Tekil Mesaj gösterimi
Eski 15.01.11, 20:23   #7
şövaLye
Tam Üye

şövaLye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2011
Konular: 36
Mesajlar: 256
Ettiği Teşekkür: 827
Aldığı Teşekkür: 1028
Rep Derecesi : şövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerdeşövaLye Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Kitaplığımdan...(Dünya Edebiyatı)




Anne Frank'ın Hatıra Defteri / Anne FRANK
Özgün Adı: The Diary of Anne Frank
Çeviri : Can YÜCEL

Papirüs Yayınevi, 1996
240 sayfa


"...Anne Frank 12 Haziran 1929'da Yahudi bir anne babanın çocuğu olarak Frankfurt'da doğdu.

1933'te nazilerden kaçarak ailesiyle birlikte Amsterdam'a geldiler. Nazi askerlerinin 1940'ta Hollanda'ya saldırıp işgal etmelerinden ve ayrıca 1942'de Yahudi halkı icin ağır yaptırımların uygulanmaya başlamasından sonra, Frank ailesi dostlarıyla birlikte Amsterdam'ın Prinsengracht semtinde bir evin arka odasına saklandılar. Ancak, Ağustos 1944'de naziler tarafından tutuklanıp, toplama kamplarının en korkunçlarından biri olan Auschschwitz'e götürüldüler.

Anne Frank, Mart 1945'te öldü.

12 Haziran 1942'den 1 Ağustos 1944'e kadar tuttugu anı defteri ölümünden sonra kitap haline getirildi.
Savaştan sonra bulunan defteri yayımlanınca bütün dünyada geniş yankılar uyandırdı..." (tanıtımdan)

"...Anne Frank'ın Hatıra Defteri ne bir topluluğu kötülemek, ne başka bir topluluğu övmek düşüncesiyle yayınlanmış değildir. Bu kitap, içinde yaşadığımız medeniyet çağında bile milyonlarca insanı öldürmekten haz duyabilecek kadar vahşi olanların varlığını gösterecektir. Küçük Anne Frank bir Alman kızı olsaydı yine bu hatıraları çağdaş insanlık, bilmeli, tanımalı, onun ıstıraplarına aşina çıkmalıydı. Hatıralar piyes oldu, sayısız insanlar bu faciayı sahnede seyretti. Kim bilir, beyazperdeye yansıyacak gölgesi, bütün dünyada nasıl bir hızla dolaşacak? Demek, insan ruhunda doğan acılı hislere duygulu ruhlar ilgisiz kalamıyor. İşte biz de aynı insani duyguyla bu kitabı Türkçesinden yayımlamayı faydalı gördük. Zaten genç yaşında bir kampın sefaleti içinde ölüp giden Anne Frank, hatıra defterine "öldükten sonra da yaşamak istiyorum" diye yazarken iyi niyetli, hakikate bağlı ve haksızlığa karşı cesaretli insanların her zaman mevcut olacağına inanmıştı... Biz de hayatına doymadan ölen bu zavallı kızcağız gibi insanlığın iyi geleceklerine, aralarında Kabiller bulunsa da Habil kadar temiz ruhlu olanlarının da her zaman var olacağına inanıyoruz..." (Hasan Ali YÜCEL, 1958)





**********
Anne FRANK kimdir?



Almanya'daki Yahudi soykırımının simge isimlerinden olan Anne Frank, Yahudi bir anne babanın -Otto ve Edith Frank'ın- kızları olarak 12 Haziran 1929 günü Almanya’nın Frankfurt şehrinde dünyaya geldi. Tam adı Anneliese Marie Frank'tır.

Beş yaşına kadar, Anne Frankfurt dolaylarında bir apartman dairesinde Anne ve babası ve ablası Margot ile birlikte yaşadı. Nazilerin 1933'te iktidara gelmesinin ardından, Otto Frank iş bağlantılarının olduğu Hollanda’nın Amsterdam şehrine kaçtı. Ailenin geri kalanı da Otto'nun peşinden gitti. Anne ise büyükanne ve babasıyla Aachen'de kaldıktan sonra Şubat 1934'te Amsterdam'a giden aile bireylerinin sonuncusuydu.

Almanlar Mayıs 1940'ta Amsterdam'ı işgal etti. Temmuz 1942'de, Alman yetkililer ve onların Hollandalı işbirlikçileri ülkedeki Yahudileri Alman sınırının yakınındaki Hollanda kasabası Assen yakınlarındaki bir geçiş kampı olan Westerbork'ta toplamaya başladı. Westebork'taki Yahudiler Alman yetkililer tarafından, Almanların işgal ettiği Polonya'daki Auschwitz-Birkenau ve Sobibor ölüm merkezlerine sürüldü.

Haziran ayının ilk haftasında, Anne ve ailesi, kendileriyle birlikte dört Hollandalı Yahudi'nin, Hermann, Auguste, Peter van Pels, ve Fritz Pfeffer'ın da saklanacağı bir apartman dairesinde gizlendiler. İki yıl boyunca, Anne Frank'in günlüğünde “Gizli Oda” diye bahsettiği Prinsengracht sokağı 263 numaradaki aile şirketine ait ofisin arkasındaki apartmanın çatı katında gizlice yaşadılar. Öncelikle ailenin saklanacağı yerin hazırlanmasına yardımda bulunan Otto Frank'in arkadaşları ve çalışma arkadaşları, Johannes Kleiman, Victor Kugler, Jan Gies ve Miep Gies kendi hayatlarını tehlikeye atarak Frank ailesine gıda ve giysi yardımında bulundu. 4 Ağustos 1944'te, Gestapolar (Alman Gizli Servis Polisi), kimliği belirsiz bir Hollandalının ihbarı üzerine ailenin saklandığı yeri buldu.

Aynı gün, Gestapo yetkili SS Çavuş Karl Silbelbauer ve Hollandalı iki yardımcısı Frank ailesini tutukladı ve 8 Ağustos'ta Westerbrok'a gönderdi. Bir ay sonra, Eylül 1944'te, SS subayları ve polis Franks ailesini ve onlarla birlikte saklanan dört kişiyi, Westerbrok'tan Almanların işgal ettiği Polonya'daki toplama kampı kompleksi olan Auschwitz'e giden bir trene bindirdi. Yaşlarının küçük olması nedeniyle çalıştırma amaçlı olarak, Anne ve ablası Margot 1944 yılı, Ekim ayının sonuna doğru Kuzey Almanya'da Celle yakınlarında bulunan Bergen-Belsen toplama kampına götürüldü.

Her iki kız kardeş de, İngiliz Birlikleri’nin Bergen-Belsen kampına girdiği 15 Nisan, 1945'ten yalnızca birkaç hafta önce tifüs nedeniyle hayatlarını kaybetti. SS yetkilileri, Anne'nin anne babasını da zorunlu çalışma için seçti. Anne'nin annesi Edith 1945'te, Ocak ayının başlarında Auschwitz'de öldü. Yalnızca Anne'nin babası Otto savaştan sağ çıktı. Otto 27 Ocak, 1945'te Auschwitz kampında Sovyet Kuvvetleri tarafından serbest bırakıldı.

Saklandıkları süre boyunca, Anne korkularını, umutlarını ve yaşadıklarını kaydettiği bir günlük tuttu. Ailenin tutuklanmasının ardından apartmanda bulunan bu günlük, Frank ailesinin saklanmasına yardım edenlerden biri, yani Miep Gies tarafından saklandı. Günlük savaştan sonra pek çok dilde yayımlandı ve Avrupa'da, Güney ve Kuzey Amerika'da binlerce ortaokul ve lisede müfredata alındı. Anne Frank, soykırımda hayatını kaybeden çocukların kayıp geleceğinin sembolü hâline geldi.

(ushmm.org)
__________________
Ulusal onurdan yoksun olanlar, insanlık onurundan da yoksundurlar...
şövaLye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz şövaLye'in Mesajına Teşekkür Etti.