Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.06.10, 21:51   #2
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Yunanistan'a Yardım - Kurtuluş Gemisi

Barışı Taşıyan Vapur Nasıl Hazırlandı?

Kurtuluş Vapuru ilk kez 2004 yılında TRT 2 de yayınlanan "Tarihte Gezintiler" programında karşımıza çıktı. Gazete arşivlerinden hazırlanan 4 dakikalık haberde, 2. Dünya Savaşı sırasında Yunanistan'a gıda yardımını taşırken batan bir Türk vapuru anlatılıyordu. Program bittiğinde şaşkına dönmüştüm. Yıllardır diplomatik sorunlar yaşadığımız bir halka neden yardım eli uzatmıştık? Vapur neden "Kurtuluş" adını taşıyordu? Böyle bir öykü neden yıllardır gündeme gelmemişti? Kurtuluş Vapuru'nun enkazı neredeydi? Olayın Türk ve Yunanlı tanıkları yaşıyor muydu?

Öyküyü ve sorularımı ekibimle paylaştım. Kurtuluş Vapuru'nun öyküsü herkesin büyük ilgisini çekmişti. Olay, belgesel yapılmalıydı.

İlk aşama gazete arşivlerinde Kurtuluş'un izini bulmaktı. Araştırmacılarımızın ilk getirdiği kupürler hayret vericiydi. Tüm gazeteler Yunanistan'a yapılan yardım çalışmalarına geniş yer ayırmış, vapurun her seferi, büyük ilgi görmüştü.

Ancak araştırmayı derinleştirdiğimizde, döneme ait resmi kayıtların büyük bölümünün imha edildiğini, yardım çalışmalarını organize eden Kızılay'ın arşivlerinde dahi Kurtuluş'a ait belge bulunmadığını tespit ettik.

Üstelik batığın bulunduğu yer, hiçbir resmi kaynakta geçmiyor, eldeki Lloyd kaydı gazete arşivlerindeki bilgilerle çelişiyordu. Yunanistan'da da durum farklı değildi. Kurtuluş Vapuru'nun seferleri sırasında ülke işgal altında olduğundan, döneme ait yazılı kaynaklara ulaşmak mümkün değildi.

Ankara, İstanbul ve Atina'da gazete arşivleri, kütüphaneler ve resmi kaynaklar arasında yaklaşık bir yıl süren bu çalışma, Kurtuluş Vapuru hakkındaki detaylı bilgilere ulaşmamızı sağladı.

Ancak, batığın bulunduğu yerin tespit edilebilmesi, uzmanlık ve teknoloji gerektiren bir işti. Bu konuda Türkiye'nin uluslararası düzeyde en önemli batık araştırmacısı olan Selçuk Kolay'dan yardım istedik. Selçuk Kolay, araştırmayı bizzat yönetmeyi ve teknoloji harikası teknesi Bothnia ile Kurtuluş'un yerini tespit etmeyi memnuniyetle kabul etti.

Diğer yandan keşif ekibimiz Marmara Adası'ndan iyi haberler getirmişti. Adanın yaşlı balıkçıları, Kurtuluş adlı bir geminin kuzey kayalıklarında battığını hatırlıyordu. Anlatılanlar, gazete arşivlerindeki batış öyküsünü doğrular nitelikteydi.

Sonunda, Bothnia ile bölgeye hareket ettik. Marmara Adası'nın kuzeyinde yer alan Saraylar köyündeki balıkçılar, Kurtuluş'un öyküsünü bilmese de enkazının yerini biliyorlardı. Ancak adalı balıkçılar, batığın 60'lı yıllarda, hurdacılar tarafından söküme uğradığını da söylüyorlardı.

Kurtuluş'un son fotoğrafında görünen kayalıklar, balıkçıların gösterdiği yer ile benzerlik taşıyordu. Yan tarama sonar cihazı ile yapılan ölçümler, batığın Kurtuluş olduğunu doğruladı. Daha sonra dalış yaparak, batığın görüntülerini günışığına çıkardık.

Kurtuluş'un gerçek batış yeri artık tespit edilmişti, ancak vapuru Yunanistan'da hatırlıyorlar mıydı? Olayın canlı tanıklarına ulaşmak ve merak ettiğimiz diğer soruların yanıtlarını bulmak için Pire ve Atina'ya gittik.

Atina'da 2. Dünya Savaşı'nı yaşayanların tümü Kurtuluş'u hatırlıyordu. Çekimler sırasında bize büyük konukseverlik gösterdiler. Röportaj yaptığımız herkes, konuşmasını, Yunanistan ve Türkiye arasındaki gerginliğin anlamsızlığını vurgulayarak bitiriyordu.

Tüm çalışma boyunca tek üzüntümüz, öykünün Türkiye'deki kahramanlarının hayata veda etmiş olmasıydı.

Tarihçi Georgeos Margaritis'in söyledikleri Kurtuluş efsanesini aydınlatıyordu: "Kurtuluş, Şubat 1942'ye kadar Yunanistan'ın en zor dönemlerinde yaptığı seferlerle Yunan halkı için umudun sembolü oldu. O battıktan sonra da Türkiye'den gemiler geldi ancak bütün o gemilerin adı Kurtuluş olarak kaldı.




Kurtuluş Derinliklerde


Yunanistan'da görüştüğümüz canlı tanıkların tamamı, Kurtuluş'un Alman mayını ya da denizaltı tarafından batırıldığı kanısındaydı.

Ancak bugün talihsiz vapurun derinliklerdeki görüntüleri, saldırı sonucu infilak eden gemilerden daha kötü durumdaydı. Batık, 60'lı yıllarda metal bölümlerini yeniden kullanmak isteyen Hurdacılar tarafından dinamitle parçalanmıştı.

Sualtında futbol sahası büyüklüğünde alana yayılan enkazın sadece iskelet kısmı ayaktaydı.

Yağmalanmış da olsa, Kurtuluş Vapuru'nun batış nedeni ve yeri artık biliniyor. Sivil denizcilik tarihinde bu önemli vapur bir daha unutulmayacak.
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.