Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.07.10, 18:26   #1
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Para Babasının Saati




Para Babasının Saati



Cemal Kutay anlatıyor;



Şimdi dinleyeceğiniz fıkranın ne yaşanması ne de tekrarlanması mümkün değil...

Dinlediğiniz zaman diyeceksiniz ki: "Bu memleket nereden gelmiş, nereye gitmiş?" Ama öyle bunları bilmeden ne Mustafa Kemal'i ne o günkü Türkiye'yi ne de O'nun emanetlerini bilmek mümkün...


Bir gün çiftlikten dönerken Maliye Vekaletine uğruyor. Bakan Fuat Ağralı'yla özel bir mevzu konuşuyor ve onu da beraberine alarak Çankaya girişinde arabadan inip yürümeye başlıyodar. O sırada karşı kaldırımdan bir Mehmetçik sırtında yol çantası ağır ağır yürüyor. İşaret veriyor ve Mehmetçik yanlarına geliyor. Mustafa Kemal soruyor:

-"Nereye gidiyorsun?"
-"Terhis tezkeremi aldım, köyüme dönüyorum Atatürk" diyor.

Kılık kıyafetine bakıyor, soruyor:
-"Ne kadar yolluk aldın?" diye.
-"On beş liram var bir de köyden üç lira göndermişlerdi onu biriktirdim" diyor.
Atatürk yanında hiç para taşımazdı. O görevi yaverleri yapardı. Mustafa Kemal soruyor;

-"Ne alacaksın köye giderken?"
-"Küçük bir şeyler alacağım" diyor. Düşünüyor ki Atatürk, elindeki parayla Mehmetçik; annesi hayatta, babası hayatta, dedesi hayatta hepsine bir şeyler alması mümkün değil. Ani kararlarından birini vererek soruyor:
-"Güreş bilir misin?"

Ve Maliye Vekilini göstererek.
-"Bu gördüğün adam Türkiye'nin para babasıdır. Şimdi onunla güreş tutacaksın. Eğer onun sırtını yere getirirsen, sana yüz lira verecek" diyor.
Fuat Ağralı yalvarıyor:
-"Aman Atatürk ... Ben zayıf, cılız adamın biriyim. Hem ben güreşin sadece adını bilirim " diyor.

Atatürk:
-"Hayır ... Hadi bakalım Mehmet hazırlan" diyor.
Tabii Mehmet onu tuttuğu gibi yere yatırıyor. Ve hemen kalkıp selamı veriyor Atatürk'e... Fuat Ağralı ucuz kurtulduğuna sevinerek ayağa kalkıyor. Atatürk ona:
-"Hadi bakalım çıkar yüz lirayı" diyor.

Maliye Vekili çıkartıyor, bakıyor cüzdanına elli lira ve iki lira bozuk para var, dönüyor:
-"Bak Atatürk ... Yok o kadar param" diyor. Atatürk şöyle bir üzerine bakıyor, saati var kolunda ve:
-"Bak ne güzel saatin var epey para eder" diyor.

Para babası:
-"Atatürk ... Bu saat babamın yadigarıdır" diyor.

Mustafa Kemal:
-"Olsun, adresine yüz lira gönderir saatini alırsın ..." diyor.

Sonra askere dönüyor:
-"Sen de saati iyi muhafaza et... Yüz liran geldiğinde geri gönderirsin" diyor.

Para babası, Mehmetçiğin adresini dikkatle not aldı ve bir süre sonra ilçenin malmüdürlüğüne yüz lira gönderdi, baba yadigarı saatini aldı.


Kaynak: Bir Solukta Atatürk, Cemal Kutay, İklim Yayıncılık, 3. Baskı 2008,ISBN: 978-605-4159-00-0, sayfa: 198-201
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti