor ama sonra agzini kederle kapatip dilini aciyla bagliyorsun. Gizemli parmaklarinla yaralarini sariyor ama sevinclerinin etrafina aci dehsetini cekiyorsun. Ona yataginda hazlari ve huzuru gosteriyor, karsisina engelleri ve korkuyu dikiyorsun. Kendi iradenle sevgisini costuruyor ve sevgisinden utanc cikariyorsun. Kendi iradenle ona yaratmanin guzelligini gosteriyorsun ama guzellige sevgisi korkunc bir acliga donusuyor. Ona ölüm kadehinden yasami, yasam kadehinden ölümü iciriyorsun. Onu gozyaslariyla temizliyorsun, ama yasami akip gidiyor. Ah Tanrim, gozlerimi aska actin ve beni askla kor ettin. Beni dudaklarimdan optun ve sonra guclu ellerine vurdun. Yuregime beyaz bir gul diktin, ama gulun cevresine dikenlerle engel koydun. Bugunumu sevdigim bir genc adamin ruhuna ama yarinimi tanimadigim birinin bedenine bagladin. Oyleyse bu olumcul kavgada guclu olmam icin yardim et bana, Tanrim, olunceye kadar durust ve erdemli kalmama yardim et. Sen ne istersen o olur. Ah Tanrım… Ah Tanrım bana merhamet et ve kırık kanatlarımı iyileştir…”

Halil Cibran - Kirik Kanatlar - Syf.66 ~ 81 Arası Selma Karami’nin Sozlerinden Alıntılar
__________________
İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil. Mevlana
Bayrakcioglu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Bayrakcioglu'in Mesajına Teşekkür Etti.