Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.01.11, 14:51   #16
OkyanusunKalbi
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27529
Aldığı Teşekkür: 40364
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Türkiye'de Dünüyle Bugünüyle Gülmece Dergileri

• DEMOKRAT PARTİ ve KARİKATÜR...
DEMOKRAT PARTİ’NİN KARİKATÜR MUHALEFETİ Mİ, KARİKATÜRÜN DEMOKRAT PARTİYE MUHALEFETİ Mİ?
Akdağ Saydut

Demokrat Parti 14 Mayıs 1950 seçimlerini “YETER SÖZ MİLLETİN” sloganı ile kazandı.


DP iktidarı en küçük yerel yönetim birimlerine kadar partizanlığı soktu. Sıradan parti üyeleri, ocak, bucak başkanları bürokrasi üzerinde egemenlik kurma yarışına girdi.

‘Küçük Amerika olacağız’, ‘Her mahallede bir milyoner yaratacağız’ dedi. ‘Köylü milletin efendisidir’ sözünü bol bol kullandı. ‘İkinci Dünya Savaşına girmeyerek milletin erkekliğini öldürdüler’ diye acayip bir hamaset geliştirdi.



‘Milletin ölüsünü yıkayacak, cenaze namazını kıldıracak imam kalmadı’ diye feryat etti.



Atatürk ve devrimlerine düşmanlık adeta kurumlaştı. Atatürk heykellerine yobaz saldırıları arttı.


Türkçe okunan ezanın Arapça okunmasını sağladı.


CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'ye o denli kinlenmişlerdi ki iktidara gelir gelmez Dolmabahçe'deki İnönü Stadı'nın adını Mithat Paşa olarak değiştirdiler hemen.

DP Demokrasi ve özgürlük sloganlarıyla, iktidara taşındı. Ama tek parti iktidarını taşıyamadı. Muhalif sesleri istemez, işitemez oldu. Basın özgürlüğünü kısıtlamak, basını sindirmek için yasal düzenlemeler yaptı. Muhaliflerini sindirmek ve yok etmek için elinden geleni yaptı.


Ekonomide ve siyasette tıkandı. Enflasyon yükseldi. Karaborsa hortladı. Yokluk ve kuyruklar arttı.

Üniversite öğretim üyelerinin siyasetle ilgilenmelerini yasaklayan yasal düzenlemeler yaptılar, Başbakan Adnan Menderes profösörleri "kara cübbeli papazlar" olarak tanımladı.

Çıkmaza düştükçe muhalefetle, basınla, üniversitelerle ve Anayasal kurumlarla kavganın dozunu artırdı. DP İktidarının antidemokratik eylemlerini İnönü "Adım adım mutlakıyete gidiyoruz " sözleriyle yorumladı (31 Mayıs 1956).

Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu görüşmelerinde, İnönü: "Aramızdaki farkı bilelim. Biz mutlakiyetten bugüne geldik, siz bugünden mutlakiyete gidiyorsunuz" dedi (27 Haziran 1956).Tahkikat Komisyonları ile ile ilgili yasa görüşülürken İnönü: " Biz demokratik rejimi kurduk. Bu demokratik rejimi, istikametinden ayırıp baskı rejimi haline getirmek tehlikeli bir şeydir. Bu yolda devam ederseniz, ben de sizi kurtaramam..." dedi (18 Nisan 1960). Gerçekten de kurtaramadı.Mizah bu dönemde boş durmadı. Demokrat Parti iktidarının tüm antidemokratik uygulamalarını eleştirdi. Basın üzerinde adeta hükümet terörü uygulandı.

Dönemin Adalet Bakanı Esat Budakoğlu’nun açıklamasına göre Demokrat Parti’nin ilk sekiz yıllık hükümet dönemi içerisinde 811 gazeteciye toplam 57 yıl hapis cezası verilmiş. Bu ayıp DP’nin özgürlükler konusundaki tavrının anlaşılması için yeter de artar bile.

Araştırmacı Yasin Kayış’ın verdiği bilgiye göre. Dönemin güçlü mizah dergisi olan Akbaba, örtülü ödenekten kaynak sağlanarak kontrol altına alınmış, muhalif karikatürcülere de "müstehcenlik" bahanesiyle engeller çıkartılmıştı.bu da yeterli olmayınca karikatürcülere açılan davalar birbirini kovalamaya başlamıştı. Karikatürlerinden dolayı dergilerin toplatılması, soruşturmalar açılması karikatürcülerin günlük hayatının bir parçası haline gelmişti. Eldeki kanunlar da yetmeyince basın kanunu değiştirilerek tüm basın mensupları gibi karikatürcülere de cezaevinin kapıları açılmıştı.


Oldu da bitti maşallah!
Ratip Tahir Burak, DP döneminde en az 54 ayrı davadan yargılanmış ve bu karikatürü yüzünden de 16 ay hapis cezasına mahkum olmuştur(1956). Burak'ın ceza aldığı yukarıdaki karikatürden şikayetçi olanlar arasında dönemin başbakanı Adnan Menderes de bulunmaktadır.

«
Akbaba dergisinin örtülü ödenekten kaynak sağlayıp sağlamadığını bilmiyoruz. Örtülü ödenek harcamaları gizlidir. Yassıada duruşmalarında bu harcamaların bir kısmı Başbakanlık müsteşarı tarafından düzenlenmiş tutanaklar nedeniyle deşifre edilmiştir.

Ancak dönemin tüm mizah dergilerine bakıldığında saldırgan bir mizah sergilenmediği, genel olarak derginin kapağında siyasi karikatüre yer verildiği, iç sayfalarda önemli birkaç konudaki siyasi karikatürden sonra siyasi içerik ve amaç taşımayan karikatürlerin yer aldığı görülmektedir. Akbaba’nın içeriği de bu anlayıştan pek farklı değildir. Özellikle DP iktidarının despotizm dozunu arttırdığı süreçlerde Yusuf Ziya Ortaç’ın sağduyulu eleştiriler yapan yazıları ve DP iktidarını bu çerçevede eleştiren karikatürleri görmekteyiz.

CHP’nin yayın organı olan Ulus gazetesinde Ratip Tahir’in çizdiği karikatürleri ise siyasi taraflardan birisinin eleştirel mizahı olarak değerlendirmek gerekir. Bu bağlamda Ratip Tahir karikatürleri diğer basında görülenden daha sert ve alaycıdır. CHP ve Halk Evleri’nin uğradığı saldırılar dikkate alındığında bu eleştirilerin orantısız olduğunu söylemek haksızlık olur.

DP döneminin önemli hukuk ihlallerinden biri de "ispat hakkı" konusudur. Hükümet üyeleri ve siyasiler hakkında yolsuzluk iddiasında bulunmak yasaklandığı gibi bu iddiaların yargı öününde ispat edilmesi de yasaklanmıştı.

Ancak bilinen ve yaşanan gerçekler DP iktidarının o zamanki deyişle “besleme basın (yandaş basın)” oluşturma gayretleri, DP yönetiminin mizah ve eleştiriye karşı “tahammülsüzlüğü” ve anayasal sistemi tümden delmeye yönelik hukuk dışı davranışlar sergilediğidir.

«


Dolmuş dergisinin 16. sayısı (19.04.1956) “bazı yazı ve resimler” nedeniyle toplatılır.


Müstehcen yayın bahanesi ile basın mensupları hakkında sık sık dava açılmaktadır, asıl amaç basını susturmak, denetlemektir gerçekte...
Yazı işleri müdürü Turhan Selçuk hakkında dava açılır. Dava 5 Aralık 1956’da beraat ile sonuçlanır.

Yargı kararı derginin 50nci sayısında okurlara bu karikatürün altında duyurulur.
Haber metni “16ncı sayımızı temin edemeyen okuyucularımız 60 kuruşluk pulla idarehanemizden isteyebilir” cümlesiyle bitirilir.



«
Ferruh Doğan’ın “Asrileşen Köy” adlı albümü mahkeme kararı ile toplatılır (1956).

Asrileşen Köy karikatür dizisi 1953 yılından itibaren gazete ve dergilerde yayımlanmaya başlandı.1956 yılında tüm karikatürler yenileri de eklenerek kitap halinde yayımlandı. Kitap İstanbul 5nc. Sulh Ceza mahkemesinin 11.3.1957 tarihli kararıyla “… milli hissiyatı rencide edecek ve milli menfaatlere zarara verecek şekilde suiniyetle maksadı mahsusa müstenit (kötü niyetli özel amaca dayalı) neşriyatta (yayımda) bulunmak…” gerekçesiyle toplatıldı. Kovuşturma sırasında savcılıkça atanan bilirkişiler kitapta suç unsuru bulunmadığını oy birliği ile bildirdiler. Ferruh Doğan’ın savunması alındıktan sonra İstanbul 1nci Sorgu Hakimliği 10.10.1957’de men-i muhakeme (yargılamaya yer olmadığı) kararı verdi.
«
Dolmuş dergisinde çizdiği karikatürler nedeniyle Turhan Selçuk sorgulanır, günlük karikatürler çizdiği Milliyet gazetesi kapatılmakla tehdit edilir (1956). İzleyen yıllarda, Menderes’in kapak olduğu (6.11.1957) dergi toplatılır ertesi hafta Menderes yine kapaktadır. Bu sayı da dağıtıma bile sokulmadan toplatılır (13.11.1957).

İşte o arka arkaya toplantılan derginin kapakları...
Dergi toplatma olayı ile ilgili olarak İlhan Selçuk bir anısını şöyle aktarmıştı: Biz Dolmuş dergisini çıkartıyoruz. Savcılık dergiyi daha dağıtılmadan toplatıyor. O zaman basın savcısı Hicabi Dinç. Görüşmeye gittim. “Biz yayın çıkartıyoruz, siz toplatıyorsunuz. Nasıl olacak ?” diye sordum. Yanıtı “Beyefendinin karikatürünü kapakta yayınlamayın” oldu.
Ama bu pek etkili olmaz. Beyefendinin karikatürleri günün koşullarına göre yine de çizilir.
«

27 Mayıs öncesi günlerde (1960) Ali Ulvi’nin çizdiği, batılı düşük diktatörlerin arasında, başbakan Menderes’i ima eden ‘uçtu uçtu’ altyazılı karikatür yüzünden Cumhuriyet gazetesi kapatılır, çizeri de kovuşturmaya tabi tutulur.DP'nin son iktidar yıllarında ise resmi makam sahibi kişilerin karikatürlerini çizmek fiilen imkansız hale getirilir.
«
Halim Büyükbulut (1958) çizgilerinden dolayı hapse girer.

26 Temmuz 1957 tarihli Ulus gazetesinde yayınlanan karikatür nedeniyle Halim Büyükbulut 14 ay, sorumlu müdür Ülkü Arman 1 yıl hapis cezası alır (9 Nisan 1958), gazete 3 ay kapatılır.
«
DP İktidarının son dönemlerinde basın ve muhalifler üzerindeki baskısını, Yalçın Çetin tarafından çizilen 11 Şubat 1960 tarihli Akbaba kapağı çok iyi anlatmaktadır.

Aynı sayıdaki Yusuf Ziya Ortaç’ın “Gözden Düşme” başlıklı başyazısından bazı satırlar iktidar koltuğuna, oradan hiç kalkmayacakmış gibi oturanlara fuzuli bir nasihat gibidir:
(…) Kim derdi ki, şimdi başları gurur ile dikilmiş, yüzümüze burun delikleriyle bakanlar, yirmi yedi yıllık tek parti iktidarını çiğneyen kırk altı Demokratlarıdır?
Hayretle bakıyorum: O güler yüzler nasıl böyle yumruklaştı?... O tatlı diller nasıl böyle diş gıcırtısı oldu?... Kim derdi ki Senirkent’teki dipçikleri, on yıl sonra Galata rıhtımında göreceğiz?... Kim derdi ki son CHP meclisinde Tahtakılıç’a atılan tokat, son DP meclisinde yumruk olacak, tekme olacak?...
Şimdi bir adam, polis ve jandarma gölgesinden vatandaşlara bağırıyor:
-Halk Partili mebusları niye kollarından tutup atmadınız?
Bu adam ünlü bir iktidar politikacısıdır.

DP İktidarının en çok uğraştığı kişilerden biri de CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek'tir. Karadeniz gezisi sırasında gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefetten göz altına alınır; bir başka gezisinde yargılanır ve hapse mahkum olur. Ana muhalefet partisine mensup bir milletvekilinin veya yöneticinin yurttaşların elini sıkması, konuşması bile suçtur artık.

Bir başka ağız Turhan Feyzioğlu susturulurken, tam bir sövme hürriyeti içinde haykırıyor: -İnönü’yü Rusya’ya sürelim!
Bu da bir DP sözcüsüdür.
Ve Tanrının gecesi, Ankara, İstanbul, İzmir radyoları, melodram edebiyatiyle homurdanıyor:
-Elbette haklarından geleceğiz… Elbet hadlerini bildireceğiz!
Siz bu sesleri, bu yüzleri tanıyabiliyor musunuz?... Bunlar on yıl önceki Demokratlarımızın sesleri, on yıl önceki demokratlarımızın yüzleri mi?
Ve baylar, hiç radyolarınızı açıp hiç kendi konuşmalarınızı dinlemiyor, hiç aynaya bakıp kendi yüzlerinizi görmüyor musunuz?
Asıl felaket, iktidar koltuğundan değil, vatandaş gözünden, vatandaş gönlünden düşmektir (…)
«
Bu süreçte Türkiye karikatürü biçim ve içerik açısından bir devrim yaşamıştır. Eski kuşak karikatürcülerin temsil ettiği, günlük olaylara ve kişilere bağımlı, karşıdakine körü körüne vuran geleneksel mizah anlayış değişmiş; toplumsal, siyasal, ekonomik olguları irdeleyerek içeriğini yeniden belirleyen mizah anlayışı, çizgide de yalın ve evrensel bir desen zevki getirmiştir.

Orhan Koloğlu’nun Ali Ulvi’den aktardığı şu sözler 1950 kuşağının karikatüre bakışını net anlatmaktadır: “… İki adam yapıp altına da iki laf yazıyorlar. Çizgiye hiç ihtiyaç yok. Bütün espri yazıda. Halbuki karikatür, esprisi çizgide saklı mizahtır”. Biçimle ilgili bu açıklamayı Ferruh Doğan’ın içerikle ilgili söylemi tamamlamaktadır: “50’liler özellikle konularında özgürlüklerin niteliklerini, toplumun yapısal eleştirilerini, işçi-işveren, ağa-köylü ilişkilerini, sınıfsal çatışmaları, politika ve ekonominin derinlemesine irdelenmesini çizdi”.
«

27 Mayıs’ı anlamak için önce adı Demokrat, uygulamaları antidemokratik olan partinin anlaşılması gerekir. Siyasi karikatür tarihsel dönemeçlerdeki tuhaflıkların, çarpıklıkların çizgisidir. Etkisi dönemsel olmanın ötesindedir.
«
Yayına Hazırlayan : Akdağ Saydut
İlk Yayım Tarihi: 27 Mayıs 2008 Bizim Gazete, Revizyon (3): 1 Nisan 2009
Kaynaklar:
1.Yasin Kayış, Radikal, 10.04.2005, Menderes Kızmadı Ama….
2.İlhan Selçuk,1 Nisan 2005’te Karikatürcüler Derneği’nin düzenlediği şaka gecesinde yaptığı konuşma.
3.Atila Özer, Karikatür Yazıları
4.Orhan Koloğlu, Türkiye Karikatür Tarihi
5. Döneme ait Akbaba, Mizah, 41BUÇUK, Tef, Dolmuş dergileri.
6. Asrileşen Köy, Ferruh Doğan, Bilgi Yayınevi, 1976 (İkinci Basım).
7. Levent Gönenç, Çizgi Gezgini
__________________
ForumGerçek Türkiye'nin Forumu
OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.