Tekil Mesaj gösterimi
Eski 15.04.11, 23:55   #1
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Erzebeth Bathory (1560 - 1614 )

Erzebeth Bathory (1560 - 1614 )



575 yılı Macaristan için mutlu bir yıldır. Ülke bayram etmektedir. Yaşamın doğuştan beri gülümsediği iki gencin Ferecz Nadasky'yle Erzebeth Bathory'nin düğünü kutlanmaktadır. İkisi de gençtir güzeldir sevmektedirler birbirlerini. Macaristanın en ünlü iki ailesinin çocukları olduklarından da düğün sepetlerine en şatafatlı armağanlar yığılır.

Kim bu mutlu günde genç ve güzel Erzebeth’in pek yakında tarihin en korkunç canilerinden biri olacağını kestirebilirdi ki?


16. yüzyılda bir erkek üstelik şövalyeyse günlerini karısının yanında rahat rahat geçiremez o devirde dövüşten dövüşe savaştan savaşa koşar. Şövalyeler yataklarında geçirdiği zamandan daha çoğunu atlarının sırtında geçiririler. Çoğu zaman baharın ilk günlerinde şatolarını terk edip ancak kışın ilk günlerinde geri dönerlerdi. Kadınlar aylarca dünyadan kopuk iç karartıcı surların arasında herhangi bir akrabanın yolunu gözler umulmadık bir ziyaret beklerlerdi. Sessiz bozkıra bakan pencere başında günler uzadıkça uzar. Güzel Erzebeth herkesten çok acısını sıkıntısını duyar bu yalnızlığın. Sevdiği adamın yanında bulunmayışına üzülür durur. Her kötülüğün başı işşizliktir demiş şair. Erzebeth’in de bir canavara dönüşmesinde sıkıntı ve yalnızlığın büyük payı olmuştur.







Kont şatoya döndüğünde genç ve güzel karısının kollarına atar kendini. Savaşçı ateşli ve ihtiraslıdır. Erzebeth’e duyduğu sevgi aslında kendisini tedirgin etmesi gereken bir kaç ufak ayrıntıyada önem vermemesine sebep olmuştur. Örneğin bir sabah csejte şatosunun parkında yürürken şaşkınlık içinde olduğu yerde kalır tamamen çıplak vücudu baştan aşağıya balla sıvanmış genç bir kız gelmektedir karşıdan. Kız iki gözü iki çeşme ağlamaktan çıldırmak üzeredir. Karıncalar sinekler üşüşmüştür vücuduna. Ferencz sorup soruşturur bu genç kızı Erzebeth in basit bir suç için cezalandırdığını öğrenir. Bir başka gün genç karısını yine pek olağan olmayan bir durumda bulur. Kadın uzun bir iğneyi genç bir hizmetçinin eline batırmaktadır. Kan fışkırıp beyaz kolun üzerine akınca garip bir gülümseme belirir Erzebeth in yüzünde.








Kısa zamanda güzel şato sahibesinin çevresine garip ürkütücü bir erkan yerleşir. İğrenç acımasız cüce ficzko kambur dadı yaşlı liona kontese kız yetiştiren yaşlı ve çirkin dorko. Bütün bu insanların çevresinde yarattığı ortamdan etkilenen kontes yavaş yavaş kötülüğe saplanır. Kocasının ender ziyaretlerinde kendisine verdiği çocuklarla artık ilgilenmez olur. Zamanın kendinen yan olmadığını hisseden Erzebeth in tek saplantısı vardır; genç ve güzel kalmak. Ama yalnız büyülerle elde edebilirdi bunu. Erzebeth yine bu iblislerin itmesiyle kendini bütünüyle büyüye verir.









1604 Ocak ayında Ferecz 49 yaşında iken ölür. Kanlı kontesin cinayetleri giderek çoğalır. Uğursuz şato etrafında genç kızlar sık sık peşpeşe kaybolurlar. Aklı artık başında olmayan yaşlı bir papaz şato sahibesine suç ortaklığı yapar. Önüne saf bir genç kızlar sürüsü getirir. Kütüklerine bir salgın sırasında ölmüş kızların adlarını geçirir onar onar. Oysa kimse duymamıştır bu salgını. Kendisinden sonra gelen papaz korkunç söylentiler duyar. Bazı geceler işkence edilen kızların çığlıklarının yankıları gelir surların içerisinden, kurbanların yeraltı geçidine gömüldükleri fısıldanır. Genç papaz bir gün bir yeraltı geçidinin derinliklerine dalar. Üstüste yığılmış bir ürü tabut bulur. İçlerinde genç kızların korkunç bir şekilde parçalanmış cesetleri yatar, çoğunun kanı boşaltılmıştır.









16.yüzyılda macaristan da bir sürü ülkelerde olduğu gibi ünsüz bir adamın ünlü bir soylunun karşısına dikilmeye hakkı yoktu. Papaz susar. Böylece oda çoğalarak artan cinayetlerin suç ortağı olur. En ufak bir bahane ile hizmetçiler dövülürler ellerine iğneler batırılır kolları bacakları kırılır yaralanırlardı. Güzel sesli bir hizmetçi kontesin hoşuna gitmeyen bir anda şarkımı söylüyordu. Hemen bıçakla ağzı genişletilir boğazına kızgın bir köseği sokulur. Genç bir hizmetçi patronunun ayağına ayakkabıyı beceriksizce mi soktu? Hemen ayakları kızgın bir demirle dövülür. Ama Erzebeth bıkar bu zevklerden. Kısa zamanda hasta beyninde bir buluş belirir.








Kanlı kontes cehennemi bir işkence aleti yaptırır bir nalbanta. İnsan şeklinde metal bir kafestir. Bu kafes ortadan açılır içinde tamamen çıplak bir kızın gireceği kadar yer vardır. Bu acı kalıbının iki yanına uzun sivri uçlar yerleştirilmiştir. Genç hizmetçi bu şeytan kapanının içine girince kafes ağır ağır kapatılır. Uzun iğneler ağır ağır hizmetçinin vücuduna saplanır. Genç kız kanı tamamen boşanarak ölür. Değerli sıvı yani kan bir oluğa doğru üç dört hizmetçinin kanı ille dolar dolmaz Erzebeth'in içine girdiği bir banyo teknesine akar. Erzebeth saatlerce yıkanır kurbanlarının kanıyla. Çevresindeki büyücülere göre bu banyo ona öldürdükleri kızların güzelliğini verecek yaşlılığın etkilerini geciktirecektir.






Yıllar geçer. Erzebeth hergün dahada çok gömülür bu cinayet ve çılgınlık dünyasına. En sapkın hareketlerini büyüyle açıklar. Kanlı kontes ve yardımcıları hep daha gaddr ve daha acımasız işkenceler ararlar. Csejthe bölgesinde genç kız bulmak güçleşince yüzlerce kilometre uzağa gitmek zorunda kalırlar. Erzebeth in iştahı durmadan artar taze kan susuzluğu artık giderilmez olur. Bir yandan söylentilerde çoğalır. Köylüler geceleri şatonun etrafında gördükleri garip ayinlerden bahsederler. Herkes birbirine sık sık kırlarda genç kız cesetleri bulunduğunu söylerler. Olay öyle boyutlara varırki yeni kral II.Mathieu artık duymamazlığa gelemez. Korkunç akrabasını ziyaret etmeye karar verir.

Kralın ziyaretini izleyen soruşturma Erzebeth'in yakınlarını mahveder. 600 den fazla genç kız öldürülmüştür iğrenç işkenceler altında. Şato mahzenlerinde kesfettiği şey kral elçisinin tüylerini diken diken eder. Her yerde ceset ve tabuttan başka bir şeye rastlanmaz.


Henüz ölmemiş genç kızlar sakat açtır yaşamak içinde bu korkunç işlemlere dayanamamış arkadaşlarının kalıntılarını yemek zorundadırlar. Dava Dudapeşte’de açılır. Bu güne dek saklanan duruşma belgeleri kontesin inanılmaz kötülüğünün birer kanıtıdır. Fiezko’nun boynu vurulur. Liona ve dorkonun parmakları koparılır ve diri diri yakılırlar. Erzebeth Bathory yaşamının sonuna dek şatosunda kapalı kalmaya mahkûm edilir. Yaşamı boyunca yalnızlığı sıkıntıyı yaşlılığı yenmek isteyen Erzebeth bir gün pencerelerine ve kapısına duvar örüldüğünü görür.

Tutukluyu görmeye kimsenin hakkı yoktur. Artık sadece ufak bir gişeden açlıktan ölmesine engel olacak kadar yemek geçirilir. İşkencenin olabildiğince uzun sürmesi için kanlı kontes vicdan azabı ve yavaşça gelen ölümün korkusuna terkedilir. Yalnızca 600 kurbanının ruhuyla olabildiği koğuşunda 3,5 yıl dayanır.








21 Ağustos 1614 yılında hücresinde ölü olarak bulunmuştur. Şizofreni hastasıdır. Aynı zamanda Bram Stoker'in Dracula isimli romanının,III. Vlad'dan sonraki en büyük esin kaynaklarından birisidir.



__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.