Konu: Sakin
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.10.10, 18:49   #13
Umutgüneşi
Uzman Üye

Umutgüneşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 226
Mesajlar: 1,095
Ettiği Teşekkür: 3508
Aldığı Teşekkür: 3291
Rep Derecesi : Umutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmedeUmutgüneşi muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Mutlu
Standart Cevap: Sakin

(( işte benm tüm sakinliğimi alanlar
Sakin
Haziran sayımızda gerçekleştirdiğimiz rock’çılar prodüksiyonumuzu beğendin mi? Beğendiysen, harika! Çünkü rock gruplarımız o kadar hoş sohbetti ki röportajlarını dergimize sığdıramadık ve kalan sohbetleri de sitemizde yayınlamaya karar verdik.










İşte Sakin dostlarımız
Onur Özdemir (vokal / gitar)
Özdemir Dereli (gitar / vokal)
Cenker Kökten (bas)
Soner Özışık (davul / vokal)
Bu sene Rock’n Coke gibi büyük festivaller iptal oldu biliyorsunuz. Siz bu durumu neye bağlıyorsunuz?
Onur: Vergilere ve ekonomik duruma bağlıyoruz tabiî ki.
Siz böyle bir festival düzenleseydiniz ve çok paranız olsaydı, nasıl bir festival yapardınız?
Onur: Vaaay çok güzel olurdu.
Cenker: Ada gibi bir yerde olabilir. O adayı kapatırız, içinde kuaförü, marketi, eğlence merkezleri olan küçük bir kasaba gibi olur bu ada. Bozcaada’da olabilir örneğin. Her akşam da çok güzel konserler olur burada.
Özdemir: Benim festivalim de sadece müzik eksenli olmaz. Farklı disiplinler arası bir şeyler yapılabilir. Ama ada fikri güzel sadece küçük bir alan olmasından çok daha iyi.
Kimleri davet ederdiniz?
Özdemir: Bilmiyorum. Herkese hitap edebilcek karma bir şey olurdu.
Onur: Kings of Convenience, Radiohead, Sezen Aksu, Müslüm Gürses… Herkes olurdu.
Siz 2001’de kuruldunuz. Neden bu kadar beklediniz albüm için?
Onur: Bu albüm sürecinde saatlerce, günlerce stüdyoya girip müzik yaptık. Hiç belli formları olmayan şeyler çaldık. Baya bir kendimizi keşfetmeye başladık. Çalarken de aramızda oluşan diyoloğa baktık. Bunların pişmasi gerekiyordu. Albüm çıkarmak için kurulan bir grup değildik bir de. Bu hiç hesapta yoktu. Her şey o yöne gitmeyi başlayınca, gerçeği kabul ettik.
Günlük hayatınızda da sakin insanlar mısınız? Sizi en çok ne sinirlendirir?
Onur: Ben her türlü çok sinirleniyorum! Banka sırasında beklediğimde, D&R’da kasada durduğumda, taksiye bindiğimde her yerde sinirlenebiliyorsunuz bu ülkede.
Soner: Sokaktaki saçma sapan kaos durumlar beni sinir ediyor. Taksinin bir anda önünden geçip, üzerine su sıçratması gibi... Evde birbirimize karşı öyle değiliz.
Onur: Evde birbirimize karşı hiç fiziksel şiddet uygulamadık
Yok, bir de uygulasaydınız
Onur: Sinirlendiğimiz anlar olur ama o anlarda birbirimize küsüyoruz Ben kızgınsam, gitmem yanlarına. Daha duygusal davranıyoruz.
Soner: Her şey sütliman olursa, olmuyor zaten.
Onur: En rahat davranabildiğin insanlar grup arkadaşların olmalı. Benim de en yakın arkadaşlarım onlar.
Grubun en sakinini seçelim mi? Cenker galiba
Onur: Evet, doğru.
Hepiniz birer şirin olsaydınız?
Soner: Ben şirin baba olurdum
Onur: Öfkeli!
Cenker: Ben Gargamel olurdum.
Özdemir: Ben de miskin ya da Gargamel’in kedisi olurdum
Biriniz aşkla ilgili bir sorun yaşadığında diğerleri ne yapıyor?
Onur: Aşk pek gündemimizin merkezinde değil açıkçası. Daha çok müzikten bahsediyoruz. Biz pek aşk durumlarını birbirimize anlatmayız. Erkeklerde öyle bir paylaşım yok galiba. Bu tarz paylaşımlar çok tehlikeli bence, çünkü insanı gaza getirir. Paylaşılmaması daha iyi.
“Kırmızı Oda” diye bir şarkınız var. Kırmızı bir odanın içinde kalmak insanı delirtir değil mi?
Onur: Benim odam kırmızı
Senin neden sinirli bir adam olduğun anlaşıldı şimdi
Cenker: Soluk bir kırmızı ama bir de içindeki eşyalar önemli.
Kırmızı size neleri çağrıştırıyor?
Onur: Kırmızının çok hareketli olması beni heyecanlandırıyor. Çok sevdiğim bir renk. Heyecan ve cinsellik kokuyor bir kere. Beni harekete geçiriyor, es geçebileceğim bir renk değil.
En cesur renk hangisi sizce?
Onur: Transparan, su rengi.
Cenker: Sarı bence. Kendini gösteren bir renk.
Onur: Ama beş kuruş fazla olsun, kırmızı olsun Bu babamın en sevdiği laftır.
“Yağmur Güncesi” isminde de bir şarkınız var. Yağmuru sever misiniz?
Onur: Yeni biriyle tanıştığınızda, tesadüfen yağmur yağıyorsa, ne tatlı olur. Ben severim yağmuru.
Soner: Çok güzeldir yağmur.
Cenker: Biraz depresifliği var.
Soner: Ama gökkuşağı var ardından
Onur: Ne olursa olsun, ciddiye alacağın bir şey bence. Yağmur’la ilgili şarkı yazıyorsanız da bu ağırlığı olan bir şarkı olur. Daha duygusal ve ağır. “Yağmurlarda gezelim, lal lal la” diye kıpır kıpır yağmur şarkısı duydunuz mu? Yok Sadece “Arap kızı camdan bakıyor” olabilir.
Yağmurlu bir günde yapılabilecek en güzel şey ne sizce?
Soner: Yağmuru dinlemek güzel olur. Ama şehirde olmamak lazım böyle sakin bir yerde olsun ki strese girme. Şehirde yağmurun tadını çıkaramıyorsun.
Onur: Şöyle pencereleri sonuna kadar açıp sevgilinin yanında oturup yağmuru izlemek hoş olur bence.
Özdemir: Evden dinlemeyi izlemeyi tercih ederim, ama bazen dışarı çıkıp yağmurda dolaştığım da olur. Ben severim ıslanmayı.
__________________
UMUT GÜNEŞİ
bir anlamı olmalı her sabah doğan güneşin, yağan yağmurun, açan çiçeğin...
Uçan kuşun, kelebeğin...
Yüzde beliren bir tebessümün...
yanaktan süzülen damla damla gözyaşının...
Ne çok neden var yaşamak için yorulmamalı yaşanmış acılara direnmeli! yağan yağmur gibi düşsede acılar yüreğine bir bir..
bir gülümseme ile dağıt hüzün bulutlarını!
tıpkı doğan güneşlerin doğayı yeşerttiği gibi... yeşertip umutları filizlenmeli yaşam sevinci!



ne yeminler bozdum.....
Umutgüneşi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla