Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.03.11, 13:58   #57
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Günün İçinden...

Kuzey yıldızı…

Ufakken annem kuzey yıldızını anlatmıştı bana. Gökyüzünde sabit durup, hiç yerinden kımıldamayan kocaman bir kutup yıldızı. Yönünü şaşıran gemiler, izciler onun sayesinde yönlerini daha iyi bulabilirlermiş.

Ne kadar faydalı bir yıldız yapmış Allah ‘’baba’’ diye, gökyüzüne bakardım puslu olmayan gecelerde.

Hani biri vefat ettiğinde çocuklara derler ya ‘’o şimdi yıldız oldu, gökyüzünden bize bakıyor’’ diye, beni de öyle kandırdılar… Sık sık bakardım gökyüzüne ve o kocaman yıldızın babam olduğunu sanırdım. Yok sanmazdım, o benim babamdı. Arada sanki göz kırpar gibiydi. Etrafındaki ufak yıldızlardan birini kendim olarak seçerdim. Ben de ölünce o yıldız olacaktım, babama çok yakın. Buna hala inandırırım kendimi…

....

Hastanenin Onkoloji bölümünden çok sık söz ederim. Herkesin de vakit bulduğu zaman gidip orada en azından bir yarım saat geçirmesini çok isterim. Boş vakitlerimin çoğunda oradayımdır. Bazen tanıdık hastalar, bazen yeni gelenler… Orada hep hayatın ince cizgisini görürüm sanki. Bir tarafta sağlıklı olanlar, bir tarafta hasta olanlar. Kendinizi boş bir sandalyenin üzerine attığınız zaman hayatınızın çarpmasını, bölmesini yapıp sağlamasında ne çıktığına bakarsınız. Neleri dert edinmiş, kimleri kırmış, neler yapmışsınız, yani kısacası maneviyatınız geçer gözünüzün önünden. Oradan kalkıp giderken yanınızda götürdüğünüz, azıcık da olsa, almış olduğunuz dersten öğrendiğinizdir.

O koltuklar üzerinde oturup, kollarına takılan serumların biri bitip, diğerinin takılmasını saatlerce bekleyen hastaların suratlarında hep bir durgunluk vardır. Kimi o serumu yaşam kaynağı olarak görüp, hortuma doğru süzülen her damlayı yudum yudum içiyor gibi gözlemlerken, kimi sadece prosedüre uymuş, kendini kaderine terketmiştir. Oradaki hastaların çoğu ölüm mahkumudur…

Bugün onlardan biri gökyüzündeki yıldızlardan birini oluşturdu…
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.