Tekil Mesaj gösterimi
Eski 04.04.11, 15:00   #1
OkyanusunKalbi
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27529
Aldığı Teşekkür: 40364
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart RMS Titanic | Geminin Yapımı ve Kazası (1912)

RMS Titanic Gemisi




RMS Titanic, White Star Line şirketinin sahibi olduğu Olympic sınıfı bir yolcu gemisidir.Harland and Wolff (Belfast, İrlanda) tersanelerinde üretilmiştir.14 Nisan 1912 gecesi daha ilk seferinde bir buz dağına çarpmış ve yaklaşık iki saat kırk dakika içinde Kuzey Atlantik'in buzlu sularına gömülmüştür. 1912'de yapımı tamamlandığında dünyadaki en büyük buharlı yolcu gemisiydi.
Batışı 1.517 kişinin ölümüyle sonuçlandı ve dünya savaşları dışındaki en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçti. Titanic 'in batışı ile birlikte meydana gelen büyük kayıp'ın oranı birçok nedene bağlanmaktaydı ve zaman geçtikçe oturan şey ise Titanic 'in herkes için yeteri kadar filika taşımamasıydı.Titanic 'in tam kapasitesi 3, 547 kişi olmasına rağmen gemi'nin sahip olduğu toplam flika sayısı 1,178 kişilikti. Aynı zamanda bayanlara ve çocuklara öncelik tanındıgı için toplamda ölen erkek sayısı da çok orantısızdı.
Titanic zamanında mevcut olan en ileri teknolojileri kullanmıştı. Birçok insan tarafından "batmaz" gemi olarak inanılıyordu, bu inanış batmadan önce bu şekilde tanımlanmış ve lanse edilmişti.Bu derece ileri teknoloji ve eğitimli mürettebata rağmen batışı birçoğu için şoktu.Medya ise Titanic 'in ünlü kurbanları ve batış ile ilgili efsaneleri sürekli gündeme getiriyor ve ateş'e benzin döküyordu.Bu tartışmaların sonucu denizcilik kanunun degişmesine neden oldu. Amerikan donanmasından emekli Robert Ballard 'ın gemi enkazını 1985'de bulması Titanic'in ününe olan ilgiyi ve bu ilginin günümüze kadar devam etmesini sağladı.



Yapımı



Titanic White Star Line'ın bir transatlantik gemisiydi, Harland and Wolff tersanelerinde (Belfast, Kuzey İrlanda) üretilmiş ve rakip firma olan Cunard Line'ın RMS Lusitania ve RMS Mauretania gemileriyle rekabet edebilmesi için tasarlanmıştır. Titanic 'in yanı sıra Olympic Sınıfı kardeşleride üretilmiştir. Bunlar: ilk üretilmiş olan RMS Olympic, daha sonra üretilicek olan RMS Britannic (diğer adı Gigantic). Gemi'lerin tasarımcıları hem Harland and Wolff ve White Star'da yönetici olan William Pirrie ve inşa yöneticisi ve dizayn bölümünün başı olan Alexander Carlisle ve gemi inşaatı mühendisi Thomas Andrewsdir.

RMS Titanic'in üretimine 31 Mart 1909'da başlandı. Yapımında 26 ay boyunca 11.300 kişi çalışmıştır. IMMC'nin sahibi Amerikalı John Pierpont Morgan tarafından finanse ediliyordu. Geminin gövdesi 31 Mayıs 1911'da suya indirildi ve tamamen bitirilmesi için bir yıl daha harcandı. 31 Mart'ta gemi yüzer hale getirilmişti.

Titanic 259 m uzunluğuna, 28.2 m genişliğe, 66,000 gros ton ağırlığa sahipti. Geminin 3 pervanesine güç sağlayan iki zamanlı dört silindir, üç aşamalı, buharlı itici motorlar ve düşük basınçlı tribünler bulunmaktaydı. Bu motorlara 159 kömür fırını tarafından ateşlenen 29 kazan enerji veriyordu ve buda geminin yaklaşık olarak 43 km/s maksimum hıza ulaşmasını mümkün kılıyordu. Gemideki dört bacadan sadece üçü işlevseldi, dörtdüncü baca sadece geminin daha çarpıcı gözükmesi için eklenmişti.Gemi toplam'da 3,547 yolcu ve mürettabat taşıyabiliyordu. Aynı zamanda posta'da taşımaktadıydı. Baş harfinin ilk kısmındaki ön ekte bu ifade bulunmaktadır. RMS (Royal Mail Steamer).




Özellikler


"Titanic" 'in içindeki Spor Salonu




Gemi'nin bulunduğu zamanda, Titanic lüks, zenginlik ve ihtişam konusunda tüm rakiplerinin üzerindeydi. Gemi'de standart olarak ana güvertede yüzme havuzu, spor salonu, hamam, hem birinci sınıf hem de ikinci sınıfta kütüphane, tenis kortu sunulmaktaydı. Birinci sınıf ortak odaları çok özel ağaç işlemeciliği, pahalı mobilyalar ve diğer dekorasyonlar ile süslenmişti. Buna ilave olarak 'Café Parisien' birinci sınıf yolculara çardak biçiminde dekorasyon ile süslenmiş güneşli veranda altında mutfak hizmeti vermekteydi.

Titanic'in 1.sınıf bölümündeki büyük merdivenler


Gemi bulunduğu zamana göre gelişmiş teknolojik özellikler ile donatılmıştı. Buhar jeneratörleri tarafından desteklenen geniş bir elektrik altyapısı vardı, elektrik kabloları aynı zamanda elektrik lambalarını besliyordu. Gemi aynı zamanda iki Marconi radyo sistemi ilede gurur duymaktaydı. Vardiye halinde çalışan operatörler tarafından çalıştırılan 1500 watt'lik sistem sabit bir iletişim ve birçok yolcu mesajlarinin aynı anda transferine olanak sağlamaktaydı.



Filikalar

Titanic ’in dizayn aşamasında Carlisle Titanic ’in filikaları için kullanılacak matafora'ların daha yeni ve geniş bir modelini önermişti. Bu sayede Titanic 48 filika taşıyabilecekti ve geminin tamamına olmasa bile güverte üzerindeki herkese yetecek kadar filika sağlanmış olacaktı. White Star Line, daha geniş vinci kabul etmesine rağmen ancak geminin % 52’sini taşımasına kadar imkân verecek 16 ahşap filika ve buna ilaveten 4 adet daha taşınabilir filika konulmasına karar verdi.(Yasalara göre bu rakam bu tonajdaki bir gemi için minimum olması gereken rakamdı.) Ticaret kurulunun o zamanlardaki yönetmeliği, 10,000 ton’un üzerindeki gemilerin en az 155.724 m3 genişliğinde 16 filika taşımasını zorunlu kılıyordu. Yani, yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı. 1894’de değerlendirilebilinen en büyük gemi sadece 13.000 ton’du, yönetmelik 1894’den beri değişmediği için büyük ve geniş gemiler için fazladan bir zorunluk yoktu. Carlisle, White Star Line yöneticilerinden J.Bruce Ismay ile konuyu resmi olarak tartıştığını söylemiştir. Bruce Ismay ise bunu reddetmiş, böyle bir görüşmeyi ne duyduğunu nede böyle bir uyarının kendisine gelmediğini ifade etmiştir.




Olympic İle Karşılaştırma
Titanic eski kardeşi RMS Olympic 'e çok benzemekteydi. Daha fazla yere ve kayıtlı tonajı daha fazla olmasına rağmen, omurgası Olympic ile neredeyse aynı idi. Bununla birlikte bazı farklılıklarda vardı. En belirgin iki tanesinden birisi bot güvertesi altındaki, ileri gezinti için kullanılan A güvertesinin yarısı dışarıdaki hava ile ilişkilendirilmişti. B güvertesi konfigurasyonuda Olympic den farklı idi.Olympic inşaa edildiğinde Titanic in sahip olduğu benzer bir Cafe Parisien yoktu. Bu özellik 1913'e kadar eklenmedi.Olympic 'de bulunan bazı kusurlarda Titanic 'de düzeltildi. Örneğin geminin arka kısmındaki ses çıkartan birleşme yeri Titanic 'de düzeltildi. Titanic 'deki A güvertesindeki doğal yan ışıklandırmalar daire biçimindeydi , Olympic 'de ise oval idi.Titanic 'in kaptan köşkü daha dar ve uzun yapılmıştı. Bu ve diğer değişiklikler ile kayıtlı fazladan 1,004 gross ton ağırlığı ile Olympic 'den daha genişti, ilk yolculuğunu yapacağı 1912'de en büyük gemiydi.



Kaptan Edward J. Smith Titanic 'in Kaptanı

Edward John Smith Hanley 'de Edward Smith ve Catherina Hancock'in çocugu olarak dünyaya geldi. 13 yaşına kadar Etruria İngiliz okuluna devam etti ve ardından Liverpool'da denizcilik kariyerine başladı. Daha sonra A Gibson şirketinin sahibi oldugu Senator Weber 'de ilk denizcilik kariyerine başladı,çıraklık dönemini Weber'de geçirdi. Smith ,Mart 1880'de, White Star Line'a Celtic 'in dördüncü subayı olarak katıldı. Avustralya ve New York hatlarında uzun dönem çalıştı.1887'de Smith ilk White Star komutasını SS Republic ile devraldı. White Star Line'da 17 adet gemiye kaptanlık ettikten sonra R.M.S Titanic'e kaptan olarak atandı. Titanic'in ilk yolculugu için White Star'in en güvendigi isimlerden biriydi. Titanic'in batışı ile ilgili olarak, Kaptan Smith'in bir ihmalinin olup olmadıgı hususu günümüze kadar tartışılan bir konu haline gelmiştir. Smith'in bu olaydaki ihmaller zincirine katkısı ile ilgili çok fazla iddia mevcuttur, Kaptan tarafından bir zaafiyet mevcut olsa bile aşagıdaki faktörlerde gözden kaçırılmamalıdır.

1) Titanic boyut olarak çok büyük bir gemidir, zamanına göre ciddi teknolojik üstünlüklere sahiptir, kompartımanlar arasında su geçirmez levhalar yerleştirilmiş ve batmaz gemi olarak lanse edilmiştir.

2) Özellikle Atlantik'de kritik mesajlar köprüye iletilememiştir.

3) Titanic'in imal edildigi çelik metallerin çok kırılgan olduğu görüşü de birçok uzman tarafından ifade edilmiştir.

Titanic 'in çarpmasından sonra ,Kaptan Smith'in nasıl öldügüde çok netlige kavuşamamıştır.Ballard'a göre Titanic filmindede görüldügü gibi,köprüye gittigi,son emri vermek için bekledigi ve Atlantik'in buzlu sularında kayıp oldugu söylenmektedir. Başka bir iddiaya göre ise Kaptan silahinı kafasına dayamış ve tetigi çekmiştir.
İlk Sefer

Titanic ilk seferine Southampton, İngiltereden, New York City'e doğru hareket etmek için 10 Nisan 1912 tarihinde Kaptan Smith'in komutasında ilk seferine başladı. Titanic bulunduğu iskeleden ayrılır iken, bıraktığı dümen suyu yakınl gittiği güney yolu üzerinde geniş ve büyük buzdağları olduğuna dair bir uyarı yaptı. Ancak bu uyarı USN Hydrographic (deniz haritacılığı) bölümüne gitti ve asla köprüye ulaşamadı. Buzdağı uyarıları gün boyunca alınmaya devam etti, ancak bu uyarılar yılın bu zamanları içinde oldukça normal idi. Daha sonra akşam saat 21:30'da, Mesaba gemisi tarafından Titanic'in takip ettiği yolda geniş ve büyük buzdağları olduğu ile ilgili yapılan uyarı, telsiz (Marconi) odasındaki Jack Phillips ve Harold Bride tarafından alınmasına rağmen, bir takım zaaflar nedeni ile köprüye ulaşamadı. Uyarılar olmasına rağmen, seyir ile ilgili bir değiştirmeye ve yavaşlamayı gerektirecek bir neden yoktu. Titanic'de gözcü olarak üç takım çalışmakta idi, her takım iki kişiden meydana geliyordu ve bu iki kişi iki saatte bir değiştirilmekteydi. Gözcüler köprünün üst kısmında kuş yuvası olarak ifade edilen direğin üzerinde duruyor ve karşıyı sürekli olarak gözetliyorlardı. Başka geceler buzdağının daha önceden görünmesi kesin gibiydi, ancak o gece birçok faktör beraber hareket etmekteydi, ay yoktu, rüzgar yoktu, dürbün yoktu ve buzdağının karanlık yüzü gemiyi karşılıyor idi. Lightoller'inde İngiliz soruşturmasında ifade ettiği gibi " Herşey Bize Karşı İdi."



Buzdağının Görülmesi


Gözcü Frederic Fleet



Saat 00:39'da, Titanic, New Foundland'ın Grand Banks güneyi açıklarında seyir etmekteydi. Gözcüler Frederic ve Fleet gemi'nin ön tarafında tam olarak seçilemeyen büyük bir buzdağı farkettiler.Fleet geminin çan'ını üç kez çaldı ve köprüye telefon etti. Telefona Altıncı subay James Paul Moody cevap verdi. Fleet "Orda biri varmı?" diye bağırdı. Moody "Evet ne gördün?" diye cevap verdi. Fleet "Tam önümüzde buz dağı var!" şeklinde bağırdı. Moody kıdemli ve o anda köprüde sorumlu Birinci subay William Mcmaster Murdoch'u uyarmadan önce "Teşekkür ederim" şeklinde cevap verdi ve telefonu kapattı.




Murdoch'in Emirleri


Birinci Subay Murdoch




Kaptan Smith'in durumunda olduğu gibi, Birinci subay Murdoch'in çarpışma sırasında vermiş olduğu emirler ile ilgilide çok fazla iddia ortaya çıkmıştır. Genel olarak kabul görülen, Murdoch'ın "Tam Sancak Tarafı" (Gemi'nin dümenini bir yöne çevirmek için kullanılır.) şeklinde emir vermiş olduğudur. Bu sayede gemi dönecek ve muhtemel bir çarpmadan kurtulacaktı. Kaza sırasında köprüye giren ve birbirlerini gören Dördüncü Subay Joseph Boxhall tarafından, Murdoch'a geminin makina dairesine bağlı telegrafı "Tam tornistan" 'a getirmesi rapor edildi. Boxhall’ın bu ifadesini makina dairesi yağcısı Frederick Scott yalanlanmıştır. Ona göre motor odası telegrafı önce "Dur" işaretini göstermekteydi. Ayrıca Kazan dairesinin çavuşlarından Frederick Barret ise kazan'daki ateş göstergelerinin önce tam da olduğunu daha sonra dur'a gittiğini ifade etmiştir. Tam o esnada veya daha önce Murdoch iskele tarafına tam bir dönüş emri vermiş olabilirdi. (Serdümen subayı Alfred Olliver çarpışma esnasında köprüye doğru giderken bu emri duydugunu ifade etmiştir.)

Altıncı Subay Moody


Burada denenmeye çalışılan ve sağa doğru kalma manevrası olarak bilinen bu hareket, dümen yekesini tamamen sola taşımak bu sayede geminin sağa dönmesini sağlamak ve kalan arka kısmı buzdağından uzak tutmaktı. Yapılan bu manevra gemi'nin arka tarafının buzdağına asla çarpmayacağı konusunda ifade veren diğer mürettabat üyeleri tarafındanda desteklenmiştir. Çarpışma esnasında dümende olan dördüncü subay Robert Hichens ve köprüde olup olmadığı tam belli olmayan dördüncü subay Boxhall, her ikiside Murdoch'in Hichens'e verdiği son emrinin "Tam sancak tarafı!" olduğunu ifade etmişlerdir.


Thomas Andrews





Çarpışma


Titanic, Southampton rıhtımından ayrılmadan önce


Fleet'in buzdağını gördükten sonra, gemi'nin ölümcül çarpışmasını 37 saniyede yaptığı tahmin edilmektedir. Gemi'nin sancak (sağ) tarafı buzdağı tarafından yırtılmıştır, omurgadaki birçok noktada bükülmeler olmuş, suyun altında kalan perçinler atmış ve bu sayede beş kompartıman suya doğru açılmış (İleri seviye tank, üç ileri ambar ve kazan dairesi 6) ve denizin altında kalmıştır. Çarpmanın tüm etkisi ortalama 10 saniyede tamamlanmıştır. Altıncı kompartımındaki (kazan dairesi) pompalar suyu geldiği hızla geri pompalayabiliyordu. İlk beş kompartıman aşagı yukarı 1.1 m² civarındaki alandaki küçük oyuklar ile delik deşik olmuştu. Öndeki kompartımanlar doldukça, kompartımanlar arasındaki su geçirmez bölmeler kapatıldı. Titanic su yüzünde dört kompartımanın dolması ile ayakta durabilirdi. Ancak gemi beşinci kompartımanlarınada su alıyordu. Kaptan Smith köprüye varır varmaz, çarpmanın etkisi ile birlikte ekibine her şeyin durdurulması emrini etmişti. Çarpmadan sonraki ilk on dakikada bütün kompartımanlar 4.3m civarında, Atlantik'in buzlu suları ile doldu. Geminin birinci derecedeki subaylarının incelemesini takiben, gemi doğramacısı ve tamircilerinden J.Hutchinson ve Thomas Andrews iki güvertedeki posta odalarınıda içine kapsayan detaylı bir inceleme yaptılar, bu inceleme sonucunda görünen oyduki Titanic batacaktı. Saat gece yarısını vurmadan önce öndeki üçüncü sınıf kısmı suyla dolmaya başlamıştı.Çarpışmadan 25 dakika sonra Saat 01:05'de Kaptan Smith bütün cankurtaran flikalarının örtülerinin açılmasını emir etti; beş dakika sonra saat 01:10'da yerlerinden çıkartılmasını ve saat 01:25'de flikaların kadınlar ve çocuklar ile doldurulmasını ve aşağıya indirilmesini emir etti. Saat 01:50'de dördüncü subay Joseph Boxhall ilk beyaz yardım fişeğini ateşledi. Beyaz fişek atılmasının amacı; diğer gemilerden yardım isteyebilmekti. Fakat; asla batmayacağına inanılan Titanic, sefere çıkmadan önce sadece eğlence amaçlı kullanılan beyaz fişeklerle depolanmıştır. Kırmızı renk olan asıl yardım fişeklerine maalesef yer verilmemiştir. Bu da batma esnasında, fırlatılan beyaz fişeklerin, Titanic'i görebilen diğer gemilerin acil durumu algılayamamasına ve yardımların çok fazla gecikmesine yol açmıştır.





01:45 - İlk Filika İndiriliyor


Titanic'in Batışı Radio açıklamalarına istinaden Henry Reuterdahl tarafından çizilmiştir

Charles Lightoller ölümünden önce bir mülakat vermiş ve ilk filika indirilmeden önce Kaptan Smith ile olan karşılaşmasını açıklamıştır. İfadesinde:


« "Filikaların örtüleri kaldırılmış, temizlenmişti. Akabinde filikalar bot güvertesi seviyesine indirilmiş ve menteşelerinden çıkarılmaya hazırdı, tam bu o anda Kaptan Smith ile karşılaştım ve ellerimi onun kulaklarının arkasına koyarak ve yüksek sesle sordum, "Efendim filikalara ilk önce kadın ve çocuklarımı almalıyım" bu soruma, Kaptan olumlu anlamda kafa salladı ve bunun üzerine ilk filikayı doldurmaya başladım." »

İlk 65 kişi kapasiteye sahip yedi numaralı filika saat 01:27'de sancak tarafından üstünde sadece 28 kişi ile birlikte indirildi. Titanic yolcuları ve mürettabatı ile birlikte 2,228 kişi olmasına rağmen, toplam kapasitesi 1,178 olan 20 filika taşımaktaydı. Numaralar ile isimlendirilmiş onaltı flika mataforalardaydı(vinç), yandan çadır bezli, harf ile isimlendirilmiş ve taşınabilir dört adet filika ise subay yatakhanesinin çatısına yerleştirilmişlerdi. Flikalar için toplamda yetecek alan gemideki yolcuların ve mürettabatın yarısından biraz daha az idi. Yukarıdada ifade edildiği gibi o zamanlar gereken bot sayısı insan sayısı yerine geminin gros ton ağırlığına göre karar veriliyordu. Birinci ve ikinci sınıf yolcularının filikalara erişimi bot güvertesine çıkan merdivenler ile daha kolaydı, fakat üçüncü sınıf yolcuları için bu daha zordu. Alt kısımlarda kalan birçok koridor yüzünden filikalara giden yolu bulmak çok zordu.

Ayrıca üçüncü sınıfı geminin diğer alanlarından ayıran ve geminin arka kısmından ikinci kısma geçişi sağlayan kapılar kilitliydi. Birinci ve ikinci sınıfın kadın ve çocuklarının birçogu batış esnasında kurtarıldı, üçüncü sınıfın kadın ve çocuklarında ise durum daha vahimdir, kayıp edilen rakam kurtarılandan daha fazladır. Bununla birlikte kilitli kapılar bot güvertesi ve F-G güverteleri arasındaki iletişimede engel olmuştu. Filikalar bot güvertesinde bekleyen kadın ve çocuklar ile birlikte indirilmeli ve sonrasında ise F-G güvertelerinde bekleyen kadın ve çocukları iskelelerden(aralıklardan) almalıydı. Maalesef botlar basitçe ve hiç durdurulmadan suya indirildi. Bununla birlikte üçüncü sınıfında kurtarılma esnasında ayrılması ile birlikte, birinci ve ikinci sınıfta seyahat eden çocuklardan birisi ve üçüncü sınıfta seyahat eden 76 çocuktan 53'ü hayatını kaybetti.


Felaketin geri dönülemez noktası gece saat 01:15'de gelmişti, o anda gemi'nin ön tarafında bulunan çapa boşlukları suyun altında kalmıştı. Bu noktadan önce, okyanus suyunun girebileceği tek yer buzdağı tarafından oluşturulan yarıklardı. Deniz suyu geminin çapa boşlukları üzerinden sürekli güç kazanıyordu ve bu güç geminin batma hızını dramatik olarak artırıyordu. Saat 02:10'dan beş dakika önce, toplam kapasitesi 65 olan "flika 8" iskele tarafından 28 kişi ile ayrıldı. Aşağı yukarı 10 dakika sonra 9 numaralı flika 56 kişi ile birlikte gemiyi terk etti.

Bot güvertesi zaman geçtikçe daha fazla kaotik hale geliyordu. Saat 02:25'de 11 numaralı filika 70 kişilik yolcu ve mürettabatı ile birlikte sancak tarafından indirildi. Ancak filika'nın indirildiği yer suyu gemi'den dışarıya atmaya çalışan boşaltım pompalarından birine çok yakındı ve bundan dolayı filika denize ulaştığından nerdeyse batıyordu.

Tayfalar filikalar denize inmesine saniyeler kala gemi'den bir an önce uzaklaşabilmek için kürekleri çekmeye başlıyordu.On dakika sonra Filika 13 ve 15 tam kapasitesinde indirildi. Boşaltma borusundan atılan su, hızla indirilen 15 numaralı filikanın altında duran 13 numaralı flika'nın arkasından ittirdi. Tayfalar suya indirilen 13 numarali filikanın iplerini çılgınca kesiyorlar ve yönünü değiştirebilmek için manevra yapıyorlardı. Tam bu esnada filika 14 beşinci subay Harold Lowe'in yöneteminde iskele tarafında alçalmaya başladı. Filika alçalmasını devam ettirirken, Lowe flikaya yan taraflardan binmeye çalışanları korkutmak için, flikada bulunanlarında baskısı ile silahını ateşledi. Saat 02:35'de Filika 15 ve 16 gemiyi terketti, ikinci sınıfın bot güvertesindeki bütün filikalar gitmişti. Gemide sadece birinci sınıfta olmak üzere toplamda kapasitesi 293 olan altı flika kalmıştı, tahminen gemide kalan sayısı ise 1800 olacaktı. Flika 2 ve 4 gemiden son ayrılacak filikalardı. Filika 2 saat 02:45 civarlarında ayrıldı, hemen onu çok yakın olarak on dakika sonra flika 4 takip etti.Bu filiakalar batacak olan gemiye en yakın olanlardı. Filika 4 gemiden dondurucu okyanusa düşmüş olan insanların bir kısmını aldı.
OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
16 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.