Tekil Mesaj gösterimi
Eski 09.09.10, 22:09   #1
Banemin
» » » Çapulcu « « «

Banemin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 494
Mesajlar: 11,461
Ettiği Teşekkür: 42722
Aldığı Teşekkür: 74639
Rep Derecesi : Banemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Böyle iyi ya!

Bu şarkı iyi oldu fonda.

"Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım"...

Buradan dalayım mevzuya. Çıktığım yerden el sallarım artık size. Nefesim ne kadar kuvvetli görün bakalım

Öncelikle şarkıya takılmayın. Geri kalan sözlerin bir anlamı yok şimdilik. Sadece geriye dönük başlamak için "nostaljik" bir tını olarak girişe aldım.

Eskiden İstanbulda lodosun getirdiği yağmurlar eğik yağardı. Hala öyle mi yağar bilmiyorum. Bir lodos yağmurunda dikkat eder gerekli bilgiyi sunarım.

Dün ev ararken rastgele bir emlakçının kapısından daldım içeri. Kısa bir girizgahtan sonra amcayla daldık Avcılarspor muhabbetine. Amcada eski köylü olunca kesik Ziya'dan girip, Takoz Caferin etrafında iki tur attıktan sonra Piç Ahmetten çıktık.

İyi bir tur oldu...

Eski köyün yeni sokaklarında turladım sonra. Bir ara yanımdan gelip geçenlerin yüzlerine veya evlerin camlarına bakıp sanki tanıdık bir yüz arar gibi bir ruh halinde buldum kendimi.

E çüş yani... Küçücük köy devasa bir İstanbul ilçesi olmuş, tek katlı evlerin yerini apartmanlar almış, sokaklarında dolaşan çoban köpekleri ise yerlerini caddelerde gaz salan arabalara bırakmış.

"Evet" çi bir minibüsü çekmişler bir sokağın başına ve bir "evet"in nelere kadir olduğu konusunda vaaz veriyorlar...

Köyümün belediye başkanının yaptığı densizlik demeye dilim varmıyor ama kabalığı düşündüm... (densizlik olduğuna katılmıyorum çünkü haklı olduğu tarafların var olduğuna inanıyorum. Bence sadece ifade şekli bozuk)

Astılar kestiler etmedikleri lafı bırakmadılar. Hatta NTV de başbakan tesettürlü müslüman kerdeşlerine tecavüz edildiğinden dem vurdu. (Bu nasıl bir benzetmeyse)... Orada ki gazeteci sıfatı taşıyan şahıslardan biri bile "Senin belediye başkanın, kürt kadınları kuma olarak alın dediğinde sen neredeydin birader?" diye sormayı akıl edemediler veya akıllarına geleni dillendirme cesareti bulamadılar. (NTV telefonları hep meşgul veriyordu o saatte... Biliyorum!.. )

Aslında sorsalardı sanki ne olacaktı ki? Başkasının tecavüzünde aslan parçası olanlar, tacizci ve tecavüzcü kendilerinden olunca sadece "peçetecilik" görevine soyunuyorlar... Bknz: Üstteki belediye başkanı ve Hüseyin Üzmez...

Demokratlık böyle değildi aslında...

Plaj yoluna girmişim aklımdan geçen bu düşüncelerle. İsmindende anlaşılacağı gibi bir zamanlar o yolun sonu Plaja ulaşırdı. Şimdi ise küçük bir yat limanı benzeri birşeye ve Deniz otobüsü iskelesine inen bir yokuş görevi yapıyor.

Adını değiştirmeyi akıl edememişler yada benim gibi eskileri düşünüp "ulan hiç değilse değişmeyen 1-2 şey hala var" diye düşünerek teselli bulmamızı istemişler.


Nedense birinci ihtimal ağır basıyor bende. Uğraşmamışlar veya fark etmemişler. İlerde belki "molla bilmem ne inişi" falan diye değişebilir.

Limanda oturdum biraz... Aklıma takılan soru ise şuydu orada...

"Neden ben bu hayatı şuradan dönünce Kasımpaşa kıvamında yaşayamıyorum"?

Bulduğum cevap nedenini aydınlatmaya yetmedi. Ama beni tatmin etti.

Cevap; Böyle iyi ya!...
__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

Banemin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.