Tekil Mesaj gösterimi
Eski 31.08.10, 01:51   #1
LoDoS
Uzman Üye

LoDoS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 361
Mesajlar: 1,846
Ettiği Teşekkür: 3094
Aldığı Teşekkür: 6219
Rep Derecesi : LoDoS muhteşem bir gelişmedeLoDoS muhteşem bir gelişmedeLoDoS muhteşem bir gelişmedeLoDoS muhteşem bir gelişmedeLoDoS muhteşem bir gelişmedeLoDoS muhteşem bir gelişmedeLoDoS muhteşem bir gelişmedeLoDoS muhteşem bir gelişmedeLoDoS muhteşem bir gelişmedeLoDoS muhteşem bir gelişmedeLoDoS muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
LoDoS - İCQ üzeri Mesaj gönder LoDoS - MSN üzeri Mesaj gönder LoDoS isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Sezen Aksu (Minik Serçe) (1954 - .....)

Sezen Aksu
Minik Serçe




Sezen Aksu’nun yaşam macerası 13 Temmuz 1954'te Denizli Sarayköy'de başladı. Üniversite de dahil olmak üzere eğitim sürecini İzmir’de sürdürdü.

Bu sürede asi kişiliğiyle dikkat çeken Aksu, dansöz olma hayali kurmaya başladı.Sanatçı, daha sonrasında, bu süreç için "Allah babama acıdı da şarkıcı oldum" demiştir.

Gençliğinde sanatın birçok dalına ilgi duyan Aksu, 1970 yılında Hafta Sonu adlı derginin açtığı ses yarışmasında altıncı oldu.

1973'te Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ne başlayan sanatçı, 1974'te üç şarkısını bir plak şirketine gönderdi.
Aynı yıl Ali Engin Aksu ile evlenen sanatçı, okulundan da ayrıldı.

1974'ün son aylarında plak yapımı için İstanbul'a gitti.
İlk kırk beşliğini Sezen Seley adıyla yayımlayan sanatçı, bu Haydi Şansım adını verdiği eserini 1975'te yayımladı.
Ancak albüm sadece elli kopya sattı. Bunun ardından seksenlerin başına kadar devamlı yeni kırk beşliklerini çıkardı.

İlk 45’liğini çıkardığı 1975 yılından bu yana yorumladığı eserlerin hemen hemen tamamı kendisine ait olduğu için, hayat duruşu ve felsefesini dinleyicileri ile paylaşabilen ve bu nedenle de kendine ait sarsılmaz bir kitle oluşturabilen nadir sanatçılardan biri olma şansını yakaladı.



İlk albümünü ise 1977'de Allahaısmarladık adlı ilk albümünü yayımlayan sanatçı, albümdeki "Kaç Yıl Geçti Aradan" adlı şarkısıyla döneme göre büyük bir adım attı.
1978'de Hurşid Yenigün'ün iki şarkısına söz yazan sanatçı, döneme göre büyük bir ses getirdi.

1978'de ikinci albümü Serçe'yi yayımlayan Aksu, başrolünü Bulut Aras'la paylaştığı bir Atıf Yılmaz filmi olan Minik Serçe'de oynadı.

Sanatçı bu tarihten sonra Minik Serçe adıyla anılmaya başladı.

Sanatçı, daha sonra 10 Temmuz1981'de Sinan Özer iler evlendi.

1981 yılında Mithat Can Özer'i dünyaya getirdi. Sonrasında Şener Şen, İlyas Salman, Ayşe Gruda gibi isimlerle "Bin Yıl Önce, Bin Yıl Sonra" adlı müzikalde rol aldı.

1983 yılında Sezen Aksu, Eurovision'a katılma kararı aldı. Söz ve müziği Ali Kocatepe'ye ait "Heyamola" parçası, Ali Kocatepe ve Coşkun Demir ile birlikte seslendirildi.
Türkiye finaline kalan bu parça Eurovision finallerinde Türkiye'yi temsil edemedi. 1983 yılında "Heyamola" parçasının 45'liği "Hey Dergisi" tarafından yılın plağı seçildi.

Aynı yıl Aksu, Sinan Özer'den boşandı.

1984 yılında sanatçının tekrar Eurovision adaylığına girdiği görülmektedir. Sanatçı bu yıl da Halay, 1945 ve Merhaba Ümit adlı parçalarla Türkiye finaline kaldı. İlk olarak "Merhaba Ümit"i bırakan Sezen Türkiye finalinde "Halay" ve "1945"i seslendirmeye karar verdi.
Türkiye finali gerçekleşmeden iki hafta önce Türkiye'ye gelen yabancı bir arkadaşı Aksu'ya sadece "1945"i seslendirmesini önerdi.

"1945"'in sözlerinin tüm dünyayla ilgili olduğunu düşünen Aksu bu parçanın yurtdışında da ülkemizi daha iyi temsil edeceğini düşünerek "Halay"dan vazgeçti.

Türkiye finalinde "1945"i seslendiren Sezen Aksu, beklenenin aksine bu kez de seçilememişti.

1985 yılında Aksu, Eurovision'da yine Türkiye finaline katıldı. Bu sefer parçanın adı Küçük Bir Aşk Masalı'ydı.
Sözleri Aksu'ya ait olan bu parçayı Sezen Aksu ve Özdemir Erdoğan birlikte seslendirdi.

Ama sonuç değişmedi. Bu yıl da Sezen yurtdışında Türkiye'yi temsil edemedi.

Daha sonra 1989'da ikinci filmi olan "Büyük Yalnızlık"ı Yavuz Özkan'nın yönetmenliğinde, Ferhan Şensoy'la başrolu paylaşarak çekmiştir.

1991'de en çok satan albümü "Gülümse"yi yayımlayan sanatçı, doksanlar müziğinde çok önemli bir yer ettiği gibi, Sertab Erener, Harun Kolçak, Aşkın Nur Yengi, Leven Yüksel, Işın Karaca, Hande Yener, Yıldız Tilbe gibi birçok ismi müzik piyasasına kazandırdı ve birçok önemli sanatçıya destek oldu.

Sanatçı son olarak 2009'da "Yürüyorum Düş Bahçelerinde" adlı albümüne imza atmıştır.

Albümdeki caz tınıları da albümün özellikleri arasındadır.
2010 yılında Amerikan NPR radyosu tarafından "50 Büyük Ses" listesinde yer aldı

Merakla beslenen tutkusu ve kabullenmeden önce sorgulayan aklı, insanların, başka hayatların, en derin duyguların, özetle yaşamın ta kendisinin farkında olmasını sağladı.

Dışarı çıkarken şeklinden, doğallığından ödün veren insana insanlığını, ilk olarak sesiyle yeniden hatırlattı; en katıksız hallerimiz şairliğe varan şarkı sözleri ve besteleri ile beden buldu.

Hayatlarımızın içinde es geçilen, bazen aymazlıktan bazen korkudan dillendirilmeyen detaylara takıldı.

Çoğumuzun bakamadığı bir cepheden baktığı pencereden gördüğü her güzelliği cömertce paylaştı; herşeyi ama en güzel de aşkı anlattı.

Asıl olanın ruh olduğunu çok erken yaşlarda farkettiğinden, ruhunu besleyecek alanlara ilgi duydu.
Bu nedenle müziğin yanı sıra edebiyat, resim ve tiyatroya da merak saldı, bir çok eğitim aldı.

Tüm bu ilgi alanlarıyla aralanan algı kapıları her zaman ayıp ve günah kavramlarını sorgulamasına yol açtı; yasak ve korkunun tutsaklığından bu şekilde daha da arındı.

Penceresinden bakarken özgürdü; bizlere herkesin de olabileceğini hatırlattı. Sezgilerinin tetiklediği merhameti, din dil, ırk ayırmadan her çağrıya kulak verdi.

Kulaklarımızda ‘orada kimse var mı’ sözleriyle kazılan 1999 depreminin hemen ardından, ‘karşı kıyıya’ da yayılan felakette her iki ülkenin de acılarını paylaştı.
Acılar bir yana, yüzyıllardan beri süregelen ‘anlaşmazlıkları’, her iki ülkede verdiği konserlerle, müziğiyle sona erdirmeye çalıştı.

Öte yandan merhameti, ortak vicdana ters düşen her gerçeğin karşısında, yerini hayranlık uyandıran, kitleleri arkasına alacak heybetli bir cesarete dönüştü.
Gün geldi penceresinden çocukları polis sorgulamasında kaybolan ‘Cumartesi Anneleri’ gözüne çarptı.

O yaşananları içini burkacak kadar iyi duyabiliyordu; başkaları da duysun diye uğraştı.

Gün geldi ülkesinde konuşulan ancak bazen duymazlıktan gelinen tüm dillerde ‘Türkiye Şarkıları’ söyleyip, ‘birlik’teliğimiz duyulsun diye çabaladı.

Derinden hissettiği işe yarama dürtüsü ile üzerinde yaşadığı dünyanın, ülkesinin sorunlarına her zaman duyarlılık gösterdi.

Kız çocuklarının okula gönderilmesi yönünde uzun süredir yürütülen ancak kamuoyunda gereken yeri bulamayan ‘Kardelenler’ eğitim kampanyasını, 2005 yılında aynı ismi taşıyan albümü ve Türkiye genelindeki konserleri ile gündeme taşıdı.




Başarı grafiğinin yıllar içinde çıkardığı 10 single ve 27 albüm’de ya da yer aldığı projelerde her zaman yukarı doğru çıkması bir tesadüf olmadı.

Çünkü tüm bunları yaparken kendini anlatmak zorunda olmayı sevmedi; derdi kimseye birşey ispatlamaya çalışmadan ‘olmak, olgunlaşmak’ oldu.

Ancak, eserleri ve çağrıları ortak duyguyu yakaladığı, toplumsal nabzı ustalıkla tutabildiği için, kendiliğinden öne çıktı.
2006 yılında sadece şarkı olarak söylenmenin ötesinde bir şiirsellik taşıyan şarkı sözleri “Eksik Şiir” adlı kitapta toplandı.

30 yıllık meslek yaşamında 200’den fazla ödüle layık görüldü; defalarca “Yılın Kadın Sanatçısı” seçildi; sayısız yardım konseri verdi.

Penceresinden gördüklerini hemen paylaşmak istediği için, albümleri ardı ardına ve çoğu zaman da sessiz sedasız geldi.

Ancak her zaman, neredeyse kemikleşmiş dinleyicisi tarafından çıktığı an sahiplenildi. Albümleri otuz yılda, 20 milyon sattı; şarkıları yüzü aşkın farklı yorumcu tarafından seslendirildi.

Güçlü yorumu ile Türkiye’nin önde gelen ses sanatçılarından biri konumuna yükselirken sadece bir yorumcu olarak değil, 400’ü aşkın eserin sahibi olmakla da farklılık kazandı.

Yapımcılıklarını üstlenerek Türk Pop Müziği’ne birçok yeni yetenek kazandırdı.

Bestelerini seslendiren birçok yorumcunun kariyerinde önemli yer oynadı; müzik endüstrisine kazandırdığı güçlü isimlerin başarıları ile övündü.

Geride dururken bile dinleyicisinden kopmadı; 20’den fazla ülkede 1500’ün üzerinde verdiği konserle dinleyicisi onu, o dinleyicisini takip edebildi.

Dünyanın önde gelen isimleri ile aynı sahneyi paylaştı.
Her ülkeden dinleyicisi, evrenselliği yakalamış sesinde ve müziğinde kendinden çok şey buldu.
İçimizden biri gibi yaşayıp, ‘Herkes gibi’ olmadan, herkes için şarkılar yazdı.
Diskografi
      • 1977: Allahaısmarladık
      • 1978: Serçe
      • 1980: Sevgilerimle
      • 1981: Ağlamak Güzeldir
      • 1982: Firuze
      • 1984: Sen Ağlama
      • 1986: Git
      • 1988: Sezen Aksu'88
      • 1989: Sezen Aksu Söylüyor
      • 1991: Gülümse
      • 1993: Deli Kızın Türküsü
      • 1995: Işık Doğudan Yükselir
      • 1996: Düş Bahçeleri
      • 1997: Düğün ve Cenaze
      • 1998: Adı Bende Saklı
      • 2000: Deliveren
      • 2002: Şarkı Söylemek Lazım
      • 2003: Yaz Bitmeden
      • 2005: Bahane
      • 2005: Bahane Remix
      • 2005: Kardelen
      • 2008: Deniz Yıldızı
      • 2009: Yürüyorum Düş Bahçeleri'nde
45'likler
      • 1975:Haydi Şansım
      • 1977: Kaybolan Yıllar-Neye Yarar
      • 1977: Gölge Etme-Aşk
      • 1979: İlk Gün Gibi-Yalancı
      • 1979: Allahaşkına-Sensiz İçime Sinmiyor
      • 1983: Heyamola


Kitap
      • Eksik Şiir
__________________
LoDoS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz LoDoS'in Mesajına Teşekkür Etti.