Tekil Mesaj gösterimi
Eski 06.11.10, 01:50   #14
Sibel
Ziyaretçi
Sibel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Konular:
Mesajlar: n/a
Rep Derecesi :
Ruh Halim:
Standart Aşkın En Hakikatli Sesi Sezen Aksu

Sezen Aksu, şarkıları, besteleri ile hayatımıza nüfuz edeli 30 yıl oldu. Ve biz hiçbir zaman söylediği şarkıları dinlemekten bıkıp usanmadık.




O zamanlar televizyon siyah beyazdı ve aşk hakikaten aşktı. İlk görüntüsünün evlerimize ulaştığı 1970’li yıllardan bu yana 30 yıl geçti. Ancak bir çocukta rastlanabilecek denli parıltılı güzel gözleriyle mi, yoksa içinin olanca gücüyle dışa vurduğu sesiyle mi büyüledi bizleri bilemiyoruz. Ama o zamandan bu zamana yaşantılarımızın pek çok evresinde Sezen Aksu yanımızda oldu. Şarkıları da aşklarımızın yakın tanığı… ‘Sen Ağlama’ ile çok geceler geçirdik. “Ağlama” dediğinde de ağladık, “Gülümse” dediğinde de. Ağlamak da hakikaten güzeldi. İnsanı yüreğinden yakalayan, yaralayan derin hüznü herkese sirayet edebilecek kadar içtendi. ‘Yaşanmamış Yıllar’ı söylediğinde biz de dönüp hayatlarımıza baktık. Yaşanmamış yıllar olmasın diye. Masum olmadığımızı biliyorduk gerçi, ama onun şarkısıyla bu gerçeklik aklımıza kazındı. Sevilmeyi sevdi, ama şöhretin ağırlığı altında ezilmemek için tedbirler alarak kendini korumanın yollarını en başta keşfetti.

Özel hayatı onundu. Hemen herkes bunu kabullendi. Karşımızda huzur bulmayan bir ruh vardı ve yaşadığı evlilikler, aşklar, sevgiler, olaylar hiç tükenmeyecek, hayatı hiç durmadan yeniden üretecekti. Sezen Aksu giderek hem ortak bir paydamız oldu, hem de uzun ve zorlu yollarda bize yarenlik etti. Popüler müziğe burun kıvıranları bile dize getirdi, kendini ve şarkılarını dinletti, dinletiyor.




ŞARKI SÖYLEYEREK BÜYÜDÜ

13 Temmuz 1954’te Denizli’de doğan sanatçı, öğretmen bir anne babanın çocuğu. İzmir’de büyüyen Aksu, yakın arkadaşlarının tanıklığına göre hep şarkı söyleyerek büyüdü. Farklılığını ise o sıralar hareketliliği perdeliyordu. Gençken daha da zor zapt edilebilen bir ateşle yandığının büyük bir ihtimalle farkında değildi. Derdinin üretmek olduğunu bilmeksizin çeşitli işlere daldı. Dans, tiyatro ve resim kurslarının yanında bir güzellik salonu açma macerası da yaşadı. Bu, gelenlerin memnuniyetsizliği nedeniyle çok çabuk biten bir macera oldu.

Hayvan sevgisine sahnede bile tanık olduğumuz sanatçı, belki de bu nedenle bir ara Ziraat Fakültesi’nde okumayı denedi. Eğitimini aldığı bir diğer dal da Türk Sanat Müziği oldu. Ve sonra ilk 45’lik geldi; 1975’te Sezen Seley adıyla yaptığı ‘Haydi Şansım/Gel Bana’nın hiç şansı olmadı. Her şey meşhur ‘Yaşanmamış Yıllar/Kusura Bakma’ ile başladı.




İlk kez gazeteci Yavuz Gökmen tarafından, ünlü Fransız şarkıcı Edith Piaf’a da dolaylı bir gönderme olarak, ‘Minik Serçe’ olarak adlandırıldı. Yıllar geçtikçe bu tanıma inat, insaniyeti, dostluğu, arkadaşlığı ve yaşayıp yaptıkları ile giderek büyüdü. Yaşamını kendi istediği gibi kurduğu için hem hayranlarından, hem de kamuoyu ve basından büyük saygı gördü. Birlikte pek çok şarkı yarattığı ünlü müzik adamı Onno Tunç’u bir uçak kazasında, genç müzisyen Uzay Heparı’yı ise motosiklet kazasında yitirdi. Art arda gelen ölümlerle bilgeleşti. Kendini acılarına kapatmadı, yüreğinin acılarını şarkılara döktü. Yaşadığı her yere sevdiklerini de taşıdı. Birlikte üretmek isteyenlerle sanatını da, yaşadığı mekânı da paylaştı. Evi hep öğrencileri, çalışma arkadaşları ve sevdikleriyle dolup taştı.

Mezuniyeti gelen, bugünün ünlü şarkıcıları onu hep yanlarında bulmanın konforunu yaşıyor. Aşkın Nur Yengi, Sertab Erener, Levent Yüksel, Işın Karaca onun evinde büyüyüp yıldız oldu. Ve popüler müziğin pek çok ismi kendi albümlerini yaparken bir beste yapması için başında bekledi.




BİR MÜZİK ECESİ

Sezen Aksu bu dünyada her zaman yapılacak çok işi olan insanlardan. İyi bir şeyler üretmenin sancılı sürecinden sayısız kez geçti. Bugüne dek 17 albüm ve 500’ü aşkın şarkı yaptı. İlk iki albümden sonra çıkan ‘Olmaz Olsun/Seni Gidi Vurdumduymaz’, 1976 yılının müzik listelerinde uzun süre bir numaradaki yerini korudu. 1977’de çıkan diğer 45’likleri ‘Kaç Yıl Geçti Aradan’ ve ‘Kaybolan Yıllar’ olurken, 1978’de Hurşid Yenigün’ün iki bestesine söz yazan sanatçı, ‘Gölge Etme/Aşk’ı piyasaya sundu. Ardından ‘Serçe’ kaseti piyasaya çıktı. Bir yıl sonra bu albümü ‘Ağlamak Güzeldir’ izledi. 1979’da sinema oyunculuğunu ilk kez denedi. 1982’de Şan Müzikholü’nde ‘Sezen Aksu Aile Gazinosu’ adlı müzikali sahneledi.

Müzikalde yedi ayrı tipi canlandıran sanatçı, Adile Naşit, Şener Şen, Ayşen Gruda, Altan Erbulak gibi usta tiyatro oyuncuları ile aynı sahneyi paylaştı. Ardından 1984 yılında ‘Sen Ağlama’ piyasaya çıktı. 1986’da sahnelenen ‘Bin Yıl Önce Bin Yıl Sonra’ müzikalinde oynadı. Aynı yıl çıkan ‘Git’ albümündeki tüm şarkıları hit oldu. ‘Sezen Aksu’88’ isimli çalışmasını ‘Sezen Aksu Söylüyor’ takip etti. 1991 yılında ‘Gülümse’de yer alan şarkılardan ‘Hadi Bakalım’ın single’ı Avrupa’da da ilgi gördü. 90’ların ikinci yarısından itibaren müziği farklılaştı. Onun müziğiydi, ama bilinci değişmişti. Önce 93’te ‘Deli Kızın Türküsü’ geldi. ‘Küçüğüm’, ‘Masum Değiliz’, ‘Kalbim Ege'de Kaldı’ gibi şarkılar bu çalışmadaydı. Toplumsal olaylarda haklı bulduğunun yanında sessiz bir saygıyla yer aldı. Bütün annelerin acılarını da sese büründüren o oldu. 1995’te ‘Işık Doğudan Yükselir’le Anadolu’yu tümden kucakladı. Bu topraklardaki ezgileri kendine kattı. 1996’da, kaybettiği Onno Tunç’un anısına ‘Düş Bahçeleri’ni çıkardı. 1997’de Goran Bregovic ile birlikte çalıştığı ve Balkan ritminde şarkılardan oluşan ‘Düğün ve Cenaze’ yayınlandı. 1998'de ‘Adı Bende Saklı’ isimli albümünü yaptı.

‘Deliveren’i ise hep birlikte avaz avaz söylediğimiz ‘Şarkı Söylemek Lazım’ izledi. Ardahan’da Uğur Yücel’le klibini çektiği son şarkısının adı yine çok hüzünlü: ‘Eskidendi Çok Eskiden.’ Sezen Aksu varlığıyla yaşantılarımızı seslendirerek en güzel renklerimiz arasındaki yerini çoktan aldı. Zamanın ahengi içinde bir gün gelecek ondan mutluluk şarkıları isteyeceğiz...



  Alıntı ile Cevapla