Tekil Mesaj gösterimi
Eski 27.06.10, 20:22   #11
SuLTaN
Fosforlu

SuLTaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Konular: 708
Mesajlar: 4,453
Ettiği Teşekkür: 36956
Aldığı Teşekkür: 24738
Rep Derecesi : SuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyorSuLTaN karizması günden güne artıyor
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Divân-ı Lûgati't Türk Hakkında Her Şey


*Türk dil ağacı



Divan'da Türkler Üzerine Geçen Hadisler





Divan-u Lügat‘te iki yerde Türkler üzerine, iki hadis geçmektedir. Birisi “Türk dilini öğreniniz, çünkü onların egemenlikleri uzun sürecektir.” anlamında, birisi de “Yüce Tanrı, benim Türk adlı ordum vardır, onları Doğu’da oturttum. Kızdığım ulusun üzerine onları saldırtırım” manasındadır. Bu hadislerin her ikisi de sağlam hadislerden değildir; binlerce hadis uydurulmuş olduğu için İslam bilginleri hadis işinde çok titiz davranmışlardır; bu yüzden hadis işi geniş bir bilgi hâlini almış. Gerek hadislerin çeşidi, gerek ağızdan ağıza söyleyenlerin hayatları ve ahlakları hakkında birçok kitaplar yazılmış, usuller ve ölçülere göre bu iki hadis Peygamberimize değin varmayan yapma hadislerdendir.

Şüphesiz bunları Kaşgarlı kendisi uydurmuyor; o da başkalarından aldığını söylüyor. Divandaki hadisler hususunda sözü İstanbul Üniversitesi Ordinaryüs Profesörlerinden sayın hocamız Bay Şerafeddin’e bırakıoyrum. “Hadis kitaplarında böyle bir söz mevcut değildir. Mahmut Kaşgarî bunu, Buhara imamlarından itimada şayan bir zattan ve Nişaburlu diğer bir imamdan işittiğini söylüyorsa da bunlardan hiçbirinin adını bildirmiyor ve aynı zamanda “eğer bu hadis sahih ise ki bu baptaki mes’uliyet o iki zata aittir” demesi ile kendisinin de bu hadisin doğruluğuna kail olmadığını oldukça açık ir surette göstermektedir. İkinci hadise gelince: Mahmut Kaşgarî bu hadisi “(…)”nın ahır zaman ahvalini bildiren kitabında Peygamberimizden rivayet etmiş olduğunu söylemektedir.





Divan-ı Lügati’t Türk’ten Dörtlükler




"Alp Er Tunga Sagusu"



Alp Er Tonga öldi mü
İsiz ajun kaldı mu
Ödlek öçin aldı mu
Emdi yürek yırtılur


Ödlek yarag közetti
Ogrı tuzak uzattı
Begler begin azıttı
Kaçsa kah kurtulur


Ulşıp eren börleyü
Yırtıp yaka urlayu
Sıkrıp üni yurlayu
Sıgtap közi örtülür


Ödlek arıg kevredi
Yunçıg yavuz tavradı
Erdem yeme savradı
Ajun begi çertilür


Bilge bögü yunçıdı
Ajun atı yençidi
Erdem eti tmçıdı
Yerge tegip sürtülür











"AŞK"

Karahanlı Türkçesiyle...


Könglüm angar kaynayu
İçtin angar oynayu
Keldi manga boynayu
Oynap meni argarur

Bardı közüm yarukı
Aldı özüm konukı
Kanda erinç kanıkı
Ümdi udin odgurur

Üdik mini komıttı
Sakırç manga yumıttı
Könglüm angar emitti
Yüzüm mening sargarur

Kördi meni emleyü
Baktı manga imleyü
Kadga köngül tumlıyu
Kadgu meni turgurur



Türkiye Türkçesiyle...

Gönlüm coşar kaynaşır,
Evde onunla oynaşır;
Gelip üstüme nazlaşır,
Oynayıp beni yoruyor.

Gitti gözüm ışığı,
Aldı benim ruhumu,
Nerede acep şimdi,
Gözüme uyku girmiyor.

Sevgi beni coşturdu,
Keder bende toplandı,
Gönlüm ona meyletti,
Yüzüm benim sararıyor.

İlâç gibi beni gördü,
Gözü ile selâm verdi,
Birden içim donup kaldı,
Keder beni durduruyor.



"TÜRK"

Karahanlı Türkçesiyle...

Kaçan korse anı Türk
Budun anga aydaçı
Mungar tegir ulugluk
Munda naru keslinür


Türkiye Türkçesiyle...

Görünce bir Türk
Şöyle söyler halk:
Bundadır ululuk,
Bundan gayrıda yok.






Divan-ı Lügati’t Türk’ten Beyitler




"Aşkla İlgili Beyitler"




Üdik otı tutunup öpke yürek kagrulur
Özüm mening budursın otı anıng çaklanur

Aşk ateşi tutuşunca ciğer yürek kavrulur;
Benim özüm bıldırcın, onun aşk ateşinde döner.




Köngli köyüp kanı kurıp ağzı açıp katgurar
Sızgurgalır üdikler essiz yüzi burkurar

Gönlü yanar, kanı kurur; ağzını açıp güler;
Aşktan erimek üzredir, vah yazık, yüzü solar.



Kizlep tutar sevüglüg adrış küni belgürer
Başlıg közüg yapsama yaşı anıng savrukar

Gizleyip durduğu aşk, ayrılış günü anlaşılır;
Yaralı gözü kapama, onun yaşı savrulur.




"Hikemî Beyitler"



Erdi uza erenler erdem begi bilig tag
Aydı öküş öğütler könglüm bolur angar sag

Geçmişte vardı erenler, erdem beyi, bilgi dağdı;
Söylediler çok öğütler, andıkça gönlüm sağaldı.



Bardı eren konuk körüp kutka sakar
Kaldı yavuz oyuk körüp evni yıkar

Gitti misafiri uğur sayan erler Kaldı
kötüler, hayal görse evin yıkar.



Algıl öğüt mendin oğul erdem tile
Boyda ulug bilge bolup bilging ula

Ey oğul, benden öğüt al, erdem dile;
Halk içinde ulu bilge ol, bilgin yayıla.



Öç kek kamug kişining yalmguk üze alım bil
Edgülüküg ugança eliging bile telim kil

Öç, herkesin insan üzerindeki borcudur, bil;
İyiliği elin yettiği ölçüde çok kıl.



Körklüg tonug özüngke tatlıg aşıg adınka
Tutgıl konuk agırlıg yadsun çavmg budunka

Güzel giyimi kendine, tatlı aşı başkasına;
Konuğa itibar et, yayılsın ünün buduna.



Kışka itin kelse kah kutlug yay
Tün kün keçe alkmur ödlek bile ay

Kışa hazırlan gelse de kutlu yaz,
Tükenir zaman ve aylar geçmekle gece gündüz.



Erdem tile ögrenüpen bolma küvez
Erdemsizin ögünse engmegüde enger

Erdem dile, öğrenerek olma mağrur,
Erdemsiz ögünse de imtihanda şaşar.



Kut kıvıg birse idim kulmga
Künde ışı yüksepen yokar ağar

Kut devlet verse Tanrım kuluna,
Her gün işi yükselip yukarı çıkar.
SuLTaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz SuLTaN'in Mesajına Teşekkür Etti.