Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.08.10, 00:52   #1
DarkAngeL
...:: HüsoMeL::...

DarkAngeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Yaş: 33
Konular: 1381
Mesajlar: 4,046
Ettiği Teşekkür: 19986
Aldığı Teşekkür: 19619
Rep Derecesi : DarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevher
Ruh Halim: Huzurlu
Çözüldü Aşk,Tutku ve Zekanın Sembolü: Kleopatra



Cleopatra (Berlin Müzesi)


Güzellik, aşk, tutku, entrika, zeka deyince akla gelen en önemli isimlerden biri o... Mısır'ın 9 dil bilen zeki kraliçesi, VII. Kleopatra, kendinden önce gelen tüm Kleopatra'ları unutturdu ve bilinen tek Kleopatra olarak adını tarihe yazdırdı.

İşte Kleopatra'nın ölüm yıldönümü bugün... M.Ö. 69 ile M.Ö. 30 yılları arasında yaşayan bu efsanevi isim, kimine göre, o erkek delisi bir kadın; kimine göre ise, beyninde her türlü entrikanın dolaştığı kötü ruhlu bir kadındı.

Peki kimdi gerçek Kleopatra? Onun hakkında duyduklarımız ve gördüklerimizin ne kadarı doğru?

Kleopatra, Büyük İskender'in kurduğu şehir olan İskenderiye'de doğdu. Aslen Yunan olan Kleopatra, babası XI. Ptolemaios`un vasiyeti üzerine kardeşi ile evlendi.
O zamanlar Mısır'da egemen olan Yunanlılar Mısır toplumuna karışmamak için kendi soylarından olan kişilerle evleniyorlardı, bu da akraba evlilikleri özürlü insanların doğumuna yol açıyordu.



Antonius ve Kleopatra




Ressam Lawrence Alma-Tadema'nın Eseri

Babası öldüğünde 18 yaşında olan Kleopatra tahta çıktı. Halkın içine girebilmek ve halkın kendisini benimsemesi için kendini Mısır dinine verdi. Kardeşi tarafından iktidardan uzaklaştırılıp sürgüne yollandı.

Kleopatra iktidara yanında büyük Roma diktatörü Sezar ile geri döndü. Kleopatra'nın bir halı içinde Sezar`ın sarayına girdiği ve bu büyük kralı kendine aşık ettiği rivayet ediliyor.
Bu olaydan sonra kardeşi, kimsenin bilmediği bir sebeple Nil sularında boğuldu.

Kardeşinin aradan çekilmesi ile Kleopatra tek başına iktidar koltuğuna oturdu. O sırada Sezar'dan bir çocuğu oldu ve minik Sezarion`u alıp Roma'ya gitti. En büyük hayali, iki imparatorluğu birleştirip Büyük İskender'in de hayali olarak bilinen tüm dünyaya sahip olmaktı. M.Ö. 44'te Sezar ölünce bu hayallerini ertelemek zorunda kaldı.

Kleopatra Şölende



Ressam Giovanni Battista Tiepolo

Sezar ölünce Roma İmparatorluğu, tahta çıkan Octavian (Sezar'ın yeğeni ve resmi evlatlığı) ve Marcus Antonius arasında ikiye ayrıldı. Doğu artık Marcus tarafından yönetilmekteydi ve ilk işi de Mısır'ı ziyaret oldu.

Antonius ve Kleopatra'nın Dillere Destan Aşkı

Antonius Kleopatra'ya delice aşık oldu. Kleopatra'nin Antonius'dan da iki kız çocuğu oldu. Bir süre Tarsus'da yaşadılar ve bu yıllarda Octavius`a savaş açtılar. Actium'da yapılan savaşta Kleopatra ve Marcus kaçmak zorunda kaldı.
İskenderiye'deki sarayına dönen Kleopatra'nın kendisini bir kobraya sokturarak intihar ettiği rivayet edilir. Kleopatra, öldüğünde 39 yaşındaydı.


Lüks ve Şehvet Düşkünü Kleopatra

Romalı şair Horacius, Kleopatra'nın öldüğü gün "zafer flamalarının çıkartılıp, evlere asılmasını"önermişti.
Aradan bin yıl geçmesine karşın, egemen kültür o denli etkin olmuştu ki, Dante bile onu "lüks ve şehvet düşkünü" olarak tanımlamıştı.

Kuşkusuz, "Kleopatra miti"nde Hollywood'un payını da inkâr etmemek gerek. Gerek Cecil B. De Mille'in 1934 yapımı "Kleopatra", gerekse de Joseph Mankiewicz'in dev prodüksiyonu, 4 Oscar ödüllü, 1963 yapımı "Kleopatra" filmi (Liz Taylor, Richard Burton ve Rex Harrison) bu miti daha da güçlendirdi.

Her iki ünlü filmde de Mısır kraliçesi, erkekleri tuzağına düşüren, entrikalar çeviren ve rakiplerini zehirle ortadan kaldırmayı hedefleyen, tutkulu ve hırslı bir kadın olarak seyirciye sunulmuştu. Oysa gerçekte, VII. Kleopatra, yani son Mısır kraliçesi ve son firavun, gerek karakter bakımından gerekse fiziksel açıdan, hiç de anlatıldığı gibi bir insan değildi.

Sezar'dan olan çocuğu Sezarion'un bile kafasını uçurtacak kadar Kleopatra'dan nefret eden Octavius, bu mağrur kraliçeyi bir kez dize getirdikten sonra ailesinin kökünü kazımakla yetinmemiş, tüm sanatçılarını ve filozoflarını onu karalama kampanyası için harekete geçirmişti.
Son yıllarda, ardı ardına Kleopatra üzerine yayımlanan araştırma, anı ve roman türü kitaplarda biraz daha objektiflik egemense de, "Kleopatra miti" ile ilgili yanlışların bazıları, bu eserlerde de varlığını sürdürüyor.


Eskilino'lu Venüs

Gerçek Kleopatra nasıl bir insandı?

Her şeyden önce kısa boyluydu. Vücudunun çok güzel olduğu söylenemezdi, ancak hatları düzgündü.
Gözleri ve teni açık renkteydi. Bütün bu özellikler aslında çok doğaldı. Çünkü Kleopatra, bir Mısır kraliçesi olmasına karşın Yunan soyundan geliyordu.

Kleopatra'nın fiziksel özelliklerinin en somut kanıtı ise, Sezar'ı daha 23 yaşındayken Roma'da ziyaret ettiği dönemde heykeltıraş Stefanos'a verdiği çalışma...

Kleopatra VII ve Oğlu Caesarion Dendera Tapınağında


"Eskilino'lu Venüs" olarak bilinen bu heykelin, Kleopatra'nın aslına en sadık heykeli olduğu, yaklaşık tüm bilim adamları tarafından kabul görüyor. Kleopatra'nın yüz yapısına ilişkin en iyi belge ise, Berlin Müzesi'nde korunan ve üstünde Kleopatra'nın resmi bulunan madeni para...

Üçgen bir yüz hattına, iri ve uzun bir burna, dar bir alna sahip... En tipik özelliği ise alt dudağı... Kalın ve etli alt dudağı, Ptolemaios Hanedanı'ndan geldiğinin en somut kanıtı...

Karakterine gelince...

Kraliçenin saray entrikaları konusunda uzman olduğunu herkes kabul ediyor. Ancak unutmayalım ki, 18 yaşındayken kokuşmuş bir krallığın iplerini elinde tutuyordu. Üstelik, bütün bölgenin tek hakimi olan Romalılar'ı da göz ardı etmemek gerekiyor. Bu bağlamda, kendisini her zaman ünlü Mısır firavunlarının varisi olarak görmesine rağmen, Kleopatra böylesine karmaşık dengelere sahip bir ortamda, Yunan geleneğinden gelen, gerçekçi ve ayakları yere basan bir politika izlemek zorunda kalmıştı.

Entrikalar çevirmek, siyasal rakiplerini zehirlemek, komplolar kurmak ve ihanet, aslında Mısır kraliçesinin politik öncelikleri değildi. Bunların hepsi, İlkçağ'ın ve özellikle, Roma sarayının vazgeçilmez siyasal numaralarıydı. Ancak, Kleopatra'nın bunları yapmasının yanı sıra, çok büyük sulama kanalları inşa ettirdiğini, özellikle köylülerin yaşam düzeyini yükseltmek için önemli iyileştirmeler yaptığını, ne yazık ki çok az tarihçi yazıyor.


Kleopatra, Petra kralı Abdül ve Romalı bir ressamla yaşadığı küçük birkaç kaçamak dışında, sevdiği insanlara (Sezar ve Antonius) hep sadık kaldı.

Mısır Tanrıcası Olarak Betimlenen Kleopatra'nın Heykeli



Hermitage Müzesi, Saint Petersburg

O, zayıflamış Mısır Krallığı'nın, özellikle doğudan gelen Pers tehlikesi karşısında, Roma ittifakı olmadan, kendi başına varlığını koruyamayacağını görmüştü.

Roma ile her zaman bir ittifak aradı. Ama bunun, asla tam boyun eğme anlamına gelmemesi için çabaladı.Amacı, Roma ile birlikte eski Mısır'ın, Firavunlar Mısırı'nın gücünü yeniden yaratmaktı.

Büyük İskender'in hayali olan bu büyük imparatorluğun başına da, Sezar'dan olma oğlu Sezarion'u uygun görüyordu.
Kleopatra gerçeği tablosunu, eğitimiyle tamamlayalım.
Mısır kraliçesi, tarihçi Plutarkhos'un belirttiği gibi "güzel olmaktan çok, zeki ve kültürlüydü"...

54 yaşının tüm olgunluğu ve şöhretinin zirvesini yaşayan Sezar'ı sadece güzelliğiyle baştan çıkardığını ileri sürmek, tarihi biraz zorlamak olur.Kleopatra, tam 9 dili mükemmel derecede konuşuyordu. Mısır'a 300 yıl boyunca hükmeden Ptolemaios Hanedanı'nın hükümdarları arasında Mısır diliyle konuşan tek kişi Kleopatra'ydı.

Ötekiler, sarayda Yunanca konuşmayı tercih ederlerdi.
Kleopatra efsanesine ilişkin mutlaka düzeltilmesi gereken son bir nokta da, engerek yılanıyla intihar etmesi...


Rakotisli eski köle Eudomon'un ona gönderdiği incir sepetinin içinde bir yılan vardı, ama ölüm engerek yılanından değil, gerçek bir kral kobradan geldi.
__________________
DarkAngeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
17 Üyemiz DarkAngeL'in Mesajına Teşekkür Etti.