Tekil Mesaj gösterimi
Eski 01.11.10, 00:34   #26
Basakca
Müdavim

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 11,967
Ettiği Teşekkür: 79772
Aldığı Teşekkür: 77732
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Alcatraz Adası – Alcatraz Hapishanesi | (Alcatraz Island)

Escape From Alcatraz (1979)
Escape from Alcatraz, "Kaya" olarak bilinen ada hapishanesi Alcatraz'dan kaçmayı başarmış tek kişi olan Frank Morris'in gerçek yaşam öyküsüne dayanan, sürükleyici bir gerilim.

Dirty Harry'den 8 yıl sonra Don Siegel ve baş oyuncusu Clint Eastwood'u yeniden bir araya getiren film, bugünün klasik olmuş kimi yapımlarına referanslar vermekte. Escape from New York (1981)'un distopik geleceğini 1960'lara taşıyarak başlıyor film. Diyaloğun olmadığı ilk seansta Morris bir gemiyle Alcatraz'a taşınır,muayeneden geçer- A Clockwork Orange'ı anımsarız- ve çıplak olduğu halde gardiyanlarla birlikte -ölüm yürüyüşü- hücresine yürür: Kapılar kapanır ve o ürperten cümleyi duyarız: "Welcome to Alcatraz". Gerisi bildik hikayedir, solup gitmemek adına, "çok az" başarma şansı da olsa, içindeki umudu azme çevirip mucizeyi yaratmak.

Müdür (Warden), daha önce birçok hapishaneden kaçmayı başarmış Morris'i (Fish) odasına çağırdığında, Morris'in gözüne takılan hapishane maketi ve müdürün önündeki özgeçmişte yer alan "IQ: Superior" (gerçekte 133) anekdotu aklımıza hemen Prison Break'i getiriyor. Müdürün acımasız kurallar uygulamaya başlamasıyla (kendi resmini beğenmediği için resim yapma hakkını elinden aldığı "Doc", marangozhanede baltayla parmaklarını keser) The Shawshank Redemption atmosferine geçeriz. Fakat Morris'te Andy'nin kırılganlığı yoktur. American History X'te de gördüğümüz tecavüz dehşeti burada yaşanmayacaktır. İri kıyım Wolf'un Morris'e tek ettiği, kavgaya teşvikle ceza aldırmak ve gün ışığının uzanamadığı D hücrelerine birlikte yollatmaktır. Kütüphaneci "English" bu hücreleri "birkaç günde çıldırdım, çıkabilmek için aşil tendonlarımı kestim" diyerek

betimler. Shawshank'taki yaşlı kütüphanecinin aksine, buradaki karakter daha çok Morgan Freeman'ın "İrlandalı"sını anımsatır, Morris'le birlikte gitmese de, Wolf belasından kurtarması ve sırrına vakıf olmasıyla kaçışına ortak olur. Belki de tek akıl hocasıdır.
Filmin duygudan ziyade aksiyona ağırlık vermesine rağmen kimi sahneleri akıldan çıkmaz: Kendi portresine bir kasımpatı iliştiren "Doc"un bunu "elimden alamadıkları tek şey" diyerek açıklaması (kalbinin üzerine yerleştirmiştir), parmaklarını kesmeden önce çiçeği Morris'in tulumunu cebine atması ve en nihayetinde kaçış gerçekleşip kaçakların izine rastlanmadığında, müdürün Melek Adası kayalıkları üzerinde bir kasımpatı bulması (çiçeğin bu adada yetişip yetişmediğini sorar ve olumsuz yanıt alır), Esaretin Bedeli'nin finaline yaraşır bir anlam taşır. Morris ve 2 arkadaşı (Atlanta'da birlikte yattığı 2 arkadaşı sonradan transfer olur) hiçbir zaman bulunamadıkları gibi, Alcatraz da 1 yıl içinde kapatılmış ve bir nevi müzeye dönüştürülmüştür.

Alcatraz'a dönersek: San Francisco koyuna inşa edilmiş, dışarıdaki yaşamdan soyutlanmış, herkesin tek kişilik hücrelerde kaldığı, başka hapishanelerden gelen "çürük" yumurtaların sepetlendiği, diğer cezaevlerinde 7 kişiye 1 gözcü düşerken burada her mahkuma 3 gözcünün düştüğü bu en korumalı hapishane, kayalıklar üzerine inşa edildiği için "The Rock", yani "Kaya" olarak nam salmış ve uzun yıllar boyunca "hapishane" kavramının literatürdeki karşılığı olmuş, popüler kültürün ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu fonda çekilen filmlere göz attığımızda Birdman of Alcatraz (1962), Point Blank (1967, Mel Gibson'lu Payback'in orijinidir), The Enforcer (Dirty Harry serisinin 3. filmi, 1976) ve elbette The Rock (1996) başta geliyor. Morris ve dört (biri kaçmayı başaramaz) arkadaşının kaçış öyküsü, Papillon (Kelebek, 1973) ile birlikte bu türün en unutulmaz uyarlamalarından birine hayat veriyor. Sinema kitlelere ilham verdiği sürece, bu en uçta yer alan azim öyküleri de her daim sinemaseverin baş ucunda ve en korunaklı arşivinde yer alacak. Hayatın tekdüze kapanlarına kısıldığında çıkış yolunu aydınlatacak bir umut ışığı olarak...
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.