Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.03.11, 16:30   #5
MyStery
Gerçek Üye

MyStery - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2011
Konular: 180
Mesajlar: 713
Ettiği Teşekkür: 2975
Aldığı Teşekkür: 3776
Rep Derecesi : MyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmedeMyStery muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Osmanlı Döneminde Minyatür Sanatı

Klasik Evre
(1574 -1603)


Osmanlı minyatürü kendine özgü kişiliğine kavuşmuştur. Seyid Lokman ile Nakkaş Osman işbirliği ile III. Murat dönemi minyatür sanatının altın çağı olmuştur. III. Murat şairdi. Nitekim oğlu Şehzade Mehmet için 52 gün görkemli şenlik düzenlemiş ve bu şenliği anlatan Surname-i Hümayun 437 minyatürle resimlenmiştir. Hiçbir yazmada bir cilt içinde bu kadar çok minyatür yoktur.

Sultaniye, Zanjan, İran



Seyid Lokmanın önemli eserlerinden biri Zübdetü’t-Tevarih’tir. Evrenin yaratılışından başlar, Hz.Adem ve ondan sonra gelen Peygamberler’i , İslam tarihini anlatır. Seyid Lokmanın 2 ciltlik Hünername adlı anıtsal eseri bu dönemin en önemli eserlerinden biridir.

Diyarbakır


Gazavatname türü eserlerde vardır. Metin ve minyatür bakımından en önemlisi Gelibolulu Mustafa Ali’ nin Nusretnamesidir. Bu eser Lala Mustafa’nın komuta ettiği Osmanlı ordusunun Gürcistan, Azerbeycan ve Şirvan’ın fethindeki olayları incelemiştir. Gelibolulu Mustafa Ali bu eseri sefere katılarak oluşturmuştur. 1580-81 de tamamlamıştır. III.Murat 1595 yılına doğru İslam’ın erken dönemi ve Hz. Muhammed’in yaşam öyküsünü resimleyip yazılmasını istemiştir, uygun metin Erzurumlu Darir’in Siyer-i Nebi Anıt değerinde eşsiz bir eserdir.



Geç Klasik ve Duraklama Evresi
(1603 - 1700)

Minyatür sanatında nicelik ve nitelik bakımından bir düşüş göstermiştir. 17.yy başlarında Sultan I.Ahmet döneminde vezirlik yapan aynı zamanda kitap sanatı üzerinde çalışan Kalender Paşa sultan için normal boydan büyük Falname hazırlatmıştır.

Melekler, cinler, vakvak ağacı gibi. Çok renkli ve kalın fırça ile yapılmıştır. Safevi etkisi görülür. Hazırladığı bir başka eserde, I.Ahmet albümüdür, bu Albümde yeniliklerde bir örnek oluşturmaktadır. Her konuda minyatürlere yer verilmiştir. Sıradan insanları, günlük yaşamları, tek figürlü kadınları gösteren minyatürlerdir.

Âlim Şemseddin Ahmed Karabaği, Seyyid Lokman, Nakkaş Osman

ve kâtiplerin meclisi (Şahname-i Selim Han, 1581)







İkinci Klasik Evre veya Neo - Klasik Evre
(1700 - 1750)


18 yy ilk yıllarında başlayarak Levni, Abdülcelil Çelebi durumu olumlu yönde değiştirmiştir. Onun çağı II.Mustafa, III.Ahmet ve Sadrazam İbrahim Paşanın çağıdır. Levni üslubu Lale devri diye adlandırılan çağın renkli, sanat incelikleriyle dolu eğimlerine çok uymaktadır.

Çadır Şehir -Surname-i Vehbi (1720)


Levni’ nin önemli yapıtı Surname-i Vehbi’ dir. III Ahmet şehzadeleri Süleyman, Mehmet , Mustafa ve Beyazıd’ın 15 gün süren sünnet şenlikleri anlatmaktadır. Sanat tarihçisi Esin ATIL Levi’ nin 137 minyatürle resimlediği Surname-i Vehbi’yi çok iyi incelemiş, ABD bugüne kadar yayımlanmamış doktora tezi yapmıştır.

Köçekler - Surname-i Vehbi (1720)



Levni’nin Surname için yaptığı minyatürler bu alanda büyük yenilik getirmiştir. Daha önce gördüğümüz 1582 deki şenliği anlatan Surname-Hümayun’ın mekanı hiç değişmeyen durağan 472 minyatürüne karşın, Levni’nin 137 minyatürü mekan değişikleriyle kalabalık düzeni, büyük Vanlılık getirmiştir.

Mehter - Surname-i Vehbi (1720)



I.Mahmud döneminde en önemli nakkaş Abdullah Buhari’dir. Tek kadın ve erkek minyatürleri vardır. Batı resim anlayışına daha çok giyim kuşamdaki yeniliklerle yaklaşmıştır. Levni de olduğu gibi Buhari’ninde pek çok minyatürü özel koleksiyonlardadır. Bu evrede çiçek minyatürlerinden oluşan albümlerde yapılmıştır. Ali üsküdarı gül, sümbül, menekşe, karanfil, Leylak Lale erguvan çiğdem Çiçeklerde gölgeleme ve renk tonlamasıyla batı resmine yaklaşmıştır.

Kadın Müzisyenler -Surname-i Vehbi (1720)







1750’den Sonrası Osmanlı Minyatürünün Sonu
Lale devrinden sonra matbaanın yaygınlaşmasıyla minyatürlü el yazması yapımının giderek azıldığı görülmüştür. Geleneksel minyatür yerini duvar resmi ya da Albüm resimlerine bırakmıştır. Fazıl Enderu’nin yazdığın 18.yy ilk çeyreğinde minyatürlenen Hubanname ve Zenanname çeşitli dünya ülkelerinden kadın ve erkeklerin kıyafetlerini gösterir. Bu evrede saray koleksiyonlarındaki albümlerde Rafael, Konstantin, Iistrati gibi ressamlar tek figür çalışmıştır. Levni’nin yaptığı portre albümünden sonra, III.Selim Kostantin Kapıdağlı ya portresini yaptırmış tüm Osmanlı padişahlarının portresini sipariş etmiştir.
Teknik ve içerik bakımından yeni türler gelişmiş, tutkallı boyalarla yapılan geleneksek minyatürler suluboya ya da guaj resimlere dönüşmüştür. Perspektif, ışık-gölge ve renk değer arayışları girmiştir. 18.19.yy minyatür sanatında izlenen yenilikler tuval resminin oluşumunda önemli rol oynamıştır. 19. yy ikinci yarısında Avrupa’da eğitim görme olanağı bulan Türk ressamları ve akademi mezunları figüre dayanan batı resmine gerçek anlamıyla ayak uydurabilmiş ve Türk resmini günümüze getirmişlerdir.
MyStery isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
12 Üyemiz MyStery'in Mesajına Teşekkür Etti.