Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03.04.11, 00:55   #1
Mathematician
Kroniköğrencideğilartık:D

Mathematician - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 298
Mesajlar: 3,187
Ettiği Teşekkür: 12966
Aldığı Teşekkür: 17543
Rep Derecesi : Mathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevher
Ruh Halim: Cok Yorgun
Standart Hastane Önünde | Çanakkale'den Bir Anı


Hastane Önünde
| Çanakkale'den Bir Anı




Ç
anakkale yokluklar içinde bir vatan müdafaasının, bir milletin nasıl şahlandıracağının eşsiz ispatıdır. Erat için elbise yoktu. Birliklerin büyük bir bölümü kaputsuzdu. Yalınayak yürüyenler vardı. Eratın çoğu yarı çıplak ve açtı. Taş, toprak üzerinde ve birkaç saat uyuyorlar, çamurlu suları içiyorlardı. Yiyebildikleri ancak bulabildikleriydi. At arabaları, sıhhiye aracı yapılmış, düşmanı kandırmak için soba borularından top yapılmıştı. Ve yıkılan evlerden veya terk edilen köylerden sağlanan kerestelerle sığınaklar çatılmıştı. O dönem Anafartalar Komutanı olan Albay Mustafa Kemal çarpışan yiğit Türk askerinin ruh dünyasını ve kahramanlığını anlatmak için bomba sırtı olayını örnek gösteriyor:

“Karşılıklı siperler arasındaki mesafe sekiz metre; yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulmamacasına koşuyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerini alıyorlar. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor; ama en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılmak yok. Okuma bilenler Kur’an-ı Kerim okuyor ve cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler, kelime-i şahadet çekerek yürüyorlar. İşte bu, Türk askerlerindeki üstün ruh kuvvetini gösteren hayret ve tebrike değer örnektir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”

Bu ruh yapısına sahip Anadolu’nun bıyıkları yeni terlemiş, çocuk yaştaki gençleri kanlarının son damlasına kadar vatanı savunuyorlardı. Ölüyor düşmana bir karış adım attırmıyorlardı. Her yerde şehitlerin naaşı vardı. Gün boyu süren çatışmaların ardından gece cenazelerin toplanması için çatışmalara ara veriliyor; ama vakit yetmiyordu. Yetiştirilebilenler hastanelere kaldırılıyordu, yaralıların çokluğundan Sahra Hastanesi’ndeki doktorlar, sadece yaşayabilecek yaralılara bakabiliyordu. Hiç durmadan taşınan yaralıların birçoğu için yapılacak hiçbir şey yoktu. Günlerdir yaralılarla uğraşan, uykusuz ve yorgun doktorlar ancak yaralıların yaralarını sarabiliyor ümit kesilenler içinse; yalnız gözyaşı döküyor ve dua ediyorlardı.




Hastane önünde incir ağacı
Annem ağacı.
Doktor bulamadı buna ilâcı
Annem ilâcı.
Baştabip geliyor zehirden acı

Annem vay acı.
Garip kaldım yüreğime dert oldu
Annem dert oldu.
Ellerin vatanı bana yurt oldu
Annem yurt oldu.





Savaşın kokusu her yeri sarmıştı. Hastanenin en yoğun olduğu anda, orta yaşlı yorgun ve gözü yaşlı bir doktorun önüne gencecik bir vatan evladını yatırdılar. Erin vücudu parça parçaydı. Ortalık bir anda kan gölüne dönüverdi. Doktor, babacan ama ağlamaklı bir sesle sıhhiyecilere :

“-Kaldırın bu çocuğu!” dedi.


Tam arkasını dönmek üzereydi yüzü tanınmaz haldeki genç asker kan kırmızısı dudaklarını zorlukla açarak


“-Baba!” diyebildi.


Doktor döndü, baktı. Sedyenin üzerindeki kanlar içerisinde yatan kendi oğluydu. Sarıldı, öptü oğlunu. Sıktı yumruklarını. Ve hıçkırıklarını tutarak


“-Bu benim oğlum gölge bir yere kaldırın!” dedi.


Masanın üzerine çoktan bir yaralı vatan evladını yatırmışlardı bile. O da doktorun oğlundan farklı değildi. Doktor baba onunla meşgul olmaya başladı. Sırada daha pek çok Mehmet beklemekteydi. Doktor; ancak ertesi gün oğluyla ilgilenebilecek vakit buldu ama şehit olmuş ve çoktan gölge bir yere gömülmüştü.





Mezarımı kazın bayıra düze
Annem vay düze.
Yönünü çevirin sıladan yüze
Annem vay yüze.
Benden selâm söylen sevdiğinize
Sevdiğinize.
Başına koysun karalar bağlasın
Annem bağlasın.
Gurbet elde kaldım diye ağlasın
Annem ağlasın.




__________________
Mathematician isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Mathematician'in Mesajına Teşekkür Etti.