Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.01.11, 17:08   #1
DarkAngeL
...:: HüsoMeL::...

DarkAngeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Yaş: 33
Konular: 1381
Mesajlar: 4,046
Ettiği Teşekkür: 19986
Aldığı Teşekkür: 19619
Rep Derecesi : DarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevherDarkAngeL işlenmemiş cevher
Ruh Halim: Huzurlu
Çözüldü Antik Çağın Tüccarları : Fenikeliler

Fenikeliler




Fenikeliler, Eskiçağ''da günümüzdeki Suriye kıyılarında yaşayan Sami kökenli bir halktır. M.Ö. II. binyılın sonundaki savaşlardan sonra sağ kalan kalanların soyundan gelen Fenikeliler, günümüzde Akka''dan Cebeli''ye kadar uzanan dar kıyı şeridinde, başlıcaları Arados, Bybios, Sayda (Sidon), Sur (Tir), Beryhos ve Ugarit olan birçok kent kurup, ünlü erguvan rengi boya, cam, sedir yünü, şarap, silah, metal ve fildişi elsanatları ürünlerinin ticaretiyle zenginleştiler.

Lübnan dağları tarafından birbirinden ayrılmış küçük site devletlerin oluşturduğu Fenike Birliği, hiçbir zaman siyasal bakımdan güçlü olamadı. Kentler kısa aralıklarla bağımsız yaşadılarsa da, genellikle büyük komşularına yıllık vergi ödemek zorunda kaldılar. Başlangıçta Mısır''ın egemenliğine girip, 350 yıl kadar oldukça bakımsız yaşadıktan sonra M.Ö.860''a doğru Asur''un, M.Ö.612''deYeni Babil İmparatorluğu''nun M.Ö.539''da Perslerin, M.Ö.333''te Büyük İskender''in ve Seleflilerin, M.Ö.64''te de Roma''nın egemenliğini kabul etmek zorunda kaldılar.
Bu arada, M.Ö. l. binyıl başlangıcında, Akdeniz''de ticaret ilişkilerim İspanya ve Akdeniz''e kadar genişletip, Tunus kıyısındaki Kartaca''da, Cebelitarık boğazının ötesindeki Cadiz''de, vb. sömürgeler kurdular (M.Ö.800). Böylece Akdeniz''i Suriye kıyılarından Cebelitarık''a kadar uzanan Eskiçağ''ın en büyük deniz ticaret alanı haline getirdiler.

Ticaret zenginliklerine paralel olarak, Eski Mısır, Anadolu, Eski Yunanistan ve Mezopotamya kültürlerinin bir karışımı olan parlak bir uygarlık geliştirdiler.M.Ö. II. binyılda oluşturulan Fenike abecesi yaklaşık M.Ö.800''e doğru Yunanlılar tarafından benimsenip, daha sonra Roma yoluyla da Batı Avrupa''ya geçerek, günümüzdeki Latin abecesinin temelini oluşturdu.



  • Fenike Uygarlığı
Fenikeliler Akdeniz civarında birçok koloni kurmuşlardır. Ticarette çok ileriydiler, gemileri de gelişmişti. Hammadde kaynaklarına ulaşmak için koloni kuruyorlardı ve Yunanlılar''ın en büyük rakiplerydi Fenikeliler. Kumaş, metal eşya, keten ihracatı yapıyorlardı.
Fenikeliler, bölgeye milattan önce üç bin yıllarında gelmişlerdir.Aradus, Simyra, Tripoli, Cebal-Byblos, Beryte, Sidon, Tyros, Akkho liman şehirlerini kuran Fenikeliler, milattan önce 2500 yıllarından itibaren Mısırlılarla ticari münasebete başlamışlardır. Bu ülkeye ağaç ve nebati koku maddesi, zeytinyağı ve reçine ihrac ederlerdi. Ancak siyasi bakımdan iyi teşkilatlanamadıklarından kısa zamanda Mısır''ın nüfuzu altına girdiler. İki bin yıllarının başında Hiksosların istilalarına uğradılar. Mısırlılar istilacılara karşı korumak bahanesiyle Fenike topraklarını tamamen askeri işgal altına aldılar.

Uzun süren karışıklıklardan sonra Fenike, 14. yüzyılın sonunda Mısır''ın işgalinden kurtuldu. M.Ö. 9. yüzyılda ise, Fenike için Asurlular büyük bir tehdit unsuru oldular. Zaman zaman Fenike üzerine seferler düzenleyen Asurlular bölgeyi kısa aralıklarla hakimiyetleri altına aldılar. Fenike M.Ö. 6. yüzyılda Perslerin istilasına uğradı. Daha sonra Büyük İskender tarafından zaptedilen Fenike, M.Ö. 65 yılında Roma''nın Suriye eyaletine bağlandı.

Akdeniz çevresinde birçok ticaret merkezleri ve koloniler kuran Fenikeliler, çöl kervanlarının uğrak noktaları olanŞam, Hama, Dibre şehirlerinden ticaret malları alıp satıyorlardı. Batı ile doğu arasındaki ticarete aracılık ve komisyonculuk edip, ithalat ve ihracattan büyük gelir sağladılar. Dokuma, işlenmiş deri, mor boya ve koku maddeleri ticaret dallarının başta gelenleriydi.
Mezopotamya kavimlerinde olduğu gibi, Fenikeliler de, çok tanrıya inanıp, politeisttiler. Tanrıları erkek ve dişi olmak üzere ikiye ayrılırdı. Ayrıca her şehrin bir tanrı ve tanrıçası vardı. Bereket tanrıçası Astart, tarım tanrıçası Atargatis en büyük tanrılarındandı. Dağlar ve tepelere tapınak yapıp, ilk doğan erkek çocuklarını tanrılarına kurban edip, oturarak tapınırlardı.
Fenikelilerin dili, Kenan grubundan Sami dilidir. Abecenin mükemmel hale getirilmesi ticaret işlerini kolaylaştırmıştı. Fenike yazılı metinleri ticari mahiyettedir. Mimarlıkta en çok kullandıkları malzeme, taş olmuştur. Evleri tek katlı olup, salonu, hamamı ve su kuyusu vardı. Tapınakları dikdörtgen şeklinde olup, koridorla avludan ve adak yerlerinden meydana gelir. Şehirleri kalın surlarla çevrilidir. Bronz işçiliği gelişmiş olup, doğuda en çok tutulan kaseleri meşhurdu.
  • Gemici ve Tacirler
Fenikeliler astronomi bilgilerinden yararlanarak, üç yüzyıl boyunca Akdeniz''i enine boyuna dolaştılar, Kıbrıs''ta (orada bakır buldular), Girit''te, Sicilya ve Sardinya''da ticari koloniler kurdular. İspanya''ya kadar gittiler, Cebelitarık Boğazı''ndan aşıp Fas''a, hattâ Kamerun''a vardılar. M. Ö. IX. yy.da hızla gelişerek, Roma''ya rakip olacak Kartaca şehrini de Fenikeliler kurdular.

İşlenmiş bronzu, fildişini, seramiği, doğu camını ve özellikle lal renginde bir deniz kabuklusundan elde edilen boyayla boyanmış kumaşları her yörede tanıttılar. Siteleri çok zengin oldu, ama aynı krallar tarafından yönetilen bu siteler, birleşmeyi bilemediler ve M.Ö. VI. yy.da Perslere boyun eğmek zorunda kaldılar.

Fenikelilerin dini Yunan ve Roma inanışlarını, tapınışlarını etkiledi. Fenikeliler, tanrı Baal''e genç çocukları kurban eder, böylelikle denizlerde onun himayesini sağlamağa çalışırlardı. Güzel tapınaklar yapar, heykel yontar ve kuyumculuğu iyi bilirlerdi. Batılılara çok şey öğretmişler, özellikle alfabeyi de onlar icat etmişlerdi.
  • Fenike Dini
Doğa güçlerine, Bereket Tanrıçası Aştart''a, Dağlar Tanrısı Hodad''a, Gök Tanrısı Baal''e, vahşi bir yerde veya açıkhava tapınağında tapınırlardı Dikili bir taş, bir kazık veya bir ağaçla temsil edilen ilâhlara bazen bir çocuk kurban ederlerdi.
DarkAngeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz DarkAngeL'in Mesajına Teşekkür Etti.